Alzheimer ve Beyin Sağlığına İlişkin Uyarılar
Acıbadem Kent Hastanesi Nöroloji Uzmanı Mustafa Seçkin, davranış nörolojisi ve sağlıklı yaşlanma konusunda açıklamalarda bulundu.
Doç. Dr. Mustafa Seçkin, beynin 30’lu yaşlardan itibaren küçülmeye başladığını belirterek, Alzheimer hastalığına karşı en etkili korunma yöntemlerinden birinin “bilişsel rezervi artırmak” olduğunu ifade etti.
“Davranışsal Değişimler Ciddiye Alınmalı”
Davranış nörolojisinin; beyin hasarı ve nörolojik hastalıkların bellek, dikkat, konuşma ve karar verme gibi bilişsel işlevler üzerindeki etkilerini inceleyen bir alan olduğunu belirten Seçkin, özellikle ileri yaşlarda ortaya çıkan davranışsal değişimlerin önemsenmesi gerektiğini söyledi.
Seçkin açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Bellek, dikkat, konuşma, anlama, planlama ve karar verme gibi işlevlerin yanı sıra kişilik değişiklikleri ve duygudurum bozuklukları da bu alanın kapsamındadır.”
“Uzun Yaşam Kaliteyi Aynı Oranda Artırmadı”
Tıptaki gelişmeler sayesinde insan ömrünün uzadığını belirten Seçkin, buna rağmen yaşam kalitesinin aynı ölçüde artmadığını ifade etti.
Alzheimer ve benzeri nörodejeneratif hastalıkların yaşlılık dönemindeki en önemli sağlık sorunlarından biri olduğunu kaydeden Seçkin, demans ile Alzheimer’ın sıkça karıştırıldığını belirtti.
Seçkin, demansın ilerleyici bilişsel bozukluk tablosu olduğunu, Alzheimer hastalığının ise demansa en sık neden olan hastalık olduğunu söyledi.
Alzheimer Hastalığı Yavaş İlerliyor
Doç. Dr. Mustafa Seçkin, Alzheimer hastalığında beyinde amiloid ve tau proteinlerinin biriktiğini belirtti.
Bu sürecin 10 ila 20 yıllık dönemde yavaş ilerlediğini ifade eden Seçkin, ileri evrede oluşan hasarın geri döndürülemediğini ve erken tanının büyük önem taşıdığını vurguladı.
Seçkin ayrıca unutkanlık ve kafa karışıklığının her zaman Alzheimer anlamına gelmediğini, beyin tümörleri, enfeksiyonlar, hidrosefali ve COVID-19 sonrası oluşan beyin sisi gibi farklı nedenlerin de benzer belirtiler oluşturabileceğini söyledi.
“60’lı Yaşlar Bilgeliğin Zirvesi”
Beynin yaşla birlikte değişim gösterdiğini ifade eden Seçkin, 60’lı yaşlarda sinaptik yoğunluğun en yüksek seviyeye ulaştığını belirtti.
Bu dönemde muhakeme gücünün arttığını kaydeden Seçkin, hafif unutkanlık görülse de bilişsel rezervin güçlü olmasının önemli avantaj sağladığını söyledi.
Sosyal Yaşam ve Egzersiz Önerisi
Doç. Dr. Mustafa Seçkin, bilişsel rezervi artıran unsurlar arasında sosyal yaşam, spor, kaliteli uyku ve sağlıklı beslenmenin yer aldığını ifade etti.
Seçkin açıklamasında şu değerlendirmeyi yaptı:
“Sosyal olarak aktif olmak, müzik enstrümanı çalmak, spor yapmak, iyi beslenmek ve kaliteli uyumak bilişsel rezervi artırır.”
Sedanter yaşam tarzı, kötü uyku düzeni, alkol ve sigara kullanımı ile çevresel toksinlerin ise bilişsel rezervi azalttığını söyledi.
Egzersizin Beyin Sağlığına Etkisi
Fiziksel egzersizin Alzheimer üzerindeki etkisine de değinen Seçkin, kardiyovasküler egzersiz ile direnç egzersizlerinin birlikte uygulanmasının hastalığın ilerlemesini yavaşlatabildiğini ifade etti.
Egzersiz sırasında kaslardan salgılanan bazı moleküllerin beyin onarımına katkı sağladığını belirten Seçkin, yaşam tarzı değişiklikleri ile ilaç tedavisinin birlikte uygulanmasının önemine dikkat çekti.
Demans Türleriyle İlgili Bilgi Verdi
Doç. Dr. Mustafa Seçkin, Alzheimer’dan sonra en sık görülen demans türünün Lewy cisimcikli demans olduğunu söyledi.
Bu hastalığın Parkinson benzeri belirtiler gösterebildiğini ifade eden Seçkin, yürüme bozukluğu, titreme, düşme ve REM uykusu davranış bozukluğunun önemli belirtiler arasında yer aldığını kaydetti.
65 yaş altındaki bireylerde ise en sık görülen demans türünün frontotemporal demans olduğunu belirten Seçkin, bu hastalarda kişilik ve davranış değişikliklerinin ön planda olduğunu ifade etti.