BİR MONT, BİR EMANET, BİR MİLLETİN VİCDANI
6 Şubat depremleri, sadece binaları değil; milyonlarca insanın hayatını, hatıralarını ve yüreğini enkaz altında bıraktı. O günlerde yaşanan acılar kadar, insanlığın en saf hâlini gösteren fedakârlıklar da hafızalarımıza kazındı. Hatay’da yaşanan ve bugün hâlâ yürekleri titreten Beliz Aydın’ın hikâyesi, işte bu fedakârlığın en sessiz ama en derin örneklerinden biridir.
Enkaz Altında Zamanla Yarış
Depremin ardından geçen saatler, umut ile umutsuzluk arasında ince bir çizgide ilerlerken; Beliz Aydın, annesini ve ağabeyini enkaz altından çıkarabilmek için zamanla yarıştı. 13 saat sonra enkazdan çıkarılan ailesi, bir annenin ebediyete uğurlanışıyla, bir ağabeyin hayata tutunuşunu aynı anda yaşattı. Bu tarifsiz anlarda, görev başındaki bir asker, üşüyen Beliz’e kendi montunu verdi. Soğuğa aldırmadan… Kendi ihtiyacını düşünmeden…
O Mont Sadece Bir Giysi Değildi
O mont, sadece bir giysi değildi.
O mont; devletin şefkatiydi, askerin vicdanıydı, milletin merhametiydi.
Beliz Aydın, o günden bugüne tam 3 yıldır bu montu bir emanet gibi saklıyor. Her giydiğinde o acı dolu anlara geri dönüyor, bu yüzden çoğu zaman giymeye dahi cesaret edemiyor. Çünkü o mont, annesinin son nefesiyle, ağabeyinin hayata tutunuşuyla, bir askerin insanlığıyla bütünleşmiş durumda.
Bir Vefa Borcu
Beliz’in en büyük arzusu ise o askeri yeniden görebilmek…
O montu, emaneti sahibine teslim edebilmek…
Bir teşekkürden öte, bir vefa borcunu yerine getirebilmek…
Türk Askerinin Ruhu
Bu hikâye bize bir kez daha gösteriyor ki;
Türk askeri sadece sınırda nöbet tutmaz,
Sadece silah taşımaz,
Sadece emir uygulamaz.
Türk askeri;
Soğukta montunu verir,
Ateşin ortasında canını siper eder,
Enkazın başında bir evladın gözyaşını siler.
Bir Millete Ait Emanet
Şehitlerimizin ve gazilerimizin bizlere bıraktığı en büyük miras da işte bu ruhtur: emanete sadakat, merhamete bağlılık ve insanlığa hizmet.
Beliz Aydın’ın sakladığı mont, aslında bir millete ait emanettir. O emanet; unutulmaması gereken acıların, kaybolmaması gereken değerlerin ve her şartta ayakta duran bir vicdanın sembolüdür.
Bu vesileyle bir kez daha depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır; görevini insanlığın en yüce haliyle yapan tüm askerlerimize minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.
Unutmadık.
Unutturmayacağız.
Ve emanetlere sahip çıkmaya devam edeceğiz.
Şehit Gazi Aileleri Koruma ve Kalkındırma Derneği
Genel Başkanı
İbrahim SAGUN