Uyanın Ey Hilalin Çocukları!
Asıl mesele nedir ve hangi kutuplar arasında cereyan etmektedir? Bu mahşeri arenada biz ne yana düseriz? Hemen söyleyelim en genel anlamda öncelikle iyilik-kötülük, iman-küfür, hayır- şer adalet zulüm vb. gıbi zıt kutuplar arasında bir catışma vardır. Birde zıtlaşan değer kümeleri arasında bir catışma vardır. İşte medeniyetler bağlaminda dünden bugüne devam edegelen sürgit Doğu-Batı, İslam-Hristiyan, Hilal-Haç'ın vb. arasındaki çatışmalar buna misaldir. Medeniyetler mecrasında hakimiyet mücadelesi ve günümüz dünyasında çagdaş yazar Samuel Huntington " Medeniyetler Çatışması" tezi olarak revize edilip ateşlendirilmiştir. Bu bir anlam dünden bugüne uzanan amansız bir kavganın yeniden tetiklenmesidir.
Gerçeklikle Yüzleşmek ve Duruş
Öncelikle bu gercekliği idrak etmek, anlamak, yüzlesmek ve gerekli duruş ve direnişi iyi yapmak durumundayız. Yaşadığımız tarih sürecinde kadım varlığımız, mensubiyetimiz, aidiyetimiz ve gercekliğimiz bize bunu emreder. Hılalin Çocukları olarak bizler kaynak ve kabiliyetimiz keyfiyetinde ve gücünüde, nisbetinde, bunun gereğini yapmamız ya da yapamamamıza göre kazanıp veya kaybetmek gibi sonuçları olacaktır.
Hilalin Çocuklarının Birliği
En genel ölçekte evvelemirde Hila'lin çocukları yeryüzünde kadım öz degerleri, kültürel aidiyetleri bağlamında kardeştir. Yaratılış ve değer ölceğinde ortak bir tarihe, külture, bilince dair kopmaz bağları ve bağlılıkları vardır. Kendi içinde farklı kümelerde soy kökleriyle yaratılış farklılıkları olsada ruh kökleri birdir ve birlik olmalıdırlar.
Anadolu ve Tevhidi Ruh
Özel ölçekte bahusus Anadolu insanı bu tevhidi ruhun, irfani kültürün yaşayan mirasıdır. Orada bir ihtilafımız olamaz. Anadolu, ecdat kanıyla sulanmış, şuhedalar yurdudur. Toprağı vatan yapan kadim ruhuyla Hilal'in Çocuklarınındır. Burada temelde bir faklılık mevzu bahis olamaz. Şayet varsa bu bambaşka bir mesele demektir. Bizden gorünüp bizimle olmanın ötesinde bize karşı olan gizli bir kalıntının, kimliğin, zımmi bir inancın, yabancı bir misyonun ve sembolik ifadesiyle kripto bir Haç'ın ve haçlının ( Rum, Ermeni, Yahudi vb.) varlığına delalet eder.
İç Tehdit ve İdrak
Bunun farkında değilsek gizli ya da açık bir düşmanın oyununa gelmiş zavallı bedbahtlar güruhundan sayılırız.. Şayet buna rağmen olmasi gereken duruşu gösteremiyor, tepki veremeiyorsak o vakit ya ciddi manada bir kazazede veya zihni mefluç iflah olmaz bir mankurt, ruhu yitik bir ecnebi meleze dönüşmüşüz demektir.
Burada Türk-Ķurt Sünni-Alevi partı- patırtıyı, sağ-solu günlük siyaseti aşan, millet olarak kadim ve varoluşsal bir ayrım, külli bir meseleden bahsediyoruz.
Kurumsal Batı ve Ötekileştirme
Dığer boyutuyla zıtların catışması kadar birbirini zıt gören bizi ötekileştiren ötekisinnden bahsediyoruz. Kurumsal vahşi Batının yapıp etmelerinden ve misyoner batıl sinsi siyasetinden bahsediyoruz.
İçimizdeki hilal görünümlü haçlı işbirlikçilerinden bahsediyoruz.
Tarihsel Hesaplaşma
Osmanlı'nın adalet ve hoşgörüsünden yaralanarak, içimizde yer bulan azınlık bir zimmi zümrenin zayıf anımızda dış emperyalle el altından iş tutarak cebren ve hile ile gelip kurucu unsur olarak tepemize çıkıp aktif rol almalarından bahsediyoruz.
Sünnetsizlerden, fatihasızlardan, "kutsal içki" içip ve domuz eti yiyenlerden, gizli açık inancımıza dahleden bir kripto bir zümreden bahsediyoruz.
İcimizdeki Hilal görünümlü Haçllılardan, Türk görünümlü Yahudilerden, Kürt görünümlü Ermenilerden Rum görünümlü Lazlardan, krripto kent Levantenlerinden, heykellerinden, putlarından bahsediyoruz.
Sistematik İhanet ve Analiz
Hülasa dış düşmanının yapamak isteyipte yapamadığını bize "cebren ve hile ile ..." reva gören yüzyıla yakın yapıp etmelerini, düzenini, sistemini kurumunu kuruluşunu masaya yatırıp iyi analiz etmeliyiz.
Mıllet olarak verdiğimız mili mücadelemizi bizden çalarak, cebren ve hile ile kazanımlarımıza el koyarak, kendi kült yapılarını kurarak, dönüp bizi içimizden vururma "kahpeliğini" iyi idrak etmeliyiz.
Güya maddeten kurtulmuştuk amma velakin, milli ve manevi değerlerimizle ıçeriden seçkin putlu ve mutlu kripto takımın rezil sistematik ihanetine maruz kalmıştık.
Devlet İçinde Devlet
Devlet içinde devlet kurduklarını, sözde devrimlerle bizi içeriden, değerlerimizden, can evimizden nasıl vurduklarını görelim artık. İçimizdeki kripto arrtığı kripto takımını iyi bellemek durumundayız.
Kemalizmin ve siyasi orgütlerinin halka rağmen halkçı imtiyazlılarını, kanunla korunmalarını, putlu ve mutlu kıyı azınlığın ikinci kez ihanetlerine müsade etmeyelim.
Propagandaya Karşı Uyanıklık
Siyası propaganda eseri, tüccar mantığıyle parlak sloganlarla hissiyatimızı okşamalarına, münafıkça inanç değlerimizi maniple etmelerine kanmayalım.
Sözde "Türkiye Türklerindir", "Ne Mutlu Turküm Diyene" "Hakimiyet kayıtsız sartsız milletindir" ve her türlü melanetin ve "zilli" olanın başına "milli" kelimesini getirerek, bahusus habis ruhlu olanların kamufle olmalarına zinhar izin vermeyelim.
Ay Yıldız ve Değerler
Al rengini aziz şehitlerimizin kanlarından alan, kadim değer simgemiz"ay yıldızı" pis emellerine alet etmelerine, kirletletmelerine müsade etmeyelim.
Yüzleşme ve İstikamet
Yeni bir istikbal ve istikamet için evvelen ve mutlaka bu kripto azınlıkın ihanetiyle , bu tarihsel kumpasla yüzleşmeliyiz ve hesaplaşmalıyız.
Yüzleşmeliyiz ki dış güçlerin içimizdeki doğal uzantıları, koynunda gizli haç taşıyan kalıntılar ayrışsın. Halka rağmen halkçılar, cebren ve hile ile sürgit düzmece söylemleri, yalancı tarihleri, eğitimde müfredat dayatmaları kanuni dayanakları ve içten kuşatma son bulsun.
Hos görümuzü zayıf anımızda bizi içeriden kahpece vuran ve halnde direnen habis ruhlu olanlarladır meselemiz. İş bu imtiyazlı habis ruhlu putlu ve mutlu azınlık bu guruhtan kendimizi kurtarmak, onları edilgen kılmak; aktif insiyatifimizle yola devam etmek mecburiyetindeyiz.
Nesle Sahip Çıkmak
Bu hesaplaşmanın diğer bir ifadesi olan kendimize, ailemize, çocuklarımıza, neslimize değerlerimize sahip çıkmaktır.
Anadoluyu yurt edinen Hilalin Çocukları olarak buna mecburuz. Millet olarak ilelebed var olmak için buna mecburuz. Ve tabi ki, işgal edilmiş geniş coğrafyamız, esasta mazlum.milletler adına dış emperyal devletlerle de bir hesabımız var.
Azim ve İdeal
Sırf bu sebepten bu mesele hakperestlik, gerçeklik; yüksek bir idrak, inanmışlık, samimimiyet, gönüllülük, cesaret, yiğitlik ister.Türk milleti olarak vatan, millet, milliyet maneviyat ve medeniyetimiz için bu iç engeli aşmaya , ve kendimizi köklerimize geleceğe inşa etmeye azm etmeliyiz.
Yeterki biz silkinip kendimize gelelim, özümüze dönelim, bir olalım, iri olalım, diri olalım. Yeter ki tek yürek halinde istikametle ortak gaye ve hedefimize, hakîkat ve anlamımıza, geçmişten-bugünden geleceğe, cihan şumul idealimize kanatlanalım.
Nizam-ı Alem Çağrısı
O vakit yeniden ilim ve hikmetle, irfan ve ahlakla, hak ve adeletiyle Nizam- i Alem niçin biz olmalayalım?
Ey Hilalin Çocukları Uyanın!