“GARANTİ” ADI ALTINDA VATANDAŞIN CEBİNE UZANAN EL – BU SİSTEM KİMİN DENETİMİNDE? Türkiye’de sıfır araç satın alan vatandaşlarımıza sunulan sözde “3 yıl garanti” uygulaması, gerçekte tüketiciyi korumaktan uzak, aksine vatandaşı ağır mali yük altına sokan çelişkili bir sisteme dönüşmüştür.
Bugün sıfır kilometre bir araç satın alan vatandaş;
Mekanik bir arıza yaşadığında “kullanıcı hatası” denilerek garanti kapsamı dışına itiliyor,
En ufak kazada “garanti yok” cevabıyla karşılaşıyor,
Çizik, trim, kaporta, elektronik aksam gibi konularda yine garanti dışı bırakılıyor,
Sonuç olarak adı var, kendi yok bir garanti sistemiyle baş başa bırakılıyor.
Bununla da yetinilmiyor.
ZORUNLU SERVİS DAYATMASI VE FAHİŞ ÜCRETLER
Araç garantisinin devamı için her 10.000 km’de bir yetkili servise girme zorunluluğu getirilmiş; bu bakım ister 1 ayda ister 2 ayda dolsun, vatandaşın tercihine bakılmaksızın servis ücreti tahsil edilmektedir.
Bugün bu bakım ücretleri:
Ortalama 14.000 TL seviyesine ulaşmıştır.
Aracını ayda 10.000 km kullanan bir vatandaş için bu rakam yılda 168.000 TL’ye kadar çıkmaktadır.
Oysa aynı bakım işlemleri;
Yetkili servis dışında 5.000 – 6.000 TL gibi makul bedellerle yapılabilmektedir.
SORUYORUZ:
Aynı işlem dışarda yarı fiyatın altındayken, bu fahiş farkın gerekçesi nedir?
Garanti, vatandaşı korumak için mi vardır; yoksa servise mahkûm etmek için mi?
Tüketiciye “ya yetkili servise gel, ya garantin yansın” dayatması hangi hukuk anlayışına sığmaktadır?
Rekabet Kurumu, Ticaret Bakanlığı ve Tüketici Hakem Mekanizmaları bu tabloyu neden görmezden gelmektedir?
HUKUKÎ AÇIDAN AÇIK ÇELİŞKİ
Bu uygulamalar;
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a,
Haksız şart hükümlerine,
Rekabetin kısıtlanmasına,
Ve açıkça tüketicinin aldatılmasına yol açmaktadır.
“Garanti” adı altında vatandaşa sunulan bu sistem;
➡ Serbest piyasa değil,
➡ Rekabet değil,
➡ Açıkça tekelleşmiş bir zorunlu hizmet düzenidir.
YETKİLİLERE AÇIK ÇAĞRIMIZDIR
Bu necip milletin sırtından geçinen, garanti kavramını istismar eden, vatandaşın cebine göz diken uygulamalara karşı;
Konunun geniş kapsamlı şekilde incelenmesi,
Yetkili servis ücretlerinin denetim altına alınması,
Garanti kapsamının keyfî yorumlarla daraltılmasının önüne geçilmesi,
Vatandaşın yetkili servis dayatmasıyla soyulmasına son verilmesi,
Sorumlu kişi ve kurumlar hakkında hukukî ve idarî işlemlerin başlatılması elzemdir.
Bu mesele sadece araç sahiplerinin değil, tüm toplumun meselesidir.
Sessiz kalındıkça bedeli yine vatandaş ödemektedir.
Kamuoyuna ve yetkililere saygıyla duyurulur.
İbrahim SAGUN
Şehit Gazi Aileleri Koruma ve Kalkındırma Derneği
Genel Başkanı