Gölmarmara Nüfusu ve Demografik Yapısı
Gölmarmara, Manisa’nın nüfus yoğunluğu bakımından butik ilçelerinden biri olarak kabul edilir. TÜİK’in son resmi verilerine göre ilçenin nüfusu 15.000 bandında seyretmektedir. Sakin bir yaşamın hakim olduğu bölgede, nüfusun büyük bir kısmı ilçe merkezinde ve tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğu mahallelerde yaşamaktadır. Yaz aylarında tarım işçiliği ve mevsimlik üretim nedeniyle bu rakamda hareketlilik gözlemlense de genel yapı, komşuluk ilişkilerinin güçlü olduğu huzurlu bir ilçe profilini yansıtmaktadır.
Gölmarmara'da Geçim Kaynakları ve Temel Ekonomi
İlçenin ekonomik can damarı tamamen toprakla bütünleşmiş durumdadır. Gölmarmara halkının %80’inden fazlası doğrudan veya dolaylı olarak tarım sektöründen geçimini sağlar. Sanayi faaliyetleri ise genellikle bu tarımsal ürünlerin işlenmesine yönelik "tarımsal sanayi" şeklinde gelişmiştir. Bölge ekonomisi sadece Manisa için değil, Ege Bölgesi geneli için önemli bir tedarik noktasıdır.
Tarımsal Üretim: Kavunun ve Zeytinin Merkezi
Gölmarmara denilince akla gelen ilk ürün şüphesiz kavundur. Bölgenin iklim yapısı ve toprak analizi, aroması yüksek, dayanıklı ve lezzetli kavunların yetişmesine olanak tanır. Ancak tarımsal çeşitlilik bununla sınırlı değildir:
-
Zeytincilik: Bölgenin yamaç kısımlarında ve uygun ovalarında yüksek kaliteli zeytin üretimi yapılır.
-
Bağcılık: Manisa genelinde olduğu gibi Gölmarmara’da da üzüm bağları önemli bir yer tutar.
-
Pamuk ve Tütün: Geleneksel üretim modelleri arasında hala yerini korumaktadır.
Barajlar ve Su Kaynakları: Marmara Gölü’nün Önemi
İlçeye adını veren Marmara Gölü, bölgenin en kritik su kaynağıdır. Doğal bir set gölü olan Marmara Gölü, hem ekosistem için hem de tarımsal sulama için hayati bir öneme sahiptir. Ayrıca ilçeye yakın konumda bulunan Gördes Barajı, bölgenin su dengesini korumada stratejik rol oynar. Son yıllarda iklim değişikliği ve kuraklık nedeniyle bu su kaynaklarının korunması, ilçe gündeminin en üst sıralarında yer almaktadır.
Gölmarmara Sanayisi ve Ticari Potansiyeli
Gölmarmara’da büyük ölçekli ağır sanayi tesisleri bulunmamaktadır. Bunun yerine, üretilen mahsulün değerini artıran tesisler ön plandadır:
-
Zeytinyağı Fabrikaları: Hasat edilen zeytinlerin yerinde işlenmesini sağlar.
-
Soğuk Hava Depoları: Kavun, karpuz ve sebzelerin tazeliğini koruyarak ihraç edilmesine olanak tanır.
-
Çırçır Fabrikaları: Pamuk üretiminin yoğun olduğu dönemlerde aktif rol oynar.
Gölmarmara Yerel Yönetimi ve Resmi Makamlar
Resmi kaynaklara göre ilçenin mülki ve yerel idaresi şu isimler tarafından yürütülmektedir:
-
Gölmarmara Kaymakamı: Altay Karadağ (İlçedeki devlet yatırımları ve kamu düzeninden sorumludur).
-
Gölmarmara Belediye Başkanı: Cem Aykan (2024 yerel seçimleri ile göreve gelmiş olup, belediyecilik hizmetlerini yürütmektedir).
Antik Çağ ve İlk Uygarlıklar
Gölmarmara ilçemizin tarihini belirleyecek herhangi bir tarihi kalıntıya sınırlarımız içinde rastlanmamıştır. Ancak içinde bulunduğumuz Batı Anadolu bölgesi birçok uygarlığın beşiği olarak bilinmektedir. Batı Anadolu’da Luvi kültüründen daha eski herhangi bir ulusal kültür ve Luvi dilinden daha eski bir dil saptanmamıştır. Luvi kültürünün varlığının en azından MÖ 2500’lü yıllara kadar uzandığı ifade edilmektedir.
Lidya kültürünün kökeninde ana damarın Luvi kültürü olduğunu gösteren bulgular bulunmaktadır. Gediz ve Küçük Menderes nehirleri arasındaki bölge, Lidyalıların yerleşim alanı olarak geçmektedir. Lidyalıların öz yurdu olarak bilinen bölge güneyde Karia’dan Maiandros (Menderes) Irmağı ile ayrılmaktadır. Kuzeyde Thyateria (Akhisar) bölgenin ve Lydia’nın son kenti olarak anılmaktadır.
Bu ülkenin orta kesiminde, bugünkü Salihli yakınlarında, Tmolos (Bozdağ) ile Gyges Gölü arasındaki düzlüklerde, İlyada’ya göre Maiones (Maionlar) ulusunun egemen olduğu ve bölgeye Maionia denildiği belirtilmektedir. Maionia’nın bir Lidya ülkesi olduğu aktarılmaktadır. Lidyalılar döneminde bölgenin kültür merkezi olarak öne çıktığı görülmektedir. Bu dönemde Sardes, antik dünyanın görkemli kentlerinden biri olarak bilinmektedir. Paranın ilk kez Lidyalılar tarafından kullanıldığı ifade edilmektedir.
Lidya kraliyet mezarlığının Gygaria (Koloe) yani Marmara Gölü civarında bulunduğu belirtilmektedir. Yığma kum tepelerinden oluşan tümülüs mezarlar, Bintepeler bölgesinden başlayarak Akhisar’ın kuzeybatısındaki Süleymanlı ve Eroğlu köylerine kadar uzanmaktadır. Lidyalılardan sonra bölgede Pers Krallığı hüküm sürmüştür. Ephesos’ta ele geçen bir yazıtta adı geçen “Maibozanoi” adlı Pers kavminin Marmara civarında yaşadığı düşünülmektedir.
Helenistik ve Roma Dönemi
Perslerden sonra bölge Büyük İskender’in egemenliği altına girmiştir. İskender İmparatorluğu’nun yıkılmasının ardından bölgede kurulan önemli devletlerden biri Bergama Krallığı’dır. Bergama Kralı, vasiyetname ile krallığını ve hazinesini Roma İmparatorluğu’na bırakmıştır. Böylece bölge Roma egemenliğine girmiştir. Bu dönemde Manisa ve çevresindeki şehirlerin gelişme gösterdiği belirtilmektedir.
Türk Hakimiyeti ve Beylikler Dönemi
1071 Malazgirt Savaşı’ndan sonra Anadolu kapıları Türklere açılmıştır. 1075 yılında Süleyman Şah tarafından Anadolu Selçuklu Devleti kurulmuştur. Bu tarihten sonra Manisa yöresinde bazı yerleşim alanları Türk hakimiyetine girmiştir. Selçukluların ardından bölge bir süre Bizans egemenliğinde kalmış, daha sonra yeniden Türkler tarafından ele geçirilmiştir.
1313 yılında Saruhan Bey, Manisa’yı merkez edinerek Saruhanoğulları Beyliği’ni kurmuştur. Klasik Osmanlı döneminde Marmara, Saruhan Sancağı’na bağlı bir kaza merkezi olarak yer almıştır. Daha sonra Akhisar’a bağlanarak nahiye haline getirilmiş, günümüzde ise yeniden ilçe statüsüne kavuşmuştur.
Osmanlı Dönemi ve Sosyal Yapı
Evliya Çelebi, Batı Anadolu seyahati sırasında Marmara’ya uğramış ve Seyahatnamesi’nde buranın 150 akçelik bir kaza olduğunu, 11 köyü bulunduğunu ve yaklaşık 1200 evden oluştuğunu yazmıştır. Kasabanın karpuz ve kavunuyla ünlü olduğu belirtilmiştir. Ayrıca Hanifi Sultan, Mehmet Baba ve Ali Baba’nın mezarlarının ziyaretgah olduğu ifade edilmiştir.
Halime Sultan Camii ile İbrahim Paşa’nın kızı Şahuban Hatun’un yaptırdığı camiinin varlığı aktarılmaktadır. Saruhanoğlu İshak Çelebi’nin Marmara’da bazı çiftlikleri vakfettiği ve çeşitli kişilere padişah beratı ile mutasarrıflık verildiği belirtilmektedir.
1628 yılından itibaren Marmara’nın Manisa’ya bağlı olduğu görülmektedir. 1987 yılında ilçe olan Marmara, adını yakınındaki göl ve mermer ocaklarından almış; bir süre “Gölmermere” olarak anılan isim daha sonra Gölmarmara şeklini almıştır.
Milli Mücadele Dönemi
Birinci Dünya Savaşı sonrasında imzalanan Mondros Mütarekesi’nin ardından Yunanistan tarafından Batı Anadolu’nun işgali talep edilmiştir. 15 Mayıs 1919’da Yunan askerleri İzmir’e çıkmış, 26 Mayıs’tan itibaren Manisa ve çevresi işgal edilmiştir.
İşgale karşı Redd-i İlhak ve Müdafa-i Hukuk cemiyetleri kurulmuş, Alaşehir Kongresi ile Kuvva-yı Milliye’nin varlığı kabul edilmiştir. Marmara’dan Reşat ve Hüsnü Bey’in kongreye katıldığı belirtilmektedir.
26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz ile Yunan ordusu yenilgiye uğratılmıştır. 30 Ağustos 1922 Dumlupınar Meydan Muharebesi’nin ardından Manisa ve çevresi işgalden kurtarılmıştır. Gölmarmara 6 Eylül 1922 tarihinde işgalden arındırılmıştır.
MANİSA GÖLMARMARA ESKİ TARİHLİ FOTOĞRAFLAR
TC GÖLMARMARA KAYMAKAMLIĞINDAN ALINMIŞTIR
MANİSA HABER MANİSA HABERLERİ GÖLMARMARA HABER
https://www.manisahaberx.com/golmarmaranin-tarihi-mirasi-sahuban-ve-halime-hatun