<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Manisa Haber X</title>
    <link>https://www.manisahaberx.com</link>
    <description>Son dakika Manisa haberleri, bölge kulisinden gündem başlıkları, Manisa'nın en çok güvenilen ve takip edilen yerel haber sitesi manisahaberx.com'da!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.manisahaberx.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 09 Aug 2026 06:37:27 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberx.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Prematüre Bebeklerde Anne Sütü Neden Hayati Önem Taşıyor?]]></title>
      <link>https://www.manisahaberx.com/premature-bebeklerde-anne-sutu-neden-hayati-onem-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberx.com/premature-bebeklerde-anne-sutu-neden-hayati-onem-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. İnan Can Buran, prematüre bebeklerde anne sütünün bağışıklık, bağırsak gelişimi ve beyin sağlığı açısından kritik rol oynadığını belirtti. Uzmanlar, erken doğan bebeklerde ilk saatlerden itibaren anne sütüyle beslenmenin büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Prematüre bebeklerde anne sütü</strong>, erken doğan bebeklerin sağlıklı büyümesi ve gelişimi açısından en önemli besin kaynaklarından biri olarak öne çıkıyor. Medicana International İzmir Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı <strong>Uzm. Dr. İnan Can Buran</strong>, prematüre bebeklerin ihtiyaçlarına göre anne sütünün içeriğinin doğal olarak değiştiğini belirterek, doğumdan sonraki ilk saatlerde uygulanan beslenme yöntemlerinin yaşamın ilk döneminde kritik önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Uzmanlar, erken doğan bebeklerin bağışıklık sisteminin güçlenmesi, enfeksiyonlardan korunması ve organ gelişiminin desteklenmesi açısından anne sütünün mümkün olan en kısa sürede bebeğe ulaştırılmasının hedeflendiğini vurguluyor.</p>

<p><img alt="" height="750" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/08/anne-sutu-premature-bebekler-icin-neden-onemli.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="500" /></p>

<h2>Anne sütü prematüre bebekler için neden önemli?</h2>

<p>Prematüre doğan bebeklerin zamanında doğan bebeklere göre daha hassas bir gelişim süreci geçirdiğini belirten Uzm. Dr. İnan Can Buran, anne sütünün yalnızca beslenme sağlamadığını, aynı zamanda doğal bir koruyucu görevi üstlendiğini ifade etti.</p>

<p>Buran'a göre anne sütü, enfeksiyon riskinin azaltılmasına yardımcı olurken bağırsak sisteminin olgunlaşmasına ve beyin gelişiminin desteklenmesine de katkı sağlıyor.</p>

<p>Bu nedenle yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde temel hedeflerden biri, bebeğin mümkün olan en erken dönemde anne sütüyle buluşturulması oluyor.</p>

<h2>İlk saatlerde süt sağımı büyük önem taşıyor</h2>

<p>Prematüre bebeklerin önemli bir bölümünde emme refleksi henüz gelişmediği için beslenme farklı yöntemlerle gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Uzm. Dr. İnan Can Buran, bebeğin doğrudan ememediği durumlarda annelere doğumdan sonraki ilk saatlerde süt sağımının öğretildiğini belirtti.</p>

<p>Sağılan anne sütü uygun koşullarda muhafaza edilerek bebeğin sağlık durumuna göre mideye uzanan ince bir beslenme sondası aracılığıyla veya emmeye hazır hale geldiğinde doğrudan anne memesinden veriliyor.</p>

<p>Uzmanlar, emme refleksi gelişmemiş bebeklerde dahi anne sütünün çok küçük miktarlarda ağız mukozasına uygulanmasının bağışıklık sisteminin desteklenmesine katkı sağlayabileceğini ifade ediyor.</p>

<h2>Prematüre doğumlarda anne sütü farklı içerik taşıyor</h2>

<p>Uzm. Dr. İnan Can Buran, prematüre doğum yapan annelerin sütünde doğal bir biyolojik uyum mekanizmasının devreye girdiğini belirtti.</p>

<p>İlk haftalarda üretilen anne sütünün, zamanında doğum yapan annelerin sütüne göre daha fazla protein, bazı mineraller, bağışıklık hücreleri ve koruyucu antikor içerdiğini ifade eden Buran, bu durumun erken doğan bebeğin ihtiyaçlarına göre şekillendiğini söyledi.</p>

<p>Bu özel içerik sayesinde prematüre bebeklerin büyüme ve gelişme süreçlerinin desteklenmesi amaçlanıyor.</p>

<h2>Stres süt üretimini etkileyebiliyor</h2>

<p>Prematüre doğum sürecinde ailelerin yaşadığı kaygının anne sütü üzerinde de etkili olabileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. İnan Can Buran, yoğun stresin süt üretimini tamamen durdurmasa da süt salınımını zorlaştırabileceğini belirtti.</p>

<p>Bu nedenle annelerin psikolojik olarak desteklenmesinin önemli olduğunu vurgulayan Buran, doğumdan sonraki ilk günlerde elde edilen birkaç damla sütün bile prematüre bebek için oldukça değerli olduğunu ifade etti.</p>

<p>Düzenli süt sağımının devam ettirilmesinin süt üretiminin sürdürülebilirliği açısından önem taşıdığı da aktarıldı.</p>

<h2>Anne sütü yetersiz olduğunda nasıl bir yol izleniyor?</h2>

<p>Uzmanlara göre prematüre bebeklerde ilk tercih her zaman annenin kendi sütü oluyor.</p>

<p>Anne sütü miktarının yeterli olmadığı durumlarda mevcut süt kullanılmaya devam edilirken, gerekli görülmesi halinde prematüre bebekler için geliştirilen özel formül mamalarla beslenme desteklenebiliyor.</p>

<p>Uzm. Dr. İnan Can Buran, yurt dışında donör anne sütü uygulamalarının bulunduğunu ancak Türkiye'de anne sütü transferinin uygulanmadığını belirtti.</p>

<h2>Emme refleksi her prematüre bebekte aynı dönemde gelişmiyor</h2>

<p>Prematüre bebeklerin doğrudan anne memesinden beslenmeye başlamasında yalnızca kilo kriterinin yeterli olmadığını ifade eden Uzm. Dr. İnan Can Buran, bebeğin solunumunun stabil olması ve emme, yutma ile nefes alma koordinasyonunu sağlayabilmesinin gerektiğini söyledi.</p>

<p>Bu becerinin çoğu prematüre bebekte gebeliğin 32 ile 35'inci haftaları arasında gelişmeye başladığını belirten Buran, bu süreçte kanguru bakımı ve anne ile kısa temasların bebeğin emmeye hazırlanmasına katkı sunduğunu dile getirdi.</p>

<p>Uzmanlar, prematüre bebeklerin beslenme sürecinin her bebeğin sağlık durumuna göre planlandığını ve ailelerin bu süreçte çocuk sağlığı uzmanları ile yenidoğan ekiplerinin önerileri doğrultusunda hareket etmelerinin büyük önem taşıdığını vurguluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="609" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/08/premature-bebeklerde-anne-sutu-neden-hayati-onem-tasiyor-1.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>iha</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberx.com/premature-bebeklerde-anne-sutu-neden-hayati-onem-tasiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 08:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberxcom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberx-com/uploads/2026/08/premature-bebeklerde-anne-sutu-neden-hayati-onem-tasiyor.png" type="image/jpeg" length="35489"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda Besin Seçiciliği Doğal Bir Süreç mi?]]></title>
      <link>https://www.manisahaberx.com/cocuklarda-besin-seciciligi-dogal-bir-surec-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberx.com/cocuklarda-besin-seciciligi-dogal-bir-surec-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar 2-6 yaş arasındaki çocuklarda görülen bu durumun gelişimsel bir aşama olabileceğini belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluk döneminde sıkça görülen <strong>çocuklarda besin seçiciliği</strong>, birçok aile için günlük yaşamı zorlaştıran konuların başında geliyor. Özellikle <strong>çocuklarda besin seçiciliği</strong> nedeniyle sebze, meyve veya yeni tatları reddeden çocuklar, ebeveynlerin endişelenmesine neden olabiliyor. Medicana International İzmir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Mısra Aydın ise bu durumun çoğu zaman çocukların gelişim sürecinin doğal bir parçası olduğunu belirterek ailelerin doğru yaklaşım sergilemesinin önemine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlara göre 2 ila 6 yaş arasında çocukların bağımsızlık duygusunun gelişmesiyle birlikte yeni besinlere karşı temkinli davranmaları oldukça yaygın görülüyor. Bu süreçte ailelerin sabırlı olması ve baskıcı tutumlardan kaçınması, çocukların sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmasında önemli rol oynuyor.</p>

<h2>Çocuklarda besin seçiciliği neden görülüyor?</h2>

<p>Diyetisyen Mısra Aydın, çocuklarda besin seçiciliğinin her zaman bir sağlık sorunu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Çocukların yeni tatlara karşı mesafeli yaklaşmasının gelişimsel sürecin doğal bir parçası olabileceğini belirten Aydın, bu dönemde ebeveynlerin sergilediği tutumun belirleyici olduğunu söyledi.</p>

<p>Çocukların yiyecekleri yalnızca tadına göre değil; kokusu, rengi, dokusu ve görünümü nedeniyle de reddedebileceğini aktaran Aydın, bunun birçok çocukta görülebilen olağan bir davranış olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Uzmanlar, ailelerin bu süreçte panik yapmak yerine çocuklarının beslenme alışkanlıklarını yakından takip etmeleri ve gerektiğinde profesyonel destek almalarının daha sağlıklı bir yaklaşım olacağını belirtiyor.</p>

<h2>Yemek saatlerini stresten uzak tutmak gerekiyor</h2>

<p>Diyetisyen Mısra Aydın, ebeveynlerin en sık yaptığı hatalardan birinin çocukları yemek yemeye zorlamak olduğunu söyledi. "Bir kaşık daha ye" ya da "Sebzeni bitirirsen tatlı vereceğim" gibi ifadelerin kısa vadede sonuç veriyor gibi görünse de uzun vadede çocukların besinlerle sağlıklı ilişki kurmasını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Uzmanlara göre yemek saatlerinin bir mücadele alanına dönüşmesi, çocukların sofraya karşı olumsuz duygular geliştirmesine neden olabiliyor. Bu nedenle ailelerin yemek zamanlarını sakin, keyifli ve paylaşım odaklı hale getirmesi öneriliyor.</p>

<p>Ayrıca televizyon, tablet ve telefon gibi dikkat dağıtıcı unsurların yemek sırasında kullanılmaması gerektiği belirtilirken, çocuklara yaşlarına uygun küçük porsiyonlarla yemek sunulmasının daha olumlu sonuçlar verebileceği ifade ediliyor.</p>

<h2>Yeni besinleri kabul etmesi zaman alabilir</h2>

<p>Çocukların yeni tatlara alışmasının sabır gerektiren bir süreç olduğunu belirten Diyetisyen Mısra Aydın, bilimsel araştırmalara göre bir çocuğun yeni bir besini benimseyebilmesi için aynı besinle 10 ila 20 kez karşılaşmasının gerekebileceğini söyledi.</p>

<p>Bu nedenle ilk denemede reddedilen bir yiyecekten tamamen vazgeçilmemesi gerektiğini belirten Aydın, aynı besinin farklı pişirme yöntemleri ve farklı sunumlarla yeniden sunulmasının faydalı olabileceğini ifade etti.</p>

<p>Örneğin haşlanmış olarak tüketmek istemediği bir sebzeyi fırında pişirmek, çorba içinde sunmak veya farklı tariflerle hazırlamak çocukların besini kabul etmesini kolaylaştırabiliyor.</p>

<p>Uzmanlar, çocukların damak tadının zaman içinde geliştiğini ve tekrar eden olumlu deneyimlerin beslenme alışkanlıklarını şekillendirdiğini vurguluyor.</p>

<h2>Ailelerin davranışları çocuklara örnek oluyor</h2>

<p>Diyetisyen Mısra Aydın, çocukların en güçlü öğrenme yöntemlerinden birinin gözlem olduğunu belirterek ebeveynlerin sofradaki davranışlarının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Aile bireylerinin sebzeleri ve diğer sağlıklı besinleri düzenli olarak tüketmesi, çocukların da bu alışkanlıkları benimsemesini kolaylaştırabiliyor. Sürekli aynı sofrada birlikte yemek yenmesi ve olumlu iletişim kurulması da çocukların beslenme davranışlarını destekleyen faktörler arasında gösteriliyor.</p>

<p>Uzmanlar ayrıca çocukların market alışverişine, sebze-meyve seçimine ve yemek hazırlama süreçlerine dahil edilmesinin besinlere olan ilgiyi artırabileceğini belirtiyor. Çocukların hazırlık aşamasında yer alması, yeni yiyecekleri denemeye daha istekli olmalarını sağlayabiliyor.</p>

<h2>Hangi durumlarda uzman desteği alınmalı?</h2>

<p>Besin seçiciliğinin çoğu çocukta gelişimsel bir süreç olarak görülmesine rağmen bazı durumlarda profesyonel değerlendirme gerekebiliyor.</p>

<p>Diyetisyen Mısra Aydın, çocuğun gelişiminde gerilik bulunması, çok sınırlı sayıda besin tüketmesi, belirli besin gruplarını tamamen reddetmesi, kilo kaybı yaşaması veya beslenme sorunlarının sosyal yaşamını etkilemesi halinde mutlaka çocuk hekimi ve diyetisyen değerlendirmesi yapılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Gerekli görülen durumlarda çocuk gelişimi uzmanı, psikolog ve ergoterapist gibi farklı branşların birlikte çalışmasının çocuğun sağlıklı gelişimine önemli katkı sağlayabileceğini belirten Aydın, erken müdahalenin uzun vadeli sağlık açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti.</p>

<p>Uzmanlar, ailelerin çocuklarını yemek yemeye zorlamak yerine sabırlı, destekleyici ve anlayışlı bir yaklaşım benimsemelerinin hem sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırmada hem de çocukların yemekle olumlu bir ilişki kurmalarında etkili olduğunu vurguluyor. Dengeli beslenme alışkanlıklarının küçük yaşlarda kazanılması ise çocukların büyüme, gelişme ve yaşam boyu sağlıklı beslenme davranışları açısından önemli bir temel oluşturuyor.</p>

<p><img alt="" height="610" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/07/cocuklarda-besin-seciciligi-dogal-bir-surec-mi-1.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberx.com/cocuklarda-besin-seciciligi-dogal-bir-surec-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 14:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberxcom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberx-com/uploads/2026/07/cocuklarda-besin-seciciligi-dogal-bir-surec-mi.png" type="image/jpeg" length="57214"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kulak Ağrısı Sanıldı, Geniz Kanseri Olduğu Ortaya Çıktı]]></title>
      <link>https://www.manisahaberx.com/kulak-agrisi-sanildi-geniz-kanseri-oldugu-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberx.com/kulak-agrisi-sanildi-geniz-kanseri-oldugu-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Geçmeyen kulak ağrısıyla doktora başvuran Emel Karaca, 24 yıldır kanseri yenerek hayatıyla umut oluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1><strong>Kulak Ağrısı Sanıldı, Geniz Kanseri Çıktı! 24 Yıldır Kanseri Yendiği Hayatıyla Umut Oluyor</strong></h1>

<p>Geçmeyen kulak ağrısı nedeniyle doktora başvuran Emel Karaca, henüz 24 yaşındayken geniz kanseri teşhisi aldı. Doğru tedavi ve kararlı mücadelesi sayesinde kanseri yenen Karaca, 24 yıldır sağlıklı yaşamını sürdürüyor. Uzmanlar ise tek taraflı kulak ağrısı, kulakta dolgunluk hissi ve boyunda şişlik gibi belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiği konusunda uyarıyor.</p>

<h2>Basit Bir Kulak Ağrısı Hayatını Değiştirdi</h2>

<p>Geniz kanseri (nazofarenks kanseri), ilk belirtileri nedeniyle çoğu zaman kulak enfeksiyonu veya üst solunum yolu hastalıklarıyla karıştırılabiliyor.</p>

<p>24 yıl önce geçmeyen kulak ağrısı ve kulakta dolgunluk hissi yaşayan Emel Karaca da uzun süre farklı tedaviler gördü. Ancak şikayetlerinin devam etmesi üzerine yapılan endoskopik inceleme ve patoloji sonuçları, 2. evre nazofarenks kanseri olduğunu ortaya çıkardı.</p>

<p><img alt="" height="750" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/07/kulak-agrisi-sanildi-geniz-kanseri-cikti-24-yildir-kanseri-yendigi-hayatiyla-umut-oluyor.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="900" /></p>

<h2>Cerrahi Mümkün Olmadı, Radyoterapiyle Tedavi Edildi</h2>

<p>Tümörün şah damarına yakın bir bölgede bulunması nedeniyle ameliyat seçeneği uygulanamadı.</p>

<p>Bunun üzerine Medicana International İzmir Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı <strong>Uzm. Dr. Çimen Akçay</strong> tarafından planlanan radyoterapi tedavisine başlandı.</p>

<p>Yaklaşık iki ay süren yoğun tedavi sürecinde Emel Karaca;</p>

<ul>
 <li>yutkunma güçlüğü,</li>
 <li>ağız kuruluğu,</li>
 <li>kilo kaybı</li>
</ul>

<p>gibi önemli yan etkiler yaşasa da tedavisini aksatmadan tamamladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapılan kontrollerde tümörün tamamen ortadan kalktığı belirlendi.</p>

<h2>24 Yıldır Kansersiz Yaşıyor</h2>

<p>Tedavinin ardından düzenli kontrollerini sürdüren Emel Karaca, beş yıllık yakın takip sürecinin ardından sağlıklı şekilde ikinci çocuğunu dünyaya getirdi.</p>

<p>Aradan geçen 24 yılda hastalığın tekrar etmemesi, doğru tedavi planlamasının ve düzenli takibin önemini bir kez daha ortaya koydu.</p>

<h2>Uzmandan Erken Tanı Uyarısı</h2>

<p>Medicana Sağlık Grubu Radyasyon Onkolojisi Bölümü'nden <strong>Uzm. Dr. Çimen Akçay</strong>, geniz kanserinde erken teşhisin tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını söyledi.</p>

<p>Akçay, özellikle şu belirtilerin dikkate alınması gerektiğini belirtti:</p>

<ul>
 <li>Tek taraflı ve uzun süren kulak ağrısı</li>
 <li>Kulakta dolgunluk hissi</li>
 <li>Boyunda şişlik</li>
 <li>Geçmeyen burun tıkanıklığı</li>
 <li>Burun kanaması</li>
 <li>İşitme kaybı</li>
</ul>

<p>Bu belirtilerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden Kulak Burun Boğaz uzmanına başvurulması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2>Yeni Teknolojiler Yan Etkileri Azaltıyor</h2>

<p>Uzm. Dr. Çimen Akçay, son 20-25 yılda radyoterapi teknolojisinde yaşanan gelişmeler sayesinde tedavi başarısının arttığını ve yaşam kalitesinin yükseldiğini söyledi.</p>

<p>Günümüzde kullanılan;</p>

<ul>
 <li><strong>IMRT (Yoğunluk Ayarlı Radyoterapi)</strong></li>
 <li><strong>VMAT</strong></li>
 <li><strong>Görüntü Kılavuzlu Radyoterapi</strong></li>
</ul>

<p>gibi ileri teknolojiler sayesinde tümöre yüksek doz uygulanırken sağlıklı dokuların çok daha etkin korunabildiğini belirten Akçay, ağız kuruluğu ve çene hareketlerinde kısıtlılık gibi kalıcı yan etkilerin artık daha az görüldüğünü ifade etti.</p>

<h2>Kanserde Kalıcı Şifa Mümkün</h2>

<p>Uzm. Dr. Akçay, kanser tedavisinde multidisipliner yaklaşımın büyük önem taşıdığına dikkat çekerek hastalara şu önerilerde bulundu:</p>

<ul>
 <li>Tedaviyi aksatmamak,</li>
 <li>Düzenli kontrollere gitmek,</li>
 <li>Dengeli beslenmek,</li>
 <li>Bol sıvı tüketmek,</li>
 <li>Sigara ve alkolden uzak durmak,</li>
 <li>Ağız ve diş bakımına özen göstermek.</li>
</ul>

<p>Akçay, Emel Karaca'nın hikâyesinin doğru tedavi, güçlü hasta-hekim iletişimi ve yüksek moral ile kanserde uzun yıllar sağlıklı yaşamanın mümkün olduğunu gösteren önemli bir örnek olduğunu vurguladı.</p>

<h2>Erken Tanı Hayat Kurtarıyor</h2>

<p>Uzmanlar, geniz kanserinin erken evrede tespit edilmesi halinde tedavi başarısının oldukça yüksek olduğunu belirterek, özellikle tek taraflı kulak ağrısı ve boyunda şişlik gibi uzun süren şikâyetlerin ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çiziyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>iha</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberx.com/kulak-agrisi-sanildi-geniz-kanseri-oldugu-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 15:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberxcom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberx-com/uploads/2026/07/kulak-agrisi-sanildi-geniz-kanseri-oldugu-ortaya-cikti.png" type="image/jpeg" length="71162"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz Sıcaklarında Uykuya Dikkat! Uzmanlar Uyardı]]></title>
      <link>https://www.manisahaberx.com/yaz-sicaklarinda-uykuya-dikkat-uzmanlar-uyardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberx.com/yaz-sicaklarinda-uykuya-dikkat-uzmanlar-uyardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sıcaklar uykunuzu kaçırıyor mu? Uzm. Dr. Vusal Najafaliyev'den kaliteli uyku için kritik öneriler.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında etkisini artıran yüksek hava sıcaklıkları ve nem, yalnızca fiziksel yorgunluğa neden olmakla kalmıyor, <strong>yaz sıcaklarında uyku</strong> düzenini de olumsuz etkiliyor. Uzmanlara göre <strong>yaz sıcaklarında uyku</strong> kalitesinin düşmesi; dikkat dağınıklığından hafıza sorunlarına, reflekslerde yavaşlamadan günlük performans kaybına kadar birçok olumsuz sonuca yol açabiliyor. Medicana International İzmir Hastanesi Nöroloji Bölümü Uzmanı <strong>Uzm. Dr. Vusal Najafaliyev</strong>, özellikle yaz döneminde görülen uyku problemlerinin hafife alınmaması gerektiğini belirterek, kaliteli uyku için uygulanabilecek önerileri paylaştı.</p>

<p>Artan sıcaklık ve nem nedeniyle özellikle gece saatlerinde uykuya dalmanın zorlaştığını ifade eden uzmanlar, derin uyku süresinin azalmasının hem fiziksel hem de zihinsel sağlığı doğrudan etkilediğine dikkat çekiyor.</p>

<h2>Yaz Sıcaklarında Uyku Kalitesi Neden Düşüyor?</h2>

<p>Uzm. Dr. Vusal Najafaliyev, sıcak ve nemli ortamların vücudun doğal ısı dengesini bozarak uykuya dalma süresini uzattığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle yaz aylarında artan sıcaklığın derin uyku evresini kısalttığını ifade eden Najafaliyev, bu nedenle sabah saatlerinde dinlenmemiş hissederek uyanan kişi sayısında belirgin artış yaşandığını söyledi.</p>

<p>Uzman, poliklinik başvurularında da yaz döneminde uyku problemleri nedeniyle artış gözlemlediklerini belirtti.</p>

<h2>Kalitesiz Uyku Beyin Fonksiyonlarını Etkiliyor</h2>

<p>Uykunun yalnızca dinlenme süreci olmadığını vurgulayan Uzm. Dr. Vusal Najafaliyev, kaliteli uykunun beyin sağlığı açısından hayati önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Yetersiz ve kalitesiz uykunun;</p>

<ul>
 <li>Dikkat süresinin azalmasına,</li>
 <li>Öğrenme ve hafıza süreçlerinin olumsuz etkilenmesine,</li>
 <li>Karar verme becerisinde bozulmaya,</li>
 <li>Reflekslerde yavaşlamaya neden olabileceğini belirten uzman, bu durumun iş verimliliğini düşürdüğünü ve trafik ile iş kazaları riskini artırabildiğini söyledi.</li>
</ul>

<p>Najafaliyev, yaz aylarında görülen uyku sorunlarının günlük yaşam üzerindeki etkilerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<h2>Klima ve Telefon Kullanımına Dikkat</h2>

<p>Yaz gecelerinde serinlemek amacıyla kullanılan klima ve vantilatörlerin doğru şekilde kullanılmasının uyku kalitesini artırabileceğini belirten Najafaliyev, bazı önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Uzman, klimanın çok düşük sıcaklıklara ayarlanmasının veya hava akımının doğrudan yatağa yönlendirilmesinin kas ağrıları ve boğaz kuruluğu gibi sorunlara neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p>Kaliteli bir uyku için şu önerilerde bulundu:</p>

<ul>
 <li>Oda sıcaklığı yaklaşık <strong>22-24 derece</strong> arasında tutulmalı.</li>
 <li>Klima ve vantilatörlerin düzenli bakımı yapılmalı.</li>
 <li>Hava akımı doğrudan yatağa gelmemeli.</li>
 <li>Yatmadan en az bir saat önce telefon, tablet ve benzeri ekranların kullanımı sınırlandırılmalı.</li>
</ul>

<p>Uzman, dijital ekranlardan yayılan mavi ışığın melatonin hormonunun salgılanmasını baskılayarak uykuya dalmayı zorlaştırdığına dikkat çekti.</p>

<h2>Çocuklar ve Yaşlılar Daha Fazla Risk Altında</h2>

<p>Yüksek sıcaklıklardan en fazla etkilenen grupların çocuklar, yaşlı bireyler ve nörolojik hastalığı bulunan kişiler olduğunu belirten Najafaliyev, bu gruplarda vücut ısısını düzenleme mekanizmasının daha hassas çalıştığını söyledi.</p>

<p>Bu nedenle yaz aylarında uyku ortamının serin tutulmasının ve yeterli sıvı tüketiminin büyük önem taşıdığı ifade edildi.</p>

<p>Uzmanlar, risk grubundaki bireylerde uzun süre devam eden uyku problemlerinin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.</p>

<h2>Hangi Durumlarda Uzmana Başvurulmalı?</h2>

<p>Uzm. Dr. Vusal Najafaliyev, sıcak havalarda zaman zaman uyanmanın veya hafif terlemenin normal kabul edilebileceğini ancak bazı belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Uzun süre devam eden uyku problemleri, günlük yaşamı olumsuz etkileyen uykusuzluk ve aşağıdaki belirtilerin görülmesi halinde mutlaka bir nöroloji uzmanına başvurulması gerektiğini ifade etti:</p>

<ul>
 <li>Yüksek sesle horlama,</li>
 <li>Uykuda nefes durması,</li>
 <li>Sabah baş ağrısı,</li>
 <li>Gün içinde istemsiz uyuklama,</li>
 <li>Sürekli yorgunluk hissi.</li>
</ul>

<p>Uzmanlara göre bu belirtiler, altta yatan farklı sağlık sorunlarının habercisi olabileceğinden erken değerlendirme ve uygun tedavi süreci büyük önem taşıyor.</p>

<p>Yaz aylarında uyku hijyenine dikkat edilmesi, uygun oda sıcaklığının sağlanması, dijital ekran kullanımının sınırlandırılması ve uzun süren uyku problemlerinde uzman desteği alınması; hem beyin sağlığının korunmasına hem de günlük yaşam kalitesinin artırılmasına katkı sağlıyor.</p>

<p><img alt="" height="609" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/07/yaz-sicaklarinda-uykuya-dikkat-uzmanlar-uyardi-1.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>iha</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberx.com/yaz-sicaklarinda-uykuya-dikkat-uzmanlar-uyardi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 14:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberxcom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberx-com/uploads/2026/07/yaz-sicaklarinda-uykuya-dikkat-uzmanlar-uyardi.png" type="image/jpeg" length="44427"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından Yeni Anneler İçin Kritik Uyarı: Acele Etmeyin!]]></title>
      <link>https://www.manisahaberx.com/uzmanindan-yeni-anneler-icin-kritik-uyari-acele-etmeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberx.com/uzmanindan-yeni-anneler-icin-kritik-uyari-acele-etmeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğum sonrası kilo verme süreci "hızlı zayıflama" değil, "sağlıklı iyileşme" olmalı. İşte dikkat edilmesi gerekenler.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doğum sonrası kilo verme süreci, yeni annelerin en çok merak ettiği konular arasında yer alıyor. <strong>Doğum sonrası kilo verme</strong> konusunda değerlendirmelerde bulunan Medicana International İzmir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Diyetisyen Mısra Aydın, bu dönemin hızlı zayıflama değil, sağlıklı iyileşme süreci olduğuna dikkat çekti. Uzmanlara göre <strong>doğum sonrası kilo verme</strong> planı hazırlanırken annenin sağlık durumu, doğum şekli ve emzirme süreci mutlaka dikkate alınmalı.</p>

<p>Bebeklerini kucaklarına alan birçok anne, kısa sürede eski kilosuna dönmeyi hedeflese de uzmanlar aceleci davranılmaması gerektiğini belirtiyor. Doğumun ardından vücut önemli fizyolojik değişimler yaşarken, annenin hem kendi sağlığını koruması hem de bebeğinin ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için dengeli beslenme büyük önem taşıyor.</p>

<h2><strong>Doğum sonrası ilk haftalarda hızlı kilo kaybı beklenmemeli</strong></h2>

<p>Uzm. Diyetisyen Mısra Aydın, doğumun ardından ilk günlerde görülen kilo kaybının büyük bölümünün doğal süreçlerden kaynaklandığını ifade etti.</p>

<p>Bebeğin doğumu, plasentanın ayrılması ve gebelik boyunca vücutta biriken sıvının atılmasıyla birlikte annelerin ilk haftalarda birkaç kilogram kaybetmesinin normal olduğunu belirten Aydın, bu dönemde tartıdaki rakamlara odaklanmak yerine bedenin toparlanmasına zaman tanınması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Uzmanlara göre doğum sonrası ilk haftalar, vücudun hormon dengesini yeniden kurduğu ve organ sistemlerinin gebelik öncesi düzene dönmeye başladığı kritik bir dönem olarak değerlendiriliyor.</p>

<h2><strong>Normal doğum ve sezaryende beslenme farklı planlanıyor</strong></h2>

<p>Doğum şeklinin beslenme planlamasında önemli rol oynadığını belirten Mısra Aydın, normal doğum yapan anneler ile sezaryen doğum yapan annelerin ihtiyaçlarının birbirinden farklı olabileceğini ifade etti.</p>

<p>Normal doğum gerçekleştiren annelerin, herhangi bir sağlık problemi bulunmaması ve doktorlarının aksi yönde bir önerisi olmaması halinde doğumdan kısa süre sonra dengeli beslenmeye başlayabileceklerini belirten Aydın, bunun düşük kalorili zayıflama diyeti anlamına gelmediğini vurguladı.</p>

<p>Sezaryen doğum yapan annelerde ise cerrahi iyileşme sürecinin ön planda olduğunu belirten uzman isim, protein, vitamin, mineral ve yeterli sıvı tüketiminin yara iyileşmesini desteklediğini söyledi. Bu nedenle ilk haftalarda aşırı kalori kısıtlamasından kaçınılması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Emzirme döneminde şok diyetler risk oluşturabiliyor</strong></h2>

<p>Uzman Diyetisyen Mısra Aydın, emziren annelerin günlük enerji ihtiyacının önemli ölçüde arttığını belirterek bilinçsiz diyet uygulamalarına karşı uyardı.</p>

<p>Emzirme sürecinde süt üretimi için günlük ortalama 400 ila 500 kilokalori ek enerji harcandığını hatırlatan Aydın, düşük kalorili ve dengesiz beslenme programlarının süt miktarında azalmaya yol açabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şok diyetlerin yalnızca süt üretimini değil, annenin genel sağlık durumunu da olumsuz etkileyebileceğini belirten Aydın, hızlı kilo kaybının kas kaybı, halsizlik, vitamin ve mineral eksiklikleri gibi birçok sorunu beraberinde getirebileceğini ifade etti.</p>

<p>Bu nedenle emziren annelerin düzenli öğün tüketmesi, yeterli miktarda su içmesi ve tüm besin gruplarını dengeli şekilde tüketmesi gerektiğinin altını çizdi.</p>

<h2><strong>Doğum sonrası diyet için doğru zaman ne zaman?</strong></h2>

<p>Yeni annelerin en çok merak ettiği sorulardan biri de doğum sonrası diyetin ne zaman başlanması gerektiği oluyor.</p>

<p>Mısra Aydın, annenin genel sağlık durumunun uygun olması, doktor kontrolünden geçmesi ve emzirme düzeninin oturmasının ardından kişiye özel beslenme programlarının uygulanabileceğini söyledi.</p>

<p>Uzman görüşüne göre özellikle emziren annelerde üçüncü veya dördüncü aydan itibaren diyetisyen kontrolünde hazırlanacak dengeli beslenme programları daha sağlıklı sonuçlar veriyor.</p>

<p>Bu süreçte hedeflenen kilo kaybının haftada ortalama 500 gram ile 1 kilogram arasında olması gerektiğini belirten Aydın, daha hızlı kilo vermeye çalışmanın sağlık açısından çeşitli riskler oluşturabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Sosyal medya baskısına karşı uzman uyarısı</strong></h2>

<p>Son yıllarda sosyal medyada sıkça paylaşılan "doğumdan hemen sonra eski formuna kavuşan anneler" görüntülerinin birçok kadında gereksiz baskı oluşturduğunu belirten Mısra Aydın, her annenin iyileşme sürecinin farklı olduğunu söyledi.</p>

<p>Gebelik öncesindeki kilo, hormon dengesi, doğum şekli, uyku düzeni, stres seviyesi ve günlük yaşam koşullarının toparlanma sürecini doğrudan etkilediğini belirten Aydın, annelerin kendilerini başka kişilerle kıyaslamamaları gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Uzmanlara göre doğum sonrası dönemde hafif tempolu yürüyüşler, doktor onayıyla başlanabilecek pelvik taban egzersizleri ve dengeli beslenme, hem fiziksel hem de ruhsal iyileşmeyi destekleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor.</p>

<h2><strong>Sağlıklı toparlanma öncelikli olmalı</strong></h2>

<p>Uzmanlar, doğum sonrası dönemin yalnızca kilo verme süreci olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor. Bu dönemde annenin hem fiziksel iyileşmesi hem de bebeğin sağlıklı gelişiminin desteklenmesi temel öncelik olarak görülüyor.</p>

<p>Dengeli beslenme, yeterli sıvı tüketimi, kaliteli uyku, düzenli fiziksel aktivite ve uzman kontrolünde hazırlanacak kişiye özel beslenme programları, doğum sonrası sağlıklı kilo yönetiminin temelini oluşturuyor.</p>

<p>Medicana International İzmir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Diyetisyen Mısra Aydın, doğum sonrası kilo verme sürecinde sabırlı olunması gerektiğini belirterek, hızlı sonuç vaat eden diyetlerden uzak durulmasının hem anne hem de bebek sağlığı açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Böylece anneler, hem güvenli şekilde ideal kilolarına ulaşabiliyor hem de bebeklerinin gelişimini sağlıklı biçimde desteklemeye devam edebiliyor.</p>

<p><img alt="" height="563" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/07/uzmanindan-yeni-anneler-icin-kritik-uyari-acele-etmeyin-1.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberx.com/uzmanindan-yeni-anneler-icin-kritik-uyari-acele-etmeyin</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 13:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberxcom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberx-com/uploads/2026/07/uzmanindan-yeni-anneler-icin-kritik-uyari-acele-etmeyin.png" type="image/jpeg" length="49354"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İmkansız Denileni Başardılar Yüksek Riskli Gebelikte Çifte Mutluluk!]]></title>
      <link>https://www.manisahaberx.com/imkansiz-denileni-basardilar-yuksek-riskli-gebelikte-cifte-mutluluk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberx.com/imkansiz-denileni-basardilar-yuksek-riskli-gebelikte-cifte-mutluluk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kronik hipertansiyon ve dev miyomlara rağmen sağlıklı bir doğum! İzmir'de bir anne, bebeğine kavuşurken sağlığına da yeniden kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<h1>Yüksek Riskli Gebelikte Başarılı Operasyonla Anne ve Bebek Sağlığına Kavuştu</h1>

<p>Kronik hipertansiyon ve rahminde bulunan çok sayıda büyük miyom nedeniyle yüksek riskli gebelik süreci geçiren 39 yaşındaki anne adayı, İzmir'de gerçekleştirilen başarılı operasyon sayesinde hem sağlıklı bebeğini kucağına aldı hem de aynı seansta miyomlarından kurtuldu.</p>

<p>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin başkenti Lefkoşa'da yaşayan Şebnem Baysal, gebeliğinin 32'nci haftasında takip ve doğum planlaması amacıyla Acıbadem Kent Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği Sorumlusu Prof. Dr. İsmail Mete İtil'e başvurdu. Anne adayı, gebelik boyunca uzman ekip tarafından düzenli kontrollerle yakından takip edildi.</p>

<p><img alt="" height="1333" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/07/yuksek-riskli-gebelikte-basarili-operasyonla-anne-ve-bebek-sagligina-kavustu.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<h2>Preeklampsi riski nedeniyle erken doğum kararı alındı</h2>

<p>Gebeliğin ilerleyen haftalarında anne adayında gebelik zehirlenmesi (preeklampsi) gelişme riskinin artması üzerine doktorlar, anne ve bebeğin sağlığını korumak amacıyla doğumun planlanmasına karar verdi.</p>

<p>Gebeliğin 35 hafta 5'inci gününde gerçekleştirilen sezaryen operasyonuyla 18 Haziran'da 2 kilo 850 gram ağırlığında ve 47 santimetre boyunda erkek bebek dünyaya geldi. Aile, bebeklerine "Barlas" adını verdi.</p>

<h2>Sezaryen sırasında miyomlar da başarıyla çıkarıldı</h2>

<p>Operasyonu gerçekleştiren Prof. Dr. İsmail Mete İtil, hastanın hem kronik hipertansiyon hem de rahminde bulunan çok sayıda büyük miyom nedeniyle yüksek riskli gebelik grubunda yer aldığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapılan değerlendirmeler sonucunda normal doğumun uygun görülmediğini ifade eden Prof. Dr. İtil, sezaryen sırasında aynı seansta rahimde bulunan büyük miyomların da başarıyla çıkarıldığını söyledi.</p>

<p>Operasyon sırasında rahmin korunduğunu belirten İtil, ciddi kanama ve oluşabilecek komplikasyonların da önüne geçildiğini kaydetti.</p>

<p><img alt="" height="750" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/07/sezaryen-sirasinda-miyomlar-da-basariyla-cikarildi.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<h2>Anne ve bebeğin sağlık durumu iyi</h2>

<p>Başarılı operasyonun ardından annenin tansiyon değerlerinin kontrol altına alındığını belirten Prof. Dr. İtil, hem annenin hem de bebeğin sağlık durumlarının iyi olduğunu ve annenin kısa sürede günlük yaşamına dönebildiğini ifade etti.</p>

<p>Uzmanlar, yüksek riskli gebeliklerde düzenli takip, doğru doğum zamanlaması ve multidisipliner yaklaşımın hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.</p>

<h2>"Hem bebeğime hem sağlığıma kavuştum"</h2>

<p>İlk kez anne olmanın mutluluğunu yaşayan Şebnem Baysal ise yaklaşık 10 yıldır hipertansiyon hastası olduğunu belirtti.</p>

<p>Gebelik sürecinde yalnızca yüksek tansiyon nedeniyle endişe yaşadığını söyleyen Baysal, rahminde bulunan miyomları ise doğum sırasında öğrendiğini ifade etti.</p>

<p>Anne Baysal, "Hamileliğim boyunca hem anne olmanın heyecanını hem de sağlık risklerimin kaygısını yaşadım. Çok şükür her şey yolunda gitti. Sezaryen sırasında miyomlarım da alındı. Hem bebeğime hem de sağlığıma kavuştum. Doktoruma ve tüm sağlık ekibine teşekkür ediyorum." dedi.</p>

<p>Uzmanlar, kronik hastalığı bulunan anne adaylarının gebeliklerini mutlaka deneyimli merkezlerde ve düzenli doktor kontrolü altında sürdürmelerinin anne ve bebek sağlığı açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor.</p>

<p><img alt="" height="563" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/07/imkansiz-denileni-basardilar-yuksek-riskli-gebelikte-cifte-mutluluk-1.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberx.com/imkansiz-denileni-basardilar-yuksek-riskli-gebelikte-cifte-mutluluk</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 09:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberxcom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberx-com/uploads/2026/07/imkansiz-denileni-basardilar-yuksek-riskli-gebelikte-cifte-mutluluk.png" type="image/jpeg" length="20503"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diz Ağrılarını İhmal Etmeyin: Hareket Özgürlüğünüzü Geri Kazanın!]]></title>
      <link>https://www.manisahaberx.com/diz-agrilarini-ihmal-etmeyin-hareket-ozgurlugunuzu-geri-kazanin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberx.com/diz-agrilarini-ihmal-etmeyin-hareket-ozgurlugunuzu-geri-kazanin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yürümekte zorlanıyor, sosyal hayattan uzaklaşıyor musunuz? Diz protezi ameliyatı, bağımsız hareket edebilmek için altın bir anahtar sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1><strong>Diz Protezi Ne Zaman Gerekir? Uzmandan Yaşam Kalitesi Uyarısı</strong></h1>

<p>İlerleyen yaşla birlikte sık görülen diz ağrıları, günlük yaşamı olumsuz etkileyen önemli sağlık sorunlarının başında geliyor. Yürümekte zorlanma, merdiven çıkarken hissedilen şiddetli ağrı ve gece uykudan uyandıran şikayetler birçok kişi tarafından yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak görülse de uzmanlar bu düşüncenin doğru olmadığını belirtiyor.</p>

<p>Medicana International İzmir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, diz protezi ameliyatlarında en önemli kriterin hastanın yaşı değil, yaşam kalitesi olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="" height="667" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/07/diz-protezi-ne-zaman-gerekir-uzmandan-yasam-kalitesi-uyarisi.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<h2><strong>Diz kireçlenmesi en yaygın neden</strong></h2>

<p>Doç. Dr. Kaçmaz, diz protezi ameliyatlarının en sık diz kireçlenmesi (osteoartrit) nedeniyle uygulandığını belirtti. Eklem kıkırdağının zamanla incelmesi ve bozulması sonucu hareketlerin ağrılı hale geldiğini söyleyen Kaçmaz, ilk aşamada ilaç tedavisi, fizik tedavi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle şikayetlerin kontrol altına alınabildiğini kaydetti.</p>

<p>Ancak bu yöntemlerin yetersiz kaldığı durumlarda cerrahi tedavinin gündeme geldiğini belirten uzman isim, ameliyat kararının yalnızca röntgen görüntülerine göre verilmediğini vurguladı.</p>

<h2><strong>En önemli kriter yaşam kalitesi</strong></h2>

<p>Doç. Dr. Kaçmaz, diz protezi ameliyatına karar verilirken hastanın günlük yaşamındaki kısıtlılıkların dikkate alındığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>"Röntgen bulgusundan çok hastanın yaşam kalitesi önemlidir. Eğer kişi rahat yürüyemiyor, sosyal hayatından uzaklaşıyor ve ağrı kesici ilaçlara rağmen yaşamını sürdüremiyorsa diz protezi ameliyatı düşünülmelidir."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, "Biraz daha idare edeyim" düşüncesiyle ameliyatın uzun süre ertelenmesinin hastalarda gereksiz yaşam kalitesi kaybına neden olabileceğine dikkat çekiyor.</p>

<h2><strong>Yaş tek başına belirleyici değil</strong></h2>

<p>Toplumda sıkça dile getirilen "Diz protezi için erken mi?" sorusuna da açıklık getiren Doç. Dr. Kaçmaz, yaşın tek başına ameliyat için belirleyici olmadığını söyledi.</p>

<p>Cerrahi kararda hastanın genel sağlık durumu, hareket kabiliyeti ve yaşam beklentisinin daha önemli olduğunu belirten Kaçmaz, günümüzde gelişen cerrahi teknikler sayesinde başarılı sonuçlar elde edildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Ameliyat sonrası süreç büyük önem taşıyor</strong></h2>

<p>Uzmanlara göre başarılı bir diz protezi ameliyatı kadar ameliyat sonrası rehabilitasyon süreci de büyük önem taşıyor.</p>

<p>Hastalar genellikle kısa süre içerisinde ayağa kaldırılırken, erken dönemde başlanan fizik tedavi sayesinde eklem hareketleri artırılıyor ve kaslar güçlendiriliyor. Bu süreç sonunda birçok hasta birkaç hafta içerisinde günlük yaşamına daha rahat şekilde dönebiliyor.</p>

<h2><strong>Hareket özgürlüğünü yeniden kazandırıyor</strong></h2>

<p>Diz ağrısı nedeniyle yürümekte zorlanan, sosyal yaşamdan uzaklaşan ve günlük ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çeken hastalar için diz protezi ameliyatının önemli bir çözüm sunduğunu belirten Doç. Dr. Eralp Kaçmaz, doğru zamanda yapılan cerrahinin yalnızca ağrıyı azaltmadığını, aynı zamanda hastaların bağımsız hareket edebilmesini ve yaşam kalitesini yeniden kazanmasını sağladığını ifade etti.</p>

<p>Uzmanlar, uzun süre devam eden diz ağrılarının ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek, şikayetlerin artması halinde ortopedi uzmanına başvurulmasının erken tanı ve doğru tedavi açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberx.com/diz-agrilarini-ihmal-etmeyin-hareket-ozgurlugunuzu-geri-kazanin</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 08:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberxcom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberx-com/uploads/2026/07/diz-agrilarini-ihmal-etmeyin-hareket-ozgurlugunuzu-geri-kazanin.png" type="image/jpeg" length="23064"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Klimaya Bağlı Hastalıklar Kapıda! İşte Korunma Yolları]]></title>
      <link>https://www.manisahaberx.com/klimaya-bagli-hastaliklar-kapida-iste-korunma-yollari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberx.com/klimaya-bagli-hastaliklar-kapida-iste-korunma-yollari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz sıcağında serinlemek isterken sağlığınızdan olmayın! Uzmanlar klima kaynaklı zatürre riskine karşı uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında artan hava sıcaklıklarıyla birlikte evlerde, iş yerlerinde ve toplu taşıma araçlarında klima kullanımı yaygınlaşırken, uzmanlar yanlış kullanımın sağlık açısından oluşturabileceği risklere dikkat çekiyor. <strong>Acıbadem Kent Hastanesi</strong> Göğüs Hastalıkları Uzmanı <strong>Prof. Dr. Alev Gürgün</strong>, özellikle ani sıcaklık değişimleri ve bakımı yapılmayan klimaların çeşitli solunum yolu hastalıklarına neden olabileceğini belirterek önemli uyarılarda bulundu.</p>

<h2><strong>Ani Isı Değişimleri Solunum Sistemini Olumsuz Etkileyebiliyor</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Alev Gürgün, dış ortam ile klimalı ortam arasındaki sıcaklık farkının iyi ayarlanması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Gürgün, dış ortamın çok sıcak, iç ortamın ise aşırı soğuk olması durumunda vücudun ani sıcaklık değişimine uyum sağlamakta zorlanabileceğini belirterek, klima kullanımında ideal iç ortam sıcaklığının <strong>23 ila 25 derece</strong> arasında tutulmasını önerdi.</p>

<p>Ayrıca klimanın doğrudan kişilerin üzerine üflememesi ve kapalı ortamların düzenli olarak havalandırılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><img alt="" height="667" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/07/yanlis-klima-kullanimi-hangi-hastaliklara-yol-acabiliyor.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<h2><strong>Yanlış Klima Kullanımı Hangi Hastalıklara Yol Açabiliyor?</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Gürgün'e göre bilinçsiz klima kullanımı en sık üst solunum yolu irritasyonu ve enfeksiyonlarına neden olabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Soğuk ve kuru havanın burun, boğaz ve gırtlakta kuruluk, yanma ve öksürüğe yol açabileceğini belirten Gürgün, sinüzit şikayetlerinde de artış görülebileceğini ifade etti.</p>

<p>Temizlenmeyen klima filtrelerinde biriken toz, polen, küf mantarı ve akarların ise alerjik bünyeye sahip kişilerde alerjik astım ve saman nezlesi belirtilerini tetikleyebileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Bakımsız Klimalar Lejyoner Hastalığı Riskini Artırabiliyor</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Gürgün, klimaların düzenli bakımının yapılmaması halinde bakteri ve mantarların çoğalması için uygun ortam oluşabileceğini kaydetti.</p>

<p>Yaz sezonu öncesinde bakım yapılmayan klimaların, <strong>Legionella pneumophila</strong> bakterisinin çoğalmasına zemin hazırlayabileceğini belirten Gürgün, bu bakterinin solunması sonucu gelişen <strong>Lejyoner hastalığının</strong> ciddi bir zatürre türü olduğunu ifade etti.</p>

<p>Uzman açıklamasına göre Lejyoner hastalığında nefes darlığı, yüksek ateş, öksürük, halsizlik, baş ve kas ağrıları ile ishal görülebiliyor.</p>

<h2><strong>Risk Altındaki Gruplar Kimler?</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Alev Gürgün, bazı kişilerin klima kaynaklı solunum yolu hastalıkları açısından daha yüksek risk taşıdığını belirtti.</p>

<p>Risk grubunda;</p>

<ul>
 <li>Astım hastaları,</li>
 <li>KOAH hastaları,</li>
 <li>Alerjik bünyeye sahip kişiler,</li>
 <li>Yaşlı bireyler,</li>
 <li>Bağışıklık sistemi zayıflamış kişiler</li>
</ul>

<p>yer alıyor.</p>

<h2><strong>Klima Kullanırken En Sık Yapılan Hatalar</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Gürgün, klima kullanımında sık karşılaşılan hataları şu şekilde sıraladı:</p>

<ul>
 <li>Klimayı çok düşük sıcaklıkta çalıştırmak,</li>
 <li>Klimanın karşısında uzun süre kalmak,</li>
 <li>Filtre temizliğini ihmal etmek,</li>
 <li>Terliyken doğrudan klimaya maruz kalmak,</li>
 <li>Ortamı düzenli olarak dış hava ile havalandırmamak.</li>
</ul>

<h2><strong>Uzmandan Yaz Ayları İçin Öneriler</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Gürgün, düzenli bakım, doğru sıcaklık ayarı ve dengeli klima kullanımının sağlık açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Klimaların periyodik bakımının aksatılmaması, iç ortam sıcaklığının 23-25 derece arasında tutulması, cihazın doğrudan kişilere üflememesinin sağlanması ve yaşam alanlarının düzenli olarak havalandırılması gerektiğini belirten Gürgün, yaz aylarında da ciddi akciğer enfeksiyonları ve solunum sistemi hastalıklarının görülebileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Uzman, özellikle risk grubunda bulunan kişilerin klima kullanımında daha dikkatli davranmaları ve uzun süre soğuk hava akımına maruz kalmamaları gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="" height="610" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/07/klimaya-bagli-hastaliklar-kapida-iste-korunma-yollari-1.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberx.com/klimaya-bagli-hastaliklar-kapida-iste-korunma-yollari</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 02:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberxcom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberx-com/uploads/2026/07/klimaya-bagli-hastaliklar-kapida-iste-korunma-yollari.png" type="image/jpeg" length="36371"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alaşehir'de Sağlık Seferberliği: Hareket Yaşınızı Öğrenin]]></title>
      <link>https://www.manisahaberx.com/alasehirde-saglik-seferberligi-hareket-yasinizi-ogrenin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberx.com/alasehirde-saglik-seferberligi-hareket-yasinizi-ogrenin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alaşehir'de "Hareket Yaşını Öğren, Sağlıklı Yaşa" kampanyası başladı. Ücretsiz testlerle fiziksel uygunluğunuzu görün.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1><strong>Alaşehir'de "Hareket Yaşını Öğren, Sağlıklı Yaşa" kampanyası sürüyor</strong></h1>

<p><strong>Sağlık Bakanlığı</strong> tarafından <strong>"Türkiye Obezite ile Mücadele ve Fiziksel Aktivite Eylem Planı"</strong> kapsamında hayata geçirilen <strong>"Hareket Yaşını Öğren, Sağlıklı Yaşa"</strong> kampanyası, Manisa'nın <strong>Alaşehir</strong> ilçesinde vatandaşlarla buluştu. Kampanya kapsamında kurulan stantlarda ücretsiz fiziksel uygunluk testleri uygulanırken, vatandaşlara sağlıklı yaşam konusunda bilgilendirme yapılıyor.</p>

<p>Fiziksel aktivite alışkanlığını artırmayı ve obeziteyle mücadele konusunda toplumsal farkındalık oluşturmayı amaçlayan uygulama, temmuz ayı boyunca devam edecek.</p>

<p><img alt="" height="484" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/07/alasehirde-hareket-yasini-ogren-saglikli-yasa-kampanyasi-suruyor.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="769" /></p>

<h2><strong>Ücretsiz sağlık taramaları farklı noktalarda gerçekleştiriliyor</strong></h2>

<p>Kampanya kapsamında <strong>Alaşehir İlçe Sağlık Müdürlüğü Sağlıklı Hayat Merkezi</strong> ekipleri tarafından <strong>Cumhuriyet Meydanı</strong>, <strong>Alaşehir Devlet Hastanesi</strong> ve çeşitli kamu kurumlarında stantlar kuruldu.</p>

<p>Kurulan stantlarda vatandaşlara ücretsiz fiziksel uygunluk testleri uygulanırken, sağlıklı yaşam konusunda bilgilendirme çalışmaları da yürütülüyor.</p>

<h2>Vatandaşların hareket yaşı belirleniyor</h2>

<p>Stantlarda görev yapan fizyoterapistler tarafından vatandaşlara çeşitli fiziksel uygunluk testleri uygulanıyor.</p>

<p>Testler kapsamında;</p>

<ul>
 <li>Tek ayak üzerinde denge testi,</li>
 <li>El dinamometresi ile kavrama kuvveti testi,</li>
 <li>Otur-kalk testi</li>
</ul>

<p>gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Yapılan ölçümler sonucunda vatandaşların fiziksel uygunluk düzeyleri değerlendirilerek <strong>hareket yaşları</strong> belirleniyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="503" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/07/ucretsiz-saglik-taramalari-farkli-noktalarda-gerceklestiriliyor.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="722" />.</p>

<h2><strong>Düşük fiziksel uygunluk düzeyine sahip vatandaşlar yönlendiriliyor</strong></h2>

<p>Kampanyaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan <strong>Alaşehir İlçe Sağlık Müdürü Uzman Dr. Fatma Seven</strong>, fiziksel uygunluk düzeyi düşük çıkan vatandaşların sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanabilmesi amacıyla bilgilendirildiğini belirtti.</p>

<p>Seven, test sonuçlarına göre ihtiyaç duyan vatandaşların <strong>Sağlıklı Hayat Merkezi</strong>'ne yönlendirildiğini ifade etti.</p>

<h2>Sağlıklı Hayat Merkezi'nde ücretsiz danışmanlık hizmeti</h2>

<p>Uzman Dr. Fatma Seven, yönlendirilen vatandaşların Sağlıklı Hayat Merkezi'nde ücretsiz danışmanlık ve sağlıklı yaşam hizmetlerinden yararlanabildiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Test sonuçlarına göre ihtiyaç duyan vatandaşlarımız Sağlıklı Hayat Merkezimize yönlendiriliyor. Burada ücretsiz danışmanlık ve sağlıklı yaşam hizmetlerinden yararlanmaları sağlanıyor. Kampanya çalışmalarımız temmuz ayı boyunca devam edecek."</p>
</blockquote>

<p><img alt="" height="319" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/07/dusuk-fiziksel-uygunluk-duzeyine-sahip-vatandaslar-yonlendiriliyor.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="518" /></p>

<h2>Vatandaşlara kampanyaya katılım çağrısı</h2>

<p>Yetkililer, vatandaşları ücretsiz sağlık taramalarından yararlanarak hareket yaşlarını öğrenmeye davet etti.</p>

<p>Kampanya kapsamında gerçekleştirilen fiziksel uygunluk testleriyle bireylerin sağlık durumlarının değerlendirilmesi, düzenli fiziksel aktivite alışkanlığı kazanmalarının teşvik edilmesi ve sağlıklı yaşam konusunda farkındalık oluşturulması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberx.com/alasehirde-saglik-seferberligi-hareket-yasinizi-ogrenin</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 14:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberxcom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberx-com/uploads/2026/07/alasehirde-saglik-seferberligi-hareket-yasinizi-ogrenin.png" type="image/jpeg" length="95369"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yunusemre’de Sağlıklı Gülüşler: 2 Bin 802 Öğrenci Eğitildi]]></title>
      <link>https://www.manisahaberx.com/yunusemrede-saglikli-gulusler-2-bin-802-ogrenci-egitildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberx.com/yunusemrede-saglikli-gulusler-2-bin-802-ogrenci-egitildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yunusemre Belediyesi'nden örnek proje! İlkokul öğrencilerine ağız ve diş sağlığı bilinci kazandırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1><strong>Yunusemre'de 2 Bin 802 Öğrenciye Diş Sağlığı Eğitimi Verildi</strong></h1>

<p>Manisa'nın <strong>Yunusemre ilçesinde</strong>, <strong>Yunusemre Belediyesi</strong> tarafından çocuklarda ağız ve diş sağlığı bilincini artırmak amacıyla yürütülen eğitim programı tamamlandı. <strong>2025-2026 eğitim öğretim yılı</strong> boyunca gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında ilçedeki ilkokullarda eğitim gören toplam <strong>2 bin 802 öğrenciye</strong> ağız ve diş sağlığı eğitimi verildi.</p>

<h2>2025-2026 Eğitim Öğretim Yılında İlkokul Öğrencilerine Ulaşıldı</h2>

<p>Yunusemre Belediyesi <strong>Sağlık İşleri Müdürlüğü</strong> tarafından yürütülen eğitim programı, <strong>Koruyucu Diş Hekimliği Derneği</strong> iş birliğiyle gerçekleştirildi. Program kapsamında ilçe genelindeki ilkokullarda düzenlenen eğitimlerde öğrencilere ağız ve diş sağlığının korunmasına yönelik bilgiler aktarıldı.</p>

<p>Eğitim faaliyetleriyle çocuklarda erken yaşta ağız ve diş bakım alışkanlığının kazandırılması hedeflenirken, yıl boyunca toplam <strong>2 bin 802 öğrenciye</strong> ulaşıldı.</p>

<p><img alt="" height="703" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/07/yunusemrede-2-bin-802-ogrenciye-dis-sagligi-egitimi-verildi.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<h2><strong>Diş Hekimi Faruk Tomruk Uygulamalı Eğitim Verdi</strong></h2>

<p>Eğitimlerde <strong>Koruyucu Diş Hekimliği Derneği Başkanı Diş Hekimi Faruk Tomruk</strong>, öğrencilere ağız ve diş sağlığının önemi hakkında bilgi verdi.</p>

<p>Program kapsamında çocuklara doğru diş fırçalama teknikleri uygulamalı olarak gösterilirken, ağız bakımında dikkat edilmesi gereken temel kurallar da anlatıldı. Eğitimlerde düzenli diş fırçalamanın ve ağız bakımının sağlıklı yaşam açısından taşıdığı öneme dikkat çekildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Semih Balaban: "Çocuklarımızın Sağlıklı Gelişimini Önemsiyoruz"</h2>

<p>Yunusemre Belediye Başkanı <strong>Semih Balaban</strong>, çocukların sağlıklı bireyler olarak yetişmesinin belediyenin öncelikleri arasında bulunduğunu belirtti.</p>

<p>Balaban açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Çocuklarımızın yalnızca akademik başarılarını değil, fiziksel ve sosyal gelişimlerini de önemsiyoruz. Erken yaşta kazanılan ağız ve diş sağlığı alışkanlıkları, yaşam boyu sağlıklı bir yaşamın temelini oluşturuyor. Bu bilinçle eğitim çalışmalarımızı sürdürüyor, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın sağlıklı bireyler olarak yetişmesi için her alanda destek vermeye devam ediyoruz. Eğitimlerimize katkı sunan Koruyucu Diş Hekimliği Derneği'ne ve Diş Hekimi Faruk Tomruk'a teşekkür ediyorum."</p>

<p><img alt="" height="668" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/07/dis-hekimi-faruk-tomruk-uygulamali-egitim-verdi.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p>

<h2>Koruyucu Sağlık Çalışmaları Devam Edecek</h2>

<p>Yunusemre Belediyesi, çocukların sağlıklı gelişimine katkı sunmayı amaçlayan koruyucu sağlık hizmetleri ve bilinçlendirme faaliyetlerini gelecek dönemlerde de sürdürmeyi planlıyor.</p>

<p>Belediye tarafından yürütülen ağız ve diş sağlığı eğitimleriyle öğrencilerin erken yaşta doğru ağız bakım alışkanlıkları kazanması hedeflenirken, eğitimlerin ilçe genelindeki okullarda belirlenen program doğrultusunda devam edeceği bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberx.com/yunusemrede-saglikli-gulusler-2-bin-802-ogrenci-egitildi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberxcom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberx-com/uploads/2026/07/yunusemrede-saglikli-gulusler-2-bin-802-ogrenci-egitildi.png" type="image/jpeg" length="86763"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlıklı Kilo Vermenin Altın Kuralları Uzmanından Tavsiyeler]]></title>
      <link>https://www.manisahaberx.com/saglikli-kilo-vermenin-altin-kurallari-uzmanindan-tavsiyeler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberx.com/saglikli-kilo-vermenin-altin-kurallari-uzmanindan-tavsiyeler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyetisyen Hale Aslantaş, kilo verirken sağlığınızı korumanız için yapmanız ve yapmamanız gerekenleri tek tek açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1><strong>MCBÜ Diyetisyeni Hale Aslantaş: "Ekmek tamamen kesilmemeli"</strong></h1>

<p><strong>Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) Hafsa Sultan Hastanesi Diyetisyeni </strong>Hale Aslantaş, sağlıklı kilo vermek isteyenlere yönelik önemli değerlendirmelerde bulundu. Aç kalarak yapılan diyetlerin, tek tip beslenme programlarının ve bilimsel dayanağı bulunmayan zayıflama yöntemlerinin uzun vadede başarı sağlamadığını belirten Aslantaş, sağlıklı kilo kontrolünün dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve kaliteli uyku ile mümkün olduğunu ifade etti.</p>

<p>Aslantaş, özellikle sosyal medyada "mucize diyet" olarak tanıtılan uygulamaların kalıcı çözüm sunmadığını, sürdürülebilir yaşam alışkanlıklarının ise kilo kontrolünde temel rol oynadığını söyledi.</p>

<p><img alt="" height="394" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/06/mcbu-diyetisyeni-hale-aslantas-ekmek-tamamen-kesilmemeli.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></p>

<h2><strong>Sağlıklı kilo vermenin yolu aç kalmaktan geçmiyor</strong></h2>

<p>Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Diyetisyeni Hale Aslantaş, kilo verme sürecinde en sık yapılan hatalardan birinin aç kalarak zayıflamaya çalışmak olduğunu belirtti.</p>

<p>Yalnızca salata tüketimine dayalı beslenme programları ile bilimsel temeli bulunmayan zayıflama kürlerinin metabolizma üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini ifade eden Aslantaş, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<blockquote>
<p>"Vücudumuz bir matematik formülü değil, hayatta kalmaya programlanmış biyolojik bir sistemdir. Hızlı kilo verme uğruna yapılan yanlışlar, geçici sonuçlar sağlasa da uzun vadede sağlığı ve metabolizmayı olumsuz etkiler."</p>
</blockquote>

<h2><strong>Düzenli öğün ve protein tüketimi önem taşıyor</strong></h2>

<p>Aslantaş, düzenli öğün alışkanlığının sağlıklı kilo kontrolü açısından önemli olduğunu belirterek kahvaltının atlanmasının ve günün yalnızca kahve tüketilerek geçirilmesinin metabolizma üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini söyledi.</p>

<p>Akşam saatlerinde aşırı yemek tüketiminin de kilo kontrolünü zorlaştırdığını ifade eden Aslantaş, kilo verme sürecinde amaçlanan sonucun kas kaybı değil yağ kaybı olması gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu süreçte yumurta, yoğurt, peynir, balık, tavuk ve kuru baklagiller gibi protein kaynaklarının hem kas kütlesinin korunmasına hem de uzun süre tokluk hissinin sağlanmasına katkı sunduğunu dile getirdi.</p>

<h2><strong>Lif açısından zengin sebzeler kilo kontrolünü destekliyor</strong></h2>

<p>Sebze ağırlıklı beslenmenin kilo kontrolünde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Hale Aslantaş, zeytinyağlı sebze yemekleri ile mevsim salatalarının içerdiği yüksek lif sayesinde sindirimi yavaşlattığını ve tokluk süresini uzattığını ifade etti.</p>

<p>Dengeli beslenme planlarında sebzelerin düzenli olarak yer almasının sağlıklı yaşam açısından da önemli olduğunu kaydetti.</p>

<h2><strong>"Susuzluğu açlık hissiyle karıştırmayın"</strong></h2>

<p>Yeterli su tüketiminin önemine dikkat çeken Aslantaş, susuzluk hissinin çoğu zaman açlıkla karıştırıldığını söyledi.</p>

<p>Gün boyunca yeterli miktarda su tüketilmesinin metabolizmanın normal işleyişini desteklediğini belirten Aslantaş, aynı zamanda gereksiz atıştırmaların da önüne geçilebileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Günlük hareket alışkanlığı kilo verme sürecine katkı sağlıyor</strong></h2>

<p>Kilo vermenin yalnızca beslenme düzeniyle sınırlı olmadığını vurgulayan Aslantaş, günlük yaşamda yapılacak küçük değişikliklerin de önemli katkılar sağlayabileceğini belirtti.</p>

<p>Asansör yerine merdiven kullanılması, kısa mesafelerde yürüyüş tercih edilmesi ve düzenli akşam yürüyüşlerinin hem enerji harcamasını artırdığını hem de stres seviyesinin azalmasına katkı sunduğunu söyledi.</p>

<h2><strong>Kaliteli uyku ve stres yönetimi ihmal edilmemeli</strong></h2>

<p>Aslantaş, yetersiz uyku ile kronik stresin kilo kontrolünü olumsuz etkileyebileceğini belirtti.</p>

<p>Yetişkin bireylerin her gece 7 ila 9 saat kaliteli uyku uyumasını öneren Aslantaş, düzenli uyku saatlerinin oluşturulmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Yatmadan önce ağır yemek tüketiminden, kafeinli içeceklerden ve telefon ekranlarından uzak durulmasının metabolizma açısından faydalı olabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Tatlı krizleri için "20 dakika" önerisi</strong></h2>

<p>Ani gelişen tatlı isteğinin çoğunlukla duygusal açlıktan kaynaklanabileceğini belirten Hale Aslantaş, vatandaşlara mutfağa yönelmeden önce kendilerine "Gerçekten aç mıyım, yoksa sadece sıkıldım mı?" sorusunu yöneltmelerini tavsiye etti.</p>

<p>Tatlı krizleri sırasında 20 dakika beklemenin, kısa bir yürüyüş yapmanın, nefes egzersizleri uygulamanın veya bir yakınıyla sohbet etmenin tatlı tüketme isteğini azaltabileceğini belirten Aslantaş, evde paketli tatlılar yerine sağlıklı atıştırmalıkların bulundurulmasını önerdi.</p>

<h2><strong>"Ekmek tamamen kesilmemeli"</strong></h2>

<p>Toplumda yaygın olarak görülen yanlış inanışlardan birinin kilo vermek için ekmeğin tamamen bırakılması olduğunu belirten Aslantaş, ekmeğin temel enerji kaynaklarından biri olduğunu söyledi.</p>

<p>Beyaz ekmek yerine tam buğday, çavdar, siyez veya tam tahıllı ekmeklerin tercih edilmesini öneren Aslantaş, kilo verme döneminde öğün başına 1-2 ince dilim esmer ekmeğin dengeli beslenme programında yer alabileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>GLP-1 grubu zayıflama ilaçlarıyla ilgili değerlendirme</strong></h2>

<p>Son dönemde yaygınlaşan GLP-1 grubu zayıflama ilaçlarına da değinen Hale Aslantaş, bu ilaçların obezite tedavisinde bilimsel açıdan önemli bir gelişme olduğunu ancak tek başına çözüm olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>İlaç kullanımı sırasında yeterli protein alınmaması ve düzenli egzersiz yapılmaması halinde kas kaybı yaşanabileceğini ifade eden Aslantaş, bulantı, kusma, kabızlık ve safra taşı gibi yan etkilerin görülebileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Sağlıklı yaşamın temelinin dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite, kaliteli uyku ve sürdürülebilir yaşam alışkanlıkları olduğunu vurgulayan Aslantaş, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<blockquote>
<p>"Mucize olarak adlandırılan diyetler gelip geçer, ancak sağlıklı yaşamın temel kuralları hiçbir zaman değişmez."</p>
</blockquote>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberx.com/saglikli-kilo-vermenin-altin-kurallari-uzmanindan-tavsiyeler</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 19:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberxcom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberx-com/uploads/2026/06/saglikli-kilo-vermenin-altin-kurallari-uzmanindan-tavsiyeler.png" type="image/jpeg" length="27627"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de Her 5 Dakikada Bir Sigara Kaybı]]></title>
      <link>https://www.manisahaberx.com/turkiyede-her-5-dakikada-bir-sigara-kaybi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberx.com/turkiyede-her-5-dakikada-bir-sigara-kaybi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ülkemizde yılda 90 bine yakın kişi sigara nedeniyle yaşamını yitiriyor. Sigara kullanımı ciddi bir halk sağlığı sorunu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1><strong>Sigaranın İnsan Sağlığına Zararları: Bilimsel Verilerle Kapsamlı Rehber</strong></h1>

<p>Sigara kullanımı, günümüzde önlenebilir hastalık ve ölümlerin en önemli nedenleri arasında yer almaktadır. Dünya genelinde milyonlarca insan sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle yaşamını kaybetmektedir. Tütün ürünleri yalnızca sigara kullanan bireyleri değil, pasif içicileri de ciddi sağlık riskleriyle karşı karşıya bırakmaktadır.</p>

<p>Bu kapsamlı rehberde sigaranın insan sağlığı üzerindeki etkileri ve Türkiye ile dünyadaki sigara kaynaklı ölüm verileri detaylı şekilde ele alınmaktadır.</p>

<p><img alt="" height="364" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/06/sigara-zararlari-1.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="650" /></p>

<h2><strong>Sigara Neden Bu Kadar Zararlıdır?</strong></h2>

<p>Sigara dumanı içerisinde 7 binden fazla kimyasal madde bulunmaktadır. Bunların önemli bir bölümü toksik ve kanserojen özellik taşımaktadır. Sigara dumanında bulunan arsenik, siyanür, formaldehit, amonyak ve ağır metaller insan sağlığını doğrudan tehdit etmektedir.</p>

<p>Nikotin bağımlılık oluşturan temel madde olsa da sigaranın asıl zararını oluşturan unsur, duman içerisindeki binlerce zehirli kimyasaldır. Bu maddeler kana karışarak vücudun tüm organlarına ulaşmakta ve uzun vadede ciddi hastalıklara neden olmaktadır.</p>

<p><img alt="" height="391" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/06/sigara-neden-bu-kadar-zararlidir.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></p>

<h2><strong>Sigaranın Akciğerlere Zararları</strong></h2>

<p>Sigaranın en fazla zarar verdiği organların başında akciğerler gelmektedir. Düzenli sigara kullanımı akciğer dokusunun zamanla tahrip olmasına yol açmaktadır.</p>

<p>Sigaranın neden olduğu başlıca akciğer hastalıkları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Akciğer kanseri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik bronşit</p>
 </li>
 <li>
 <p>Amfizem</p>
 </li>
 <li>
 <p>KOAH</p>
 </li>
 <li>
 <p>Solunum yolu enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Astım ataklarında artış</p>
 </li>
</ul>

<p>Sigara kullanan bireylerde nefes darlığı, fiziksel performans düşüklüğü ve günlük aktivitelerde çabuk yorulma sık görülen belirtiler arasında yer almaktadır.</p>

<p><img alt="" height="364" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/06/sigaranin-akcigerlere-zararlari.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="650" /></p>

<h2><strong>Sigaranın Kalp ve Damar Sistemine Etkileri</strong></h2>

<p>Sigara kullanımı kalp ve damar sistemi üzerinde de ciddi olumsuz etkilere sahiptir. Damarların daralmasına neden olan sigara, kan basıncını yükseltmekte ve kalbin daha fazla çalışmasına yol açmaktadır.</p>

<p>Sigaranın neden olabileceği kardiyovasküler hastalıklar şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Kalp krizi</p>
 </li>
 <li>
 <p>Koroner arter hastalığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>İnme</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Damar tıkanıklığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yüksek tansiyon</p>
 </li>
 <li>
 <p>Periferik damar hastalıkları</p>
 </li>
</ul>

<p>Pasif içicilik bile kalp krizi ve felç riskini artırabilmektedir.</p>

<p><img alt="" height="364" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/06/sigaranin-kalp-ve-damar-sistemine-etkileri.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="650" /></p>

<h2><strong>Sigara ve Kanser İlişkisi</strong></h2>

<p>Sigara yalnızca akciğer kanserine neden olmamaktadır. Bilimsel çalışmalar sigaranın birçok farklı kanser türüyle doğrudan ilişkili olduğunu göstermektedir.</p>

<p>Sigara ile bağlantılı başlıca kanser türleri şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Akciğer kanseri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağız kanseri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Dil kanseri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gırtlak kanseri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yemek borusu kanseri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Mide kanseri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Pankreas kanseri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Böbrek kanseri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Mesane kanseri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Rahim ağzı kanseri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karaciğer kanseri</p>
 </li>
</ul>

<p>Sigara dumanındaki kanserojen maddeler DNA yapısını bozarak hücrelerin kontrolsüz çoğalmasına neden olmaktadır.</p>

<h2><strong>Sigaranın Üreme Sağlığına Zararları</strong></h2>

<p>Sigara kullanımı kadın ve erkek üreme sağlığını olumsuz etkilemektedir.</p>

<p>Kadınlarda görülen başlıca etkiler:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Gebe kalma süresinin uzaması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Düşük riskinde artış</p>
 </li>
 <li>
 <p>Erken doğum riski</p>
 </li>
 <li>
 <p>Düşük doğum ağırlıklı bebekler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Plasenta problemleri</p>
 </li>
</ul>

<p>Erkeklerde ise:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Sperm sayısında azalma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sperm hareketliliğinde düşüş</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kısırlık riskinde artış</p>
 </li>
 <li>
 <p>Erektil disfonksiyon</p>
 </li>
</ul>

<p>Hamilelik döneminde sigara kullanımı bebeğin gelişimini ciddi şekilde etkileyebilmektedir.</p>

<h2><strong>Sigaranın Cilt ve Ağız Sağlığına Etkileri</strong></h2>

<p>Sigara kullanımı estetik açıdan da önemli zararlar oluşturmaktadır.</p>

<p>Bunlar arasında:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Cilt yaşlanmasının hızlanması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kırışıklıkların artması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cilt renginde bozulma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Dişlerde sararma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ağız kokusu</p>
 </li>
 <li>
 <p>Diş eti hastalıkları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Diş kayıpları</p>
 </li>
</ul>

<p>Sigara, cildin ihtiyaç duyduğu oksijen miktarını azaltarak erken yaşlanmaya neden olmaktadır.</p>

<p><img alt="" height="364" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/06/pasif-iciciligin-zararlari.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="650" /></p>

<h2><strong>Pasif İçiciliğin Zararları</strong></h2>

<p>Sigara kullanmayan bireyler de sigara dumanına maruz kaldıklarında ciddi sağlık sorunları yaşayabilmektedir.</p>

<p>Özellikle:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çocuklar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hamile kadınlar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaşlı bireyler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kronik hastalar</p>
 </li>
</ul>

<p>pasif içicilikten daha fazla etkilenmektedir.</p>

<p>Pasif içiciliğin neden olabileceği sağlık sorunları şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Akciğer kanseri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kalp hastalıkları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Astım atakları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Solunum yolu enfeksiyonları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ani bebek ölümü sendromu</p>
 </li>
</ul>

<h2><strong>2025 Dünyada Sigaraya Bağlı Ölüm Sayıları</strong></h2>

<p>Sigara ve diğer tütün ürünleri günümüzde önlenebilir ölüm nedenleri arasında ilk sıralarda yer almaktadır.</p>

<p>2025 yılı verilerine göre dünya genelinde her yıl 8 milyondan fazla insan sigara ve tütün kullanımına bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetmektedir.</p>

<p>Bu rakamlar incelendiğinde:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Her gün yaklaşık 22 bin kişi sigaraya bağlı nedenlerle yaşamını yitirmektedir.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Her saat yaklaşık 900 kişi sigara kaynaklı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetmektedir.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Her dakika yaklaşık 15 kişi sigara nedeniyle yaşamını kaybetmektedir.</p>
 </li>
</ul>

<p>Uzmanlar mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde önümüzdeki yıllarda bu rakamın yıllık 10 milyon seviyesine yaklaşabileceğini belirtmektedir.</p>

<h2><strong>2025 Türkiye'de Sigaraya Bağlı Ölüm Sayıları</strong></h2>

<p>Türkiye, Avrupa'nın en yüksek sigara kullanım oranlarına sahip ülkeleri arasında bulunmaktadır.</p>

<p>2025 yılı verilerine göre Türkiye'de sigaraya bağlı yıllık ölüm sayısının yaklaşık 85 bin ile 91 bin kişi arasında olduğu tahmin edilmektedir.</p>

<p>Bu veriler doğrultusunda:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Türkiye'de her gün yaklaşık 250 ila 300 kişi sigara nedeniyle hayatını kaybetmektedir.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Her saat yaklaşık 12 kişi sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirmektedir.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yaklaşık her 5 dakikada bir kişi sigara kaynaklı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetmektedir.</p>
 </li>
</ul>

<h2><strong>Sigaranın Neden Olduğu Başlıca Ölüm Sebepleri</strong></h2>

<p>Sigara tek başına ölüm nedeni değildir ancak birçok ölümcül hastalığın temel risk faktörüdür.</p>

<p>Başlıca ölüm nedenleri şunlardır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Akciğer kanseri</p>
 </li>
 <li>
 <p>KOAH</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kalp krizi</p>
 </li>
 <li>
 <p>İnme</p>
 </li>
 <li>
 <p>Gırtlak kanseri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yemek borusu kanseri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Mesane kanseri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Pankreas kanseri</p>
 </li>
 <li>
 <p>Damar tıkanıklıkları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Solunum sistemi hastalıkları</p>
 </li>
</ul>

<p>Özellikle akciğer kanseri vakalarının büyük bölümü sigara kullanımıyla ilişkilendirilmektedir.</p>

<p><img alt="" height="366" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/06/turkiyede-her-5-dakikada-bir-sigara-kaybi-2.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="650" /></p>

<h2><strong>Türkiye'de Sigara Kullanım Oranı</strong></h2>

<p>2025 yılı itibarıyla Türkiye'de yaklaşık 21 milyon kişinin aktif sigara kullanıcısı olduğu tahmin edilmektedir.</p>

<p>Yetişkin nüfus içerisinde sigara kullanım oranı yaklaşık yüzde 30 seviyesindedir. Erkeklerde bu oran yüzde 40'ın üzerinde seyrederken kadınlarda yaklaşık yüzde 20 düzeyindedir.</p>

<h2><strong>Sigarayı Bırakmanın Sağlığa Faydaları</strong></h2>

<p>Sigarayı bırakmak için hiçbir zaman geç değildir. Sigara bırakıldıktan kısa süre sonra vücut kendini yenilemeye başlamaktadır.</p>

<p>Sigarayı bıraktıktan sonra:</p>

<ul>
 <li>
 <p>20 dakika içerisinde tansiyon normale yaklaşır.</p>
 </li>
 <li>
 <p>12 saat içinde kandaki karbonmonoksit seviyesi düşer.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Birkaç hafta içerisinde dolaşım sistemi iyileşir.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Birkaç ay içerisinde akciğer fonksiyonları artar.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bir yıl sonunda kalp hastalığı riski önemli ölçüde azalır.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Uzun vadede birçok kanser türünün riski düşmektedir.</p>
 </li>
</ul>

<p>Sigara kullanımı insan vücudundaki neredeyse tüm organları etkileyen ciddi bir halk sağlığı sorunudur. Akciğer hastalıklarından kalp krizine, kanserden üreme problemlerine kadar birçok sağlık sorununun temel nedenlerinden biri olarak kabul edilmektedir.</p>

<p>2025 yılı verileri, dünya genelinde yılda 8 milyondan fazla kişinin, Türkiye'de ise yaklaşık 90 bin kişinin sigaraya bağlı nedenlerle yaşamını kaybettiğini göstermektedir.</p>

<p>Sigaranın güvenli kullanım seviyesi bulunmamaktadır. Sağlığı korumanın en etkili yolu sigaraya hiç başlamamak ve kullanılıyorsa mümkün olan en kısa sürede bırakmaktır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberx.com/turkiyede-her-5-dakikada-bir-sigara-kaybi</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 01:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberxcom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberx-com/uploads/2026/06/turkiyede-her-5-dakikada-bir-sigara-kaybi-1.png" type="image/jpeg" length="31716"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Manisa’da Hayat Kurtaran Yerli OED Cihazları Sahnede!]]></title>
      <link>https://www.manisahaberx.com/manisada-hayat-kurtaran-yerli-oed-cihazlari-sahnede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberx.com/manisada-hayat-kurtaran-yerli-oed-cihazlari-sahnede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ani kalp durmalarına karşı geliştirilen yerli ve milli OED cihazları, Manisa’nın merkezindeki 3 noktada hizmete alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1><strong>Manisa'da Hayat Kurtaracak Yerli OED Cihazları Hizmete Alındı</strong></h1>

<h2><strong>ASELSAN'ın yerli OED cihazları Manisa'da hizmete girdi</strong></h2>

<p>Manisa'da ani kalp durmalarına karşı erken müdahalenin sağlanması amacıyla ASELSAN tarafından geliştirilen yerli ve milli Otomatik Eksternal Defibrilatör (OED) cihazları hizmete alındı. Manisa İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda hayata geçirilen uygulama kapsamında cihazlar, vatandaşların yoğun olarak bulunduğu Cumhuriyet Meydanı, Manolya Meydanı (8 Havuzu) ve Atatürk Kent Parkı'na yerleştirildi.</p>

<p>Yetkililer, sağlık ekipleri olay yerine ulaşıncaya kadar geçen sürede kullanılacak cihazların, ani kalp durmalarında ilk müdahaleye destek sağlayarak yaşam şansını artırmasının hedeflendiğini belirtti.</p>

<p><img alt="" height="933" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/06/manisaaa-2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></p>

<h2><strong>Manisa İl Sağlık Müdürü Mehmet Fatih Zeren açıklamalarda bulundu</strong></h2>

<p>Manisa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mehmet Fatih Zeren, ani kalp durmalarında ilk dakikalarda yapılan müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çekerek OED cihazlarının kritik süreçte önemli katkı sunacağını ifade etti.</p>

<p>Zeren, "ASELSAN tarafından geliştirilen yerli ve milli OED cihazlarını ilimizde hizmete aldık. Ani kalp durmalarında zamanla yarışılmaktadır. Bu nedenle vatandaşlarımızın yoğun olarak bulunduğu Cumhuriyet Meydanı, Manolya Meydanı ve Atatürk Kent Parkı'na yerleştirilen OED cihazları, sağlık ekiplerimiz olay yerine ulaşıncaya kadar geçen sürede erken müdahaleye katkı sağlayarak yaşam zincirinin önemli bir halkasını oluşturmaktadır." dedi.</p>

<p><img alt="" height="933" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/06/manisa-il-saglik-muduru-mehmet-fatih-zeren-aciklamalarda-bulundu.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></p>

<h2><strong>Sesli ve görsel yönlendirme ile kullanım desteği sunuyor</strong></h2>

<p>OED cihazlarının kullanım kolaylığı sağlayacak şekilde tasarlandığını belirten Uzm. Dr. Mehmet Fatih Zeren, cihazların kullanıcıyı sesli ve görsel yönlendirmelerle adım adım bilgilendirdiğini söyledi.</p>

<p>Zeren, "Cihazlarımız sesli ve görsel yönlendirmelerle kullanıcıya rehberlik etmekte, hastanın kalp ritmini analiz ederek gerekli durumlarda müdahale sürecini desteklemektedir. Böylece acil durumlarda sağlık ekipleri gelinceye kadar geçen sürede etkin bir destek mekanizması sunulmaktadır." ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>Amaç ani kalp durmalarına bağlı can kayıplarını azaltmak</strong></h2>

<p>Manisa İl Sağlık Müdürlüğü, OED cihazlarının yaygınlaştırılmasıyla ani kalp durmalarına bağlı can kayıplarının azaltılmasını hedefliyor.</p>

<p>Uzm. Dr. Mehmet Fatih Zeren, yerli ve milli sağlık teknolojilerinin sahada kullanılmasının sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi açısından önem taşıdığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>"Ülkemizin kendi imkânlarıyla geliştirdiği sağlık teknolojilerinin sahada kullanılması hem sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi hem de teknolojik bağımsızlık açısından büyük önem taşımaktadır. Vatandaşlarımızın yoğun olarak bulunduğu alanlarda konumlandırılan OED cihazlarıyla ani kalp durmalarına bağlı can kayıplarının azaltılmasını ve acil sağlık hizmetlerine erişimin daha da güçlendirilmesini hedefliyoruz."</p>

<p><img alt="" height="933" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/06/sesli-ve-gorsel-yonlendirme-ile-kullanim-destegi-sunuyor.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Üç farklı noktada vatandaşların hizmetine sunuldu</strong></h2>

<p>Manisa'da hizmete alınan yerli ve milli OED cihazları, Cumhuriyet Meydanı, Manolya Meydanı (8 Havuzu) ve Atatürk Kent Parkı'nda vatandaşların erişimine açıldı.</p>

<p>Yetkililer, özellikle ani kalp durmalarında ilk dakikaların hayati önem taşıdığına dikkat çekerken, cihazların sağlık ekipleri olay yerine ulaşıncaya kadar geçen sürede yapılacak erken müdahaleye katkı sağlayarak yaşam zincirinin önemli bir parçasını oluşturmasının beklendiğini bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberx.com/manisada-hayat-kurtaran-yerli-oed-cihazlari-sahnede</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 01:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberxcom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberx-com/uploads/2026/06/manisada-hayat-kurtaran-yerli-oed-cihazlari-sahnede.png" type="image/jpeg" length="59262"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Aşırı Kilo ve Zayıflık Üreme Sağlığını Bozuyor!]]></title>
      <link>https://www.manisahaberx.com/asiri-kilo-ve-zayiflik-ureme-sagligini-bozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberx.com/asiri-kilo-ve-zayiflik-ureme-sagligini-bozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doç. Dr. Eser Çolak, vücut kitle indeksindeki dengesizliklerin üreme hormonları üzerinde olumsuz etkisi olduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1><strong>Tüp Bebek Tedavisinde Kilo Uyarısı! Uzmandan Çiftlere Kritik Mesaj</strong></h1>

<h2>Doç. Dr. Eser Çolak'tan tüp bebek tedavisinde kilo kontrolü uyarısı</h2>

<p>Acıbadem Kent Hastanesi Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Eser Çolak, vücut kitle indeksinin üreme sağlığı ve tüp bebek tedavisinin başarısı üzerindeki etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çolak, aşırı kilo veya aşırı zayıflığın üreme hormonlarının düzenli çalışmasını olumsuz etkileyebileceğini belirterek, bunun hem kadın hem de erkek üreme sağlığında çeşitli sorunlara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p>Doç. Dr. Çolak, tüp bebek tedavisinin doğal yollarla çocuk sahibi olamayan birçok çift için önemli bir seçenek olduğunu vurgulayarak, tedavi başarısını etkileyen temel unsurlardan birinin vücut ağırlığı olduğunu söyledi.</p>

<h2>"Üreme hormonları olumsuz etkilenebilir"</h2>

<p>Tedavi sürecinde yalnızca tıbbi uygulamaların değil, yaşam tarzının da önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Eser Çolak, kilo kontrolünün kadın ve erkek üreme sağlığı açısından belirleyici bir faktör olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Çolak, "Fazla kilolu hastalarda yumurtalıklardan yeterli ve kaliteli yumurta elde etmek daha zor olabiliyor. Ayrıca rahim iç tabakasının embriyonun tutunmasına elverişliliği de kilodan etkilenebiliyor. Özellikle kadınlarda fazla kilo yumurtlama düzensizliklerine zemin hazırlayabiliyor. Aşırı zayıf bireylerde de hormon dengesizlikleri nedeniyle tedaviye verilen yanıt düşebiliyor." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Uzman isim, vücut kitle indeksindeki dengesizliklerin yumurtlama problemlerinden sperm kalitesine kadar birçok süreci etkileyebileceğini kaydetti.</p>

<h2>Fazla kilo gebelik döneminde de risk oluşturabiliyor</h2>

<p>Doç. Dr. Eser Çolak, vücut ağırlığının yalnızca tüp bebek tedavisini değil, gebelik sürecini de etkileyebileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Çolak, fazla kilolu anne adaylarında gebelik şekeri, hipertansiyon ve erken doğum riskinin artabileceğini belirterek, ideal kiloya yakın olmanın hem anne hem de bebeğin sağlığı açısından önem taşıdığını ifade etti.</p>

<h2>Sağlıklı yaşam tedavi başarısını destekleyebilir</h2>

<p>Tedavi öncesinde yaşam tarzında yapılacak değişikliklerin olumlu katkı sağlayabileceğini belirten Doç. Dr. Eser Çolak, sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin önemine işaret etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Küçük kilo kayıpları bile hormonal dengeyi düzelterek gebelik şansını artırabiliyor." diyen Çolak, gerektiğinde uzman desteğiyle kilo kontrolünün sağlanmasının tedavi sürecine olumlu katkı sunabileceğini söyledi.</p>

<h2>Tedavi planı kişiye özel hazırlanmalı</h2>

<p>Doç. Dr. Eser Çolak, tüp bebek tedavisinde her bireyin sağlık durumunun farklı olduğunu belirterek tek tip bir tedavi yaklaşımının doğru olmadığını ifade etti.</p>

<p>Kilonun önemli bir faktör olduğunu ancak yaş, yumurta kalitesi, sperm kalitesi ve diğer tıbbi unsurların da birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Çolak, çiftlerin uzman hekim kontrolünde kişiye özel tedavi planıyla sürece başlamalarının en doğru yaklaşım olacağını kaydetti.</p>

<p><img alt="" height="394" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/06/asiri-kilo-ve-zayiflik-ureme-sagligini-bozuyor-1.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberx.com/asiri-kilo-ve-zayiflik-ureme-sagligini-bozuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 23:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberxcom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberx-com/uploads/2026/06/asiri-kilo-ve-zayiflik-ureme-sagligini-bozuyor.png" type="image/jpeg" length="38566"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalp Sağlığınız İçin Yaz Rehberi Uzmanından Kritik Uyarılar]]></title>
      <link>https://www.manisahaberx.com/kalp-sagliginiz-icin-yaz-rehberi-uzmanindan-kritik-uyarilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberx.com/kalp-sagliginiz-icin-yaz-rehberi-uzmanindan-kritik-uyarilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa Şehir Hastanesi'nden kalp sağlığı uyarısı: Sıcak havada vücudunuzu dinleyin, bu belirtileri sakın görmezden gelmeyin.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<h2><strong>Yaz Sıcakları Kalp Sağlığını Tehdit Ediyor</strong></h2>

<p><strong>Manisa Şehir Hastanesi Kardiyoloji Kliniği hekimlerinden Uzm. Dr. Fatih Kartaler</strong>, yaz aylarında etkisini artıran sıcak havaların kalp ve damar hastalıkları açısından ciddi riskler oluşturduğunu söyledi.</p>

<p>Sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte vücudun normal ısısını koruyabilmek için daha fazla çalıştığını belirten Kartaler, terlemeyle yaşanan sıvı ve mineral kaybının kalbin yükünü artırdığını ifade etti.</p>

<h2><strong>Kronik Hastalığı Olanlar Daha Fazla Risk Altında</strong></h2>

<p>Uzm. Dr. Fatih Kartaler, özellikle hipertansiyon, kalp yetersizliği, koroner arter hastalığı ve ritim bozukluğu bulunan kişilerin sıcak havalardan daha fazla etkilendiğini vurguladı.</p>

<p>Kartaler, kontrolsüz tansiyonu bulunan, sigara kullanan, diyabet hastası olan veya kalp damar hastalığı riski taşıyan bireylerde aşırı sıcakların kalbin çalışma yükünü artırdığını belirterek vatandaşların dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Halı Saha Maçlarına Dikkat Çekti</strong></h2>

<p>Yaz aylarında uzun süre hareketsiz kaldıktan sonra ani ve yoğun egzersiz yapılmasının önemli risk oluşturduğunu ifade eden Kartaler, özellikle halı saha maçlarına katılan vatandaşları uyardı.</p>

<p>Kartaler, “Bilinen bir kalp hastalığı olmasa bile belirli aralıklarla kardiyolojik değerlendirmeden geçmek önemlidir. Göğüs ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı, bayılma veya efor sırasında aşırı yorulma gibi şikayetleri olan kişilerin mutlaka hekim kontrolünde değerlendirilmesi gerekir” dedi.</p>

<h2><strong>Gençlerde Ani Kalp Hastalıkları Artık Daha Fazla Gündemde</strong></h2>

<p>Son yıllarda genç yaşlarda görülen ani kalp hastalıklarına da dikkat çeken Kartaler, her ani kalp rahatsızlığının kalp krizinden kaynaklanmadığını belirtti.</p>

<p>Doğumsal kalp hastalıkları, kalp kası hastalıkları ve ritim bozukluklarının genç bireylerde önemli nedenler arasında yer aldığını ifade eden Kartaler, ailede genç yaşta ani ölüm öyküsü bulunan kişilerin mutlaka kardiyolojik muayene yaptırması gerektiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Kalp Sağlığını Korumak İçin Bu Kurallara Dikkat</strong></h2>

<p>Uzm. Dr. Fatih Kartaler, yaz aylarında kalp sağlığını korumak için şu önerilerde bulundu:</p>

<ul>
 <li>Gün içerisinde yeterli miktarda su tüketilmeli.</li>
 <li>Güneş ışınlarının yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında dışarı çıkılmamalı.</li>
 <li>Ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılmalı.</li>
 <li>Egzersizler sabah erken saatlerde veya akşam serinliğinde yapılmalı.</li>
 <li>Düzenli kullanılan kalp ve tansiyon ilaçlarının dozu doktora danışılmadan değiştirilmemeli.</li>
 <li>Göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, baş dönmesi ve baygınlık hissi gibi belirtiler hafife alınmamalı.</li>
</ul>

<p>Kartaler, sıcak havalarda alınacak basit önlemlerin kalp sağlığını korumada büyük önem taşıdığını belirterek vatandaşların özellikle yaz aylarında daha dikkatli davranmaları gerektiğini vurguladı.</p>

<p><img alt="" height="434" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/06/kalp-sagliginiz-icin-yaz-rehberi-uzmanindan-kritik-uyarilar-1.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="776" /></p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberx.com/kalp-sagliginiz-icin-yaz-rehberi-uzmanindan-kritik-uyarilar</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberxcom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberx-com/uploads/2026/06/kalp-sagliginiz-icin-yaz-rehberi-uzmanindan-kritik-uyarilar.png" type="image/jpeg" length="10212"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Manisa'dan Kritik Uyarı Sinsi İlerleyen Bu Hastalığa Dikkat!]]></title>
      <link>https://www.manisahaberx.com/manisadan-kritik-uyari-sinsi-ilerleyen-bu-hastaliga-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberx.com/manisadan-kritik-uyari-sinsi-ilerleyen-bu-hastaliga-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nöroloji Uzmanı Dr. Elif Bihter Öztürk Yılmaz, ALS hastalığının erken teşhisinin hayati önem taşıdığını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Manisa Şehir Hastanesi’nden ALS Farkındalığı Açıklaması</strong></h2>

<p><strong>Manisa Şehir Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Elif Bihter Öztürk Yılmaz</strong>, 21 Haziran Dünya ALS Günü dolayısıyla amiyotrofik lateral skleroz (ALS) hastalığına ilişkin açıklamalarda bulundu. Yılmaz, ALS’nin sinsi ilerleyen ve sinir sistemini etkileyen ciddi bir nörolojik hastalık olduğunu belirterek erken teşhisin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Dünya ALS Günü kapsamında yapılan açıklamada, hastalığın belirtileri, ilerleyişi ve mevcut tedavi yöntemleri hakkında bilgi verildi.</p>

<h2><strong>ALS Nedir?</strong></h2>

<p>Nöroloji Uzmanı Dr. Elif Bihter Öztürk Yılmaz, ALS’yi esas olarak istemli kas hareketlerinin kontrolünden sorumlu olan beyin ve omurilikteki sinir hücrelerinin hasar görmesi sonucu ortaya çıkan nadir bir hastalık grubu olarak tanımladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ALS hastalığının sinir hücrelerinde meydana gelen hasar nedeniyle kasların zamanla görevlerini yerine getirememesine yol açtığını belirten Yılmaz, hastalığın ilerleyici özellik taşıdığına dikkat çekti.</p>

<p><img alt="" height="874" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/06/als-nedir.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="700" /></p>

<h2><strong>İlk Belirtiler Kol ve Bacaklarda Görülebiliyor</strong></h2>

<p>ALS hastalığının erken dönem belirtilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dr. Elif Bihter Öztürk Yılmaz, hastalığın ilk aşamada kol ve bacaklarda asimetrik güçsüzlükle başlayabileceğini ifade etti.</p>

<p>Yılmaz, “Kaslarda erime, kramplar, seyirmeler, çabuk yorulma ile konuşma ve yutma güçlüğü ilk belirtiler arasında yer alıyor” dedi.</p>

<p>Uzmanlar, bu tür belirtilerin görülmesi durumunda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulmasının önem taşıdığını belirtiyor.</p>

<h2><strong>Hastalık İlerledikçe Belirtiler Artabiliyor</strong></h2>

<p>Açıklamada ALS’nin ilerleyen evrelerinde ortaya çıkabilecek semptomlara da yer verildi.</p>

<p>Dr. Elif Bihter Öztürk Yılmaz, hastalığın daha ileri dönemlerinde kaslarda ileri derecede güçsüzlük, kas kütlesinde belirgin azalma ve çiğneme ile yutma problemlerinde artış görülebildiğini ifade etti.</p>

<p>Hastalığın ilerleyici yapısı nedeniyle hastaların günlük yaşam aktivitelerinde zamanla daha fazla desteğe ihtiyaç duyabileceği belirtildi.</p>

<h2><strong>Kesin Tedavi Yöntemi Bulunmuyor</strong></h2>

<p>ALS hastalığının tamamen ortadan kaldırılmasına yönelik kesin bir tedavi yönteminin bulunmadığını belirten Yılmaz, mevcut tedavi uygulamalarının hastalığın etkilerini yönetmeye yönelik olduğunu söyledi.</p>

<p>Yılmaz, “Uygulanan tedaviler maalesef hastalığın daha önce yaptığı hasarı geri döndürmez fakat belirtilerin ilerlemesini yavaşlatabilir, ilave sorunları önleyebilir” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>Multidisipliner Yaklaşımın Önemi Vurgulandı</strong></h2>

<p>ALS hastalarının tedavi sürecinde multidisipliner yaklaşımın önemli rol oynadığına dikkat çeken Dr. Elif Bihter Öztürk Yılmaz, farklı sağlık branşlarının birlikte hareket etmesinin hastaların yaşam kalitesine katkı sağladığını belirtti.</p>

<p>Tedavi sürecinde temel hedefin hastaların günlük yaşamlarını daha rahat sürdürebilmelerine yardımcı olmak olduğunu ifade eden Yılmaz, “Buradaki temel amacımız, hastayı günlük yaşamında daha rahat ve bağımsız bir hale getirebilmektir” dedi.</p>

<h2><strong>Dünya ALS Günü’nde Farkındalık Çağrısı</strong></h2>

<p>Her yıl 21 Haziran’da çeşitli etkinliklerle anılan Dünya ALS Günü kapsamında uzmanlar, toplumda hastalığa yönelik farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çekiyor.</p>

<p>Manisa Şehir Hastanesi tarafından yapılan açıklamada da ALS hastalığının belirtilerinin bilinmesi, erken tanının sağlanması ve hastaların uygun sağlık hizmetlerine yönlendirilmesinin önem taşıdığı vurgulandı.</p>

<p>Uzmanlar, özellikle kas güçsüzlüğü, seyirme, konuşma ve yutma güçlüğü gibi belirtilerin dikkate alınması gerektiğini belirterek vatandaşları sağlık kontrollerini ihmal etmemeleri konusunda uyardı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>RAMAZAN KURUN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberx.com/manisadan-kritik-uyari-sinsi-ilerleyen-bu-hastaliga-dikkat</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 07:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberxcom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberx-com/uploads/2026/06/manisadan-kritik-uyari-sinsi-ilerleyen-bu-hastaliga-dikkati.png" type="image/jpeg" length="75159"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kulağındaki Ağrının Sebebi Japon Böceği Çıktı]]></title>
      <link>https://www.manisahaberx.com/kulagindaki-agrinin-sebebi-japon-bocegi-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberx.com/kulagindaki-agrinin-sebebi-japon-bocegi-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzun süre ağrı ve işitme kaybı çeken Ali Demir, doktorun başarılı müdahalesiyle sağlığına kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Alaşehirli Çiftçinin Kulağından Japon Böceği Çıkarıldı</strong></h2>

<p>Manisa’nın Alaşehir ilçesinde yaşayan çiftçi Ali Demir, kulağında yaşadığı ağrı ve işitme kaybı şikayeti nedeniyle hastaneye başvurdu. Yapılan muayenede, şikayetlerin nedeninin kulağına kaçan Japon böceği olduğu belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Alaşehir’de çiftçilik yapan 41 yaşındaki Ali Demir, son günlerde kulağında giderek artan ağrı ve işitme kaybı yaşadığını fark etti. Şikayetlerinin devam etmesi üzerine Salihli’de faaliyet gösteren özel bir hastaneye başvuran Demir, Kulak Burun Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Mehmet Türkyılmaz tarafından muayene edildi.</p>

<p><img alt="" height="686" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/06/alasehirli-ciftcinin-kulagindan-japon-bocegi-cikarildi.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<h2>Muayenede İlginç Gerçek Ortaya Çıktı</h2>

<p>Yapılan kulak muayenesinde Ali Demir’in sol kulağında ölü bir Japon böceği bulunduğu tespit edildi. Opr. Dr. Mehmet Türkyılmaz tarafından gerçekleştirilen müdahaleyle böcek başarılı bir şekilde çıkarıldı.</p>

<p>Muayene sonrası rahatladığını ifade eden Ali Demir, yaşadığı süreci anlatarak bağda çalıştığı sırada kulağına bir şey kaçtığını düşündüğünü söyledi.</p>

<h2>“İşitme Kaybı ve Ağrı Artmaya Başladı”</h2>

<p>Ali Demir, yaşadığı olayla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Bağda çalışırken kulağıma bir şey kaçtığını düşündüm. Gün geçtikçe kulağımda işitme kaybı ve ağrı hissetmeye başladım. Meğerse kulağımdaki rahatsızlığın nedeni Japon böceğiymiş. Ölü böcek, Kulak Burun Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Mehmet Türkyılmaz tarafından çıkarıldı.”</p>

<p><img alt="" height="895" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/06/muayenede-ilginc-gercek-ortaya-cikti.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<h2>Uzmandan Vatandaşlara Uyarı</h2>

<p>Kulak Burun Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Mehmet Türkyılmaz ise özellikle yaz aylarında benzer vakalarla daha sık karşılaştıklarını belirtti.</p>

<p>Türkyılmaz, kulak içerisine böcek veya yabancı cisim kaçması durumunda vatandaşların kendi imkanlarıyla müdahale etmeye çalışmaması gerektiğini vurgulayarak, en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna başvurulmasının önem taşıdığını ifade etti.</p>

<h2>Yaz Aylarında Vakalar Artabiliyor</h2>

<p>Uzmanlar, özellikle tarım alanlarında çalışanlar ile kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşların yaz aylarında böcek temasına karşı daha dikkatli olmaları gerektiğini belirtiyor. Kulakta ağrı, işitme kaybı, uğultu veya rahatsızlık hissi gibi belirtilerin ortaya çıkması halinde vakit kaybetmeden uzman hekime başvurulması öneriliyor.</p>

<p>Alaşehir’de yaşanan olay, erken müdahalenin önemini bir kez daha ortaya koyarken, sağlık uzmanları benzer durumlarda bilinçsiz müdahalelerin daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/06/kulagindaki-agrinin-sebebi-japon-bocegi-cikti-1.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberx.com/kulagindaki-agrinin-sebebi-japon-bocegi-cikti</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 19:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberxcom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberx-com/uploads/2026/06/kulagindaki-agrinin-sebebi-japon-bocegi-cikti.png" type="image/jpeg" length="18880"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Manisa’da Organ Bağışı Sayesinde 3 Hayat Kurtuldu]]></title>
      <link>https://www.manisahaberx.com/manisada-organ-bagisi-sayesinde-3-hayat-kurtuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberx.com/manisada-organ-bagisi-sayesinde-3-hayat-kurtuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Merkezefendi Devlet Hastanesi'nde gerçekleşen nakil süreci, bölgedeki organ bağışı farkındalığını artırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<h2><strong>Manisa’da Organ Bağışı Üç Hastaya Umut Oldu</strong></h2>

<p>Manisa’da beyin kanaması nedeniyle hayatını kaybeden emekli öğretmen Mesut Kuşçu’nun sağlığında yaptığı organ bağışı, organ nakli bekleyen üç hastaya umut oldu. Kuşçu’nun e-Nabız sistemi üzerinden yaptığı bağışın ardından gerçekleştirilen süreç, İzmir Organ Nakli Bölge Koordinasyon Merkezi’nde bir ilke sahne oldu.</p>

<p>Manisa Merkezefendi Devlet Hastanesi’ne dört gün önce tedavi amacıyla başvuran 67 yaşındaki emekli öğretmen Mesut Kuşçu’ya beyin kanaması teşhisi konuldu. Yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alınan Kuşçu’nun, doktorların tüm müdahalelerine rağmen beyin ölümü gerçekleşti.</p>

<p><img alt="" height="600" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/06/manisada-organ-bagisi-uc-hastaya-umut-oldu.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<h2>Organ Bağışı Kararı Sistem Üzerinden Tespit Edildi</h2>

<p>Manisa Merkezefendi Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Fatma Neslim Yağlı, hastanın sağlığında e-Nabız sistemi üzerinden organ bağışında bulunduğunun tespit edildiğini açıkladı.</p>

<p>Yağlı, beyin ölümü sürecinin tamamlanmasının ardından yapılan incelemelerde Mesut Kuşçu’nun organ bağışı kaydının bulunduğunu belirtti. Daha sonra aile ile görüşmeler gerçekleştirildi ve bağış süreci işletildi.</p>

<p>Başhekim Yağlı, hastanın daha önce verdiği organ bağışı kararının ailesiyle paylaşıldığını ve gerekli izinlerin ardından nakil sürecinin başlatıldığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="" height="602" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/06/organ-bagisi-karari-sistem-uzerinden-tespit-edildi.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<h2>İzmir Organ Nakli Bölge Koordinasyon Merkezi’nde Bir İlk</h2>

<p>Uzm. Dr. Fatma Neslim Yağlı, gerçekleştirilen bağışın bölgesel anlamda önemli bir gelişme olduğunu söyledi.</p>

<p>Yağlı açıklamasında, “Hastamızın beyin ölümü gerçekleştikten sonra sağlığında organ bağışında bulunduğu sistem üzerinden görüldü. Bu durumu ailesiyle paylaştık. Böylece organ bağışı yönünden hastanemizde ve Türkiye’deki 9 bölgeden biri olan, İzmir, Aydın, Manisa, Denizli, Kütahya, Muğla ve Uşak illerinin bağlı bulunduğu İzmir Organ Nakli Bölge Koordinasyon Merkezi’nde ‘Hayatta Bağıştan Kadaverik Bağışa’ bölgemizde bir ilk gerçekleşmiş oldu” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="" height="1063" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/06/izmir-organ-nakli-bolge-koordinasyon-merkezinde-bir-ilk.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<h2>Böbrekler ve Karaciğer Nakil Bekleyen Hastalara Gönderildi</h2>

<p>Organ bağışı sürecinin tamamlanmasının ardından hastaneye gelen nakil ekipleri tarafından operasyon gerçekleştirildi.</p>

<p>Yapılan operasyon sonucunda Mesut Kuşçu’nun iki böbreği ve karaciğeri alındı. Organlar, nakil bekleyen hastalara ulaştırılmak üzere ilgili nakil merkezlerine gönderildi.</p>

<p>Yetkililer, bağışlanan organların üç farklı hastaya umut olduğunu belirtti.</p>

<h2>Oğlu Mert Kuşçu’dan Organ Bağışı Çağrısı</h2>

<p>Mesut Kuşçu’nun oğlu Mert Kuşçu, babasının aldığı kararın örnek teşkil etmesini temenni etti.</p>

<p>Babasını kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşadıklarını ifade eden Kuşçu, sağlığında verdiği organ bağışı kararının üç kişiye umut olduğunu söyledi.</p>

<p>Mert Kuşçu, toplumda organ bağışı konusunda farkındalığın artmasını istediklerini belirterek, babasının kararının başka insanlara da örnek olmasını dilediklerini ifade etti.</p>

<p><img alt="" height="1063" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/06/bobrekler-ve-karaciger-nakil-bekleyen-hastalara-gonderildi.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<h2>Hatuniye Camii’nde Son Yolculuğuna Uğurlandı</h2>

<p>Öte yandan Mesut Kuşçu için Manisa’daki Hatuniye Camii’nde cenaze töreni düzenlendi.</p>

<p>Cenaze törenine MHP Şehzadeler İlçe Başkanı Şener Özten, Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Hakan Gürtunca, eğitim camiasından temsilciler, aile yakınları ve vatandaşlar katıldı.</p>

<p>Cami avlusunda taziyeleri oğlu Mert Kuşçu ve kızı Dilek Kuşçu Kurt kabul etti. Öğle namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası Mesut Kuşçu’nun naaşı, Muradiye Mahallesi Mezarlığı’nda bulunan aile kabristanında toprağa verildi.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/06/hatuniye-camiinde-son-yolculuguna-ugurlandi.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<h2>Organ Bağışının Önemi Bir Kez Daha Gündeme Geldi</h2>

<p>Mesut Kuşçu’nun sağlığında e-Nabız sistemi üzerinden yaptığı organ bağışı, organ nakli bekleyen hastalar açısından bağışın önemini bir kez daha gündeme taşıdı.</p>

<p>Gerçekleştirilen nakil süreciyle birlikte Kuşçu’nun iki böbreği ve karaciğeri ihtiyaç sahibi hastalara ulaştırılırken, organ bağışı sayesinde üç kişinin tedavi sürecine katkı sağlandı. Olay, organ bağışının toplum sağlığı açısından taşıdığı önemi bir kez daha ortaya koydu.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberx.com/manisada-organ-bagisi-sayesinde-3-hayat-kurtuldu</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 15:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberxcom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberx-com/uploads/2026/06/manisada-organ-bagisi-sayesinde-3-hayat-kurtuldu.png" type="image/jpeg" length="77279"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Manisa’da Migren Hastalarına Müjde Tedavi Başladı]]></title>
      <link>https://www.manisahaberx.com/manisada-migren-hastalarina-mujde-tedavi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberx.com/manisada-migren-hastalarina-mujde-tedavi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa Şehir Hastanesi Nöroloji Polikliniği, kronik migren hastaları için botulinum toksin uygulamasına başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<h2>Manisa Şehir Hastanesi’nde Kronik Migren Tedavisine Yeni Uygulama</h2>

<p>Manisa Şehir Hastanesi’nde kronik migren hastalarına yönelik botulinum toksin (botoks) tedavisi uygulanmaya başlandı. Hastane bünyesinde gerçekleştirilen uygulamanın, sık migren atakları yaşayan hastalar için yeni bir tedavi seçeneği sunduğu bildirildi.</p>

<p>Migren botoksu uygulaması hakkında açıklamalarda bulunan Dr. Zeynep Zerrin Göz, toplumda daha çok estetik uygulamalarla bilinen botulinum toksinin nörolojik hastalıkların tedavisinde de önemli bir kullanım alanına sahip olduğunu ifade etti.</p>

<h2>Botulinum Toksin Migren Tedavisinde de Kullanılıyor</h2>

<p>Nöroloji Uzmanı Dr. Zeynep Zerrin Göz, botulinum toksinin kronik migren tedavisinde bilimsel etkinliği kanıtlanmış yöntemlerden biri olduğunu belirtti.</p>

<p>Tedavinin; alın, şakaklar, ense, boyun ve omuz bölgesindeki belirli kas gruplarına düşük dozlarda enjeksiyon uygulanmasıyla gerçekleştirildiğini aktaran Göz, işlemin kısa sürede tamamlandığını ve hastaların günlük yaşamlarına aynı gün dönebildiğini söyledi.</p>

<h2>Tedavinin Etkisi Birkaç Hafta İçinde Başlıyor</h2>

<p>Migren botoksunun etkilerinin uygulamadan sonraki birkaç hafta içerisinde görülmeye başladığını ifade eden Göz, tedavinin yaklaşık 12 hafta boyunca etkisini sürdürebildiğini kaydetti.</p>

<p>Göz, migren botoksunun hastalığı tamamen ortadan kaldıran bir yöntem olmadığını belirterek şu bilgileri paylaştı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Ancak atakların sıklığında, süresinde ve ağrı şiddetinde belirgin azalma sağlayabilir."</p>

<p>Uzmanlar, özellikle kronik migren tanısı almış ve yaşam kalitesi olumsuz etkilenen hastalarda uygulamanın fayda sağlayabileceğini ifade ediyor.</p>

<h2>Tedavi Süreci Kişiye Özel Planlanıyor</h2>

<p>Tedavi planlamasının her hasta için ayrı değerlendirildiğini belirten Dr. Göz, hastanın tedaviye verdiği yanıta göre uygulamanın belirli aralıklarla tekrarlanabileceğini söyledi.</p>

<p>Uzman hekim tarafından yapılan değerlendirme sonucunda uygun görülen hastalarda tedavinin sürdürülebileceği belirtilirken, uygulamanın düzenli takip gerektirdiği ifade edildi.</p>

<h2>Her Baş Ağrısı Migren Anlamına Gelmiyor</h2>

<p>Migren botoksu tedavisine ilişkin önemli bir uyarıda bulunan Dr. Zeynep Zerrin Göz, her baş ağrısının migren olmadığını ve her migren hastasının da bu tedavi için uygun aday olmayabileceğini vurguladı.</p>

<p>Göz, tedavi kararının mutlaka uzman nöroloji hekimi tarafından verilmesi gerektiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>"Bu nedenle migren botoksu kararı mutlaka uzman nöroloji hekimi tarafından değerlendirilmelidir. Baş ağrısıyla yaşamak zorunda değilsiniz. Uygun tedavi ve doğru yaklaşımla yaşam kalitenizi yeniden kazanabilirsiniz."</p>

<h2>Vatandaşlar Nöroloji Polikliniğine Başvurabilecek</h2>

<p>Yetkililer, migren botoksu uygulamasının Manisa Şehir Hastanesi’nde hizmet vermeye başladığını açıkladı.</p>

<p>Tedavi hakkında ayrıntılı bilgi almak ve değerlendirme sürecine dahil olmak isteyen vatandaşların, Manisa Şehir Hastanesi Nöroloji Polikliniklerine başvurabilecekleri bildirildi.</p>

<p>Kronik migren hastalarının yaşam kalitesini artırmayı hedefleyen uygulamanın, uzman hekim kontrolünde ve kişiye özel planlama ile sürdürüleceği belirtildi.</p>

<p><img alt="" height="450" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/06/manisada-migren-hastalarina-mujde-tedavi-basladi-1.png" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberx.com/manisada-migren-hastalarina-mujde-tedavi-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberxcom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberx-com/uploads/2026/06/manisada-migren-hastalarina-mujde-tedavi-basladi.png" type="image/jpeg" length="89656"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Manisa’da Büyük Fedakarlık 7 Hastaya Umut Oldu]]></title>
      <link>https://www.manisahaberx.com/manisada-buyuk-fedakarlik-7-hastaya-umut-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.manisahaberx.com/manisada-buyuk-fedakarlik-7-hastaya-umut-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beyin ölümü gerçekleşen Metin Görgülü’nün bağışlanan organları farklı illerdeki 7 hastaya nakledildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2><strong>Beyin Kanaması Nedeniyle Tedavi Görüyordu</strong></h2>

<p><strong>Manisa’nın Salihli ilçesinde</strong> yaşayan 45 yaşındaki Metin Görgülü, geçirdiği beyin kanaması nedeniyle Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi’nde tedavi altına alındı.</p>

<p>İki çocuk babası olduğu öğrenilen Görgülü için hastanede yoğun bakım sürecinde gerekli tüm tıbbi müdahaleler gerçekleştirildi. Ancak doktorların tüm çabalarına rağmen Metin Görgülü’nün beyin ölümü gerçekleşti.</p>

<h2><strong>Ailesi Organ Bağışına Onay Verdi</strong></h2>

<p>Beyin ölümünün kesinleşmesinin ardından hastane yetkilileri tarafından aile ile organ bağışı konusunda görüşme yapıldı. Yapılan görüşmeler sonucunda Metin Görgülü’nün eşi Havva Görgülü, organ bağışına onay verdi.</p>

<p>Alınan kararın ardından Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi’nde organ nakli ekipleri tarafından operasyon planlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Yaklaşık 8 Saat Süren Operasyon Gerçekleştirildi</strong></h2>

<p>Organ ve doku nakli için gerçekleştirilen operasyon yaklaşık 8 saat sürdü. Operasyonun ardından alınan organ ve dokular, nakil bekleyen hastalara ulaştırılmak üzere ilgili sağlık kuruluşlarına gönderildi.</p>

<p>Yapılan açıklamaya göre, Metin Görgülü’nün böbrekleri Pamukkale Üniversitesi ve Ege Üniversitesi’ne gönderildi. Karaciğeri Ege Üniversitesi’nde tedavi bekleyen bir hastaya nakledilmek üzere sevk edildi.</p>

<p>Kalp kapağı, kalp kası ve diz kıkırdağı İstanbul’daki Koç Üniversitesi’ne gönderilirken, kornealar ise <strong>Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi</strong>’nde değerlendirilecek.</p>

<p><img alt="" height="1067" src="https://manisahaberxcom.teimg.com/manisahaberx-com/uploads/2026/06/yaklasik-8-saat-suren-operasyon-gerceklestirildi.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<h2>“7 Kişiye Umut Verdi”</h2>

<p>Metin Görgülü’nün eşi Havva Görgülü, eşinin yaşamı boyunca yardımsever bir insan olduğunu belirtti.</p>

<p>Havva Görgülü yaptığı açıklamada, “Gerçekten çok iyi bir insandı. Herkesin yardımına koşardı. Giderken de iyilikleriyle umut oldu. 7 kişiye umut verdi. Organ bağışı konusunda herkes duyarlı olmalı” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>Organ Bağışının Önemi Vurgulandı</h2>

<p><strong>Manisa Celal Bayar Üniversitesi</strong> Organ ve Doku Nakil Koordinatörü ve Anestezi ve Reanimasyon<strong> Yoğun Bakım Uzmanı Prof. Dr. Gönül Tezcan Keleş</strong>, organ bağışının hayati önem taşıdığını belirtti.</p>

<p>Prof. Dr. Gönül Tezcan Keleş, beyin ölümü gerçekleşen hastalarda ailelerin verdiği bağış kararlarının başka hastalara yaşam şansı sunduğunu ifade ederek, Türkiye’de organ bağışı konusunda farkındalığın her geçen gün arttığını söyledi.</p>

<h2>“Organ Nakli Tek Tedavi Seçeneği”</h2>

<p>Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İsmet Topçu da organ bağışının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Prof. Dr. İsmet Topçu, hastanenin bu yıl ikinci organ donörünü kazandırdığını belirterek, bağışlanan organ ve dokuların toplam 7 hastaya umut olacağını ifade etti. Organ bekleyen birçok hasta için tek tedavi seçeneğinin organ nakli olduğunu vurgulayan Topçu, aileye gösterdikleri duyarlılık nedeniyle teşekkür etti.</p>

<h2>Organ Bağışı Hayat Kurtarıyor</h2>

<p>Sağlık Bakanlığı verilerine göre organ nakli bekleyen binlerce hasta bulunurken, organ bağışı sayesinde birçok hasta yeniden sağlığına kavuşma şansı elde ediyor. Uzmanlar, beyin ölümü gerçekleşen hastalarda ailelerin vereceği organ bağışı kararlarının, başka hayatların kurtarılmasında önemli rol oynadığını belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.manisahaberx.com/manisada-buyuk-fedakarlik-7-hastaya-umut-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 00:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://manisahaberxcom.teimg.com/crop/1280x720/manisahaberx-com/uploads/2026/06/manisada-buyuk-fedakarlik-7-hastaya-umut-oldu.png" type="image/jpeg" length="62775"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
