MANİSA ŞEHİT GAZİ AİLELERİ KORUMA VE KALKINDIRMA DERNEĞİ
Genel Başkanı İbrahim SAGUN
MİLLETİN VİCDANINA VE TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ’NE AÇIK ÇAĞRIMIZDIR
Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası, vatanın bölünmez bütünlüğü ve milletimizin huzuru için canlarını feda eden aziz şehitlerimizin hatırası; hiçbir siyasi hesapla, hiçbir pazarlıkla, hiçbir müzakere başlığı altında gölgelenemez.
Yıllarca “terörle mücadele” diyerek evlatlarımızı dağa taşa gönderenler; bugün aynı terör örgütü ve onun elebaşı hakkında “umut”, “müzakere”, “yasal düzenleme” gibi ifadeler kullanıyorsa, bunun hesabını önce milletin vicdanına, sonra da hukuka vermek zorundadır.
Biz soruyoruz:
Aziz şehitlerimizin mezarına gidip sordunuz mu?
Hayatlarının baharında toprağa verdiğimiz evlatlarımızın annelerine, babalarına danıştınız mı?
Uzuvlarını kaybetmiş, yatağa mahkûm kalmış gazilerimize “ne düşünüyorsunuz?” diye sordunuz mu?
Helva başkasının evinde pişiyorsa tatlı gelebilir.
Ama o helvayı pişiren ocağın ateşi, şehit evinin sönmeyen ateşidir.
HUKUKÎ BOYUT
Anayasal Çerçeve
Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yapılacak her düzenleme:
Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti ilkesine,
3. maddesinde yer alan devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne,
66. maddesinde düzenlenen Türk vatandaşlığı tanımına
ve başlangıç hükümlerinde yer alan milli birlik ve beraberlik ruhuna aykırı olamaz.
Terör eylemleri, doğrudan Anayasa’nın 14. maddesi kapsamında, temel hak ve özgürlüklerin kötüye kullanılmasıdır.
Terör Suçları ve Af Meselesi
PKK, Türkiye Cumhuriyeti tarafından terör örgütü olarak tanımlanmıştır.
Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu kapsamında:
Devlete karşı silahlı isyan,
Kasten öldürme,
Kamu görevlisine yönelik terör eylemleri,
Ülke bütünlüğünü bozma
gibi suçlar en ağır suç kategorisindedir.
Anayasa’nın 87. maddesine göre genel af yetkisi Meclis’e aittir; ancak:
Af düzenlemesi siyasi değil, hukuki bir zorunluluk gerektirir.
Terör suçları için çıkarılacak özel düzenleme, mağdur hakları ve adalet ilkesi açısından ciddi tartışma doğurur.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları da ağır insan hakları ihlallerinde cezasızlığı meşru görmez.
Mağdur Hakları ve Devletin Yükümlülüğü
Şehit aileleri ve gaziler sadece “duygusal taraf” değildir; aynı zamanda hukuki mağdurlardır.
Devletin yükümlülükleri:
Yaşam hakkını koruma (AİHS madde 2),
Etkili soruşturma yürütme,
Cezasızlığa izin vermeme,
Mağdurun onurunu koruma.
Terör eylemlerinde mağdur olan vatandaşların rızası olmaksızın yapılacak geniş kapsamlı af veya özel düzenlemeler, adalet duygusunu zedeler ve hukuk devletine zarar verir.
SİYASİ VE ETİK BOYUT
Seçim dönemlerinde verilen sözlerin tam tersine politikalar geliştirilmesi, temsil krizine yol açar.
Milletin güvenliği ve birliği gibi hayati konular kapalı kapılar ardında değil, şeffaf biçimde tartışılmalıdır.
“Hangi maddeler değiştirilecek?” sorusu cevapsız bırakılamaz.
Anayasa değişikliği gibi temel konular millet iradesi olmadan yürütülemez.
AÇIK TALEBİMİZ
Terör örgütü ve elebaşlarıyla ilgili herhangi bir düzenleme planlanıyorsa, maddeleri açıkça kamuoyuna açıklansın.
Şehit aileleri ve gazilerle resmi istişare mekanizması kurulsun.
Anayasa değişikliği tartışmaları şeffaf yürütülsün.
Terör suçlarını kapsayan herhangi bir özel düzenleme yapılacaksa, bunun hukuki gerekçesi ve sınırları net şekilde ortaya konulsun.
NET DURUŞUMUZ
Biz;
Terörle müzakereye karşıyız.
Terör suçlularına özel yasal düzenlemelere karşıyız.
Devletin üniter yapısını zayıflatacak anayasa değişikliklerine karşıyız.
Şehit kanı üzerinden siyasi manevralara karşıyız.
Bu milletin evlatları toprağa düşerken kimse yarın bir gün siyasi konjonktüre göre hafızasını sıfırlayamaz.
Sayın Vekiller;
Sadece etrafınızdaki alkışlayanları değil, şehit annesinin gözyaşını da görün.
Gazinin tekerlekli sandalyesini de görün.
Yetimin bayram sabahını da görün.
Millet açık ve net cevap istiyor.
Vatan uğruna toprağa düşenlerin hatırası, siyasi pazarlık konusu yapılamaz.
Saygılarımızla,
İbrahim SAGUN
Manisa Şehit Gazi Aileleri Koruma ve Kalkındırma Derneği
Genel Başkanı