TARİHE NOT: TERÖRE KARŞI DEVLET AKLI, FİLİSTİN’DE ADALET VE TÜRK–İSLAM KARDEŞLİĞİ
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, köklü tarihi, güçlü kurumları ve millet–devlet bütünlüğüyle teröre karşı tavizsiz bir duruş sergilemektedir. Yıllardır farklı isimler altında sahnelenen terör örgütleri, sadece Türkiye’nin değil, bölge halklarının da huzurunu hedef almakta; emperyalist ve siyonist projelerin taşeronluğunu yapmaktadır.
Terör Örgütleri ve Uluslararası Hukuk Açısından Meşruiyetsizlik
YPG/PKK ve benzeri yapılar, uluslararası hukuka göre silahlı terör örgütüdür.
Birleşmiş Milletler kararları, NATO belgeleri ve Avrupa Birliği kayıtlarında bu örgütlerin;
Sivil hedefleri esas aldığı
Çocuk savaşçı kullandığı
Etnik ayrımcılığı körüklediği
Devletlerin toprak bütünlüğünü tehdit ettiği
açıkça kayıt altındadır.
Bir terör örgütünün, başka bir devlet ya da güç odağı tarafından desteklenmesi; BM Şartı’nın 2/4 maddesine, yani devletlerin egemenliğine ve iç işlerine karışmama ilkesine açık aykırılıktır.
Türkiye’nin yürüttüğü Terörsüz Türkiye politikası, bir güvenlik tercihi değil;
egemenlik hakkıdır,
meşru müdafaa hakkıdır,
uluslararası hukuktan doğan bir zorunluluktur.
Bu mücadeleden asla vazgeçilmeyecektir.
Filistin Meselesi: İşgal, Apartheid ve Soykırım Hukuku
Filistin topraklarında yaşananlar bir “çatışma” değil;
işgal,
apartheid,
sistematik insan hakları ihlali,
soykırım suçları kapsamında değerlendirilmesi gereken fiillerdir.
Uluslararası hukuka göre:
1949 Cenevre Sözleşmeleri sivillerin korunmasını zorunlu kılar
Roma Statüsü sivillere yönelik saldırıları savaş suçu sayar
BM Genel Kurulu kararları, İsrail’in işgalini gayrimeşru kabul eder
Buna rağmen İsrail yönetimi;
Hastaneleri bombalamakta
Gazetecileri ve çocukları hedef almakta
Açlığı ve susuzluğu silah olarak kullanmaktadır
Bu durum, insanlığa karşı suç niteliğindedir.
Filistin halkının direnişi;
terör değil,
işgale karşı meşru savunmadır.
Sözde Demokrasi Maskesi Altında Bölgeyi Kana Bulayanlar
Bazı küresel güçler, “demokrasi”, “özgürlük” ve “insan hakları” söylemleriyle;
Ortadoğu’yu parçalamış
Etnik ve mezhepsel çatışmaları körüklemiş
Milyonlarca insanın ölümüne sebep olmuştur
İran, Suriye, Irak ve Filistin üzerinde yürütülen bu projelerin ortak noktası şudur:
Böl, yönet, sömür.
Ancak artık dünya bu oyunu görmektedir.
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettiği gibi:
“Dünya beşten büyüktür.”
Bu söz, sadece bir cümle değil; küresel adaletsizliğe karşı bir itirazdır.
Türk–Kürt Kardeşliği ve Devlet–Millet Birliği
Türk ve Kürt halkı bin yıldır aynı safta durmuş,
aynı bayrak altında yaşamış,
aynı şehitlikte omuz omuza yatmıştır.
Terör örgütleri;
Kürtleri temsil etmez,
Türk–Kürt kardeşliğinin düşmanıdır.
Türk Devleti;
Kürt vatandaşlarını bağrına basar
Terörü ise kararlılıkla ezer
Bu ayrım nettir, kesindir ve tartışmasızdır.
Devlet Aklı, Millet İradesi ve Tarihin Hükmü
Bu memleket sahipsiz değildir.
Bu millet kandırılmaz.
Bu devlet diz çöktürülmez.
Mazlumların ahı yerde kalmaz.
Zulüm ile abad olunmaz.
Hak, er ya da geç galip gelir.
Bugün Filistin’de direnen irade,
yarın insanlığın vicdanı olacaktır.
TARİHE NOT DÜŞÜYORUZ:
Yaşasın Türk–İslam Birliği
Yaşasın Türk–Kürt kardeşliği
Yaşasın Filistin’in özgürlüğü
Kahrolsun emperyalizm ve siyonist zulüm düzeni
Güneşin doğmasına az kalmıştır.
Zafer, hakka inananların olacaktır.