Önder Aydın: Üzümde Yalnızca TMO Müdahalesi Yetmez

Manisa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Önder Aydın, yaklaşan üzüm hasadı öncesinde üreticinin fiyat beklentisini ve sektörün uzun yıllardır çözülemeyen yapısal sorunlarını değerlendirdi. Aydın, artan üretim maliyetlerine karşılık kuru üzüm fiyatlarının gerilemesinin çiftçiyi zor durumda bıraktığını belirtti.

Türkiye’nin çekirdeksiz Sultaniye üzüm üretim merkezlerinden Manisa’da çiftçilerin bir yandan hasat hazırlığı yaptığını, diğer yandan ürünlerini hangi fiyattan satacaklarını düşündüğünü ifade eden Aydın, piyasadaki fiyat hareketliliğinin üretici açısından ciddi bir belirsizlik oluşturduğunu söyledi.

“Ürün fiyatı düşerken maliyetler yükseliyor”

Piyasada kuru üzümün kilogram fiyatının 80 lira seviyelerine kadar gerilediğini, geçen sezonun ise yaklaşık 120 liralık fiyatla başladığını belirten Aydın, çiftçinin maliyetlerinin aynı dönemde artmaya devam ettiğine dikkat çekti.

Mazot, gübre, zirai ilaç ve işçilik giderlerindeki yükselişi hatırlatan Aydın, üreticinin yalnızca geçen yılın fiyatını korumak istemediğini, üretime devam edebileceği sürdürülebilir bir gelir beklediğini kaydetti.

Üreticinin gözü TMO’nun açıklayacağı fiyatta

Manisa üzüm üreticisinin Toprak Mahsulleri Ofisinden piyasayı dengeleyecek bir alım fiyatı beklediğini dile getiren Aydın, TMO’nun devreye girmesinin üreticinin ürününü değerinde satabilmesi açısından önemli olduğunu vurguladı.

Geçen yıl 120 lira seviyesinden başlayan bir ürün için bu yıl daha düşük fiyatın kabul edilmek istenmemesini anlaşılır bulduğunu belirten Aydın, konunun yalnızca yüksek bir alım fiyatı açıklanmasından ibaret olmadığını ifade etti.

Aydın, TMO’nun alacağı ürün miktarı, depolama kapasitesi, stok maliyeti ve ürünün daha sonra hangi fiyattan satılacağı gibi konuların da birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Turgutlu'da üzüm bağlarında çapraz pestisit denetimi gerçekleştirildi
Turgutlu'da üzüm bağlarında çapraz pestisit denetimi gerçekleştirildi
İçeriği Görüntüle

TMO’nun stok yüküne dikkat çekti

Sektörde geçen sezon TMO’nun yaklaşık 14 bin ton üzüm aldığı ve bunun yaklaşık 7 bin tonunun hâlâ depolarda bulunduğunun ifade edildiğini aktaran Aydın, yeni sezon için dile getirilen yüksek alım beklentisinin ciddi bir mali planlama gerektirdiğini belirtti.

Yeni sezon rekoltesinin yaklaşık 350 bin ton olabileceğinin konuşulduğunu kaydeden Aydın, bazı üretici çevrelerinin TMO’dan 170 bin tona yakın alım beklediğini söyledi.

Üreticinin beklentisini karşılayabilecek fiyat ile dünya pazarındaki satış şartları arasında fark oluşabileceğine işaret eden Aydın, yüksek bedelle alınan ürünün dış pazarda daha düşük fiyattan satılması durumunda ortaya çıkacak maliyetin kamu kaynaklarından karşılanacağını belirtti.

“İç tüketimi ve katma değerli üretimi artırmalıyız”

Türkiye’nin ürettiği kuru üzümü iç piyasada yeterince değerlendiremediğini savunan Aydın, ürünün günlük beslenmede ve farklı gıda ürünlerinde daha fazla kullanılması gerektiğini söyledi.

Kuru üzümün okullardaki beslenme programlarında ve toplu tüketim alanlarında değerlendirilmesinin iç talebe katkı sağlayabileceğini belirten Aydın, iç pazarın tek başına ihracatın yerini alamayacağını da vurguladı.

Aydın, üzümün yalnızca ham ürün olarak satılması yerine işlenerek katma değeri yüksek ürünlere dönüştürülmesi, markalaşmanın desteklenmesi ve yeni tüketim alanlarının oluşturulması gerektiğini ifade etti.

Dünya pazarındaki rekabet artıyor

Özbekistan, Çin, Kazakistan ve Güney Amerika’daki üretici ülkelerin dünya kuru üzüm pazarındaki etkinliğinin arttığına dikkat çeken Aydın, Manisa üzümünün kalite ve üretim deneyimi bakımından önemli avantajlara sahip olduğunu söyledi.

Buna rağmen üretim ve pazarlama yöntemlerinin geliştirilmemesi halinde Türkiye’nin gelecek yıllarda pazar kaybı yaşayabileceği uyarısında bulunan Aydın, mevcut ihracat pazarlarının korunmasının yanı sıra yeni pazarlara ulaşılması gerektiğini belirtti.

“Yalnızca devlet alsın demek kalıcı çözüm değil”

Devletin gerektiğinde piyasaya müdahale ederek üreticiyi korumasının önemli olduğunu söyleyen Aydın, TMO’nun her sezon yüksek miktarda ürün alıp depolayan bir kuruma dönüştürülmesinin sürdürülebilir olmayacağını savundu.

Üreticinin tüccar karşısında güçlenmesi için kooperatiflerin ve üretici birliklerinin daha etkin çalışması gerektiğini kaydeden Aydın; ortak depolama, işleme, paketleme ve pazarlama modellerinin geliştirilmesi çağrısında bulundu.

Aydın, “Her yıl hasat döneminde yalnızca ‘Devlet ürünü alsın’ demek kronikleşen sorunu çözmüyor. Üreticinin güçlü biçimde örgütlenmesi ve ürününü kendi imkânlarıyla pazarlayabileceği yapının kurulması gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

Manisa üzümü için planlı üretim çağrısı

Üzüm sektöründe her yıl fiyat, rekolte ve TMO müdahalesinin konuşulduğunu belirten Önder Aydın, üretim başlamadan önce iç tüketim, ihracat kapasitesi, stok miktarı ve çiftçinin sürdürülebilir gelirinin birlikte hesaplanması gerektiğini söyledi.

Manisa üzümünün geleceğinin yalnızca bu sezon açıklanacak fiyata bağlı olmadığını vurgulayan Aydın, üreticinin, kamunun ve ihracat sektörünün birlikte kazanacağı uzun vadeli bir tarım politikasına ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.

Kaynak: haber merkezi