Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi’nden Sahur Açıklaması
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi’nden Diyetisyen Hale Aslantaş, Ramazan ayında dengeli ve bilinçli beslenmenin önemine dikkat çekti. Aslantaş, Ramazan’ın yalnızca bir ibadet dönemi değil, aynı zamanda vücudun biyolojik ritmini yeniden düzenleme süreci olduğunu belirtti.
Ramazan süresince uzun saatler aç kalındığını hatırlatan Aslantaş, gün içinde enerji dengesinin korunabilmesi için sahurun ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etti. Açlık süresinin ortalama 14-16 saati bulduğunu belirten Aslantaş, bu sürecin doğru planlanması gerektiğini vurguladı.
Sahur Metabolik Hazırlık Niteliği Taşıyor
Diyetisyen Hale Aslantaş, Ramazan’da en sık yapılan hatalardan birinin sahura kalkmamak olduğunu belirtti. Sahurun, gün boyunca sürecek açlık için metabolik bir hazırlık anlamına geldiğini ifade eden Aslantaş, protein, lif ve sağlıklı yağ içeren bir öğünün tokluk süresini uzattığını söyledi.
İdeal bir sahur tabağında 2 yumurta ya da 1 yumurta ile birlikte lor peyniri veya yoğurt, 1-2 dilim tam tahıllı ekmek ya da yulaf, zeytin, avokado veya ceviz gibi sağlıklı yağ kaynakları, bol yeşillik ve 2-3 bardak su bulunması gerektiğini belirtti.
Sadece beyaz ekmek, börek veya reçel gibi basit karbonhidrat ağırlıklı beslenmenin ise kan şekerinde hızlı dalgalanmalara yol açabileceğini kaydetti. Bu durumun gün içinde baş ağrısı, halsizlik ve erken acıkma gibi şikayetlere neden olabileceğini ifade etti.
İftarda Dengeli ve Kontrollü Tüketim
Aslantaş, iftar saatinde ani ve yüksek karbonhidrat yüklemesinden kaçınılması gerektiğini belirtti. En sağlıklı yöntemin 1 hurma ve suyla orucu açmak, ardından 1 kase çorba içerek 10 dakika ara vermek olduğunu söyledi. Bu uygulamanın mide ve pankreas üzerindeki ani yükü azalttığını ifade etti.
Ana öğünde 100-150 gram tavuk, balık, kırmızı et veya kurubaklagil tüketilebileceğini belirten Aslantaş, bulgur ve karabuğday gibi kompleks karbonhidratların tercih edilmesini önerdi. Bol salata tüketiminin sindirimi desteklediğini, yoğurt veya ayranın da mideyi rahatlattığını kaydetti.
Tatlı tüketiminin haftada 1-2 kezle sınırlandırılması gerektiğini belirten Aslantaş, sütlü tatlıların şerbetli tatlılara göre daha dengeli bir seçenek olduğunu söyledi. Ramazan pidesinin ise porsiyon kontrolüyle tüketilmesi gerektiğini ifade etti.
Su Tüketimi ve Fiziksel Aktivite
İftar ile sahur arasında 2 ila 2,5 litre su tüketilmesi gerektiğini belirten Aslantaş, çay ve kahvenin suyun yerini tutmadığını vurguladı. Yetersiz sıvı tüketiminin baş ağrısı ve halsizliğe yol açabileceğini belirtti.
İftardan 1 ila 1,5 saat sonra yapılacak 20-30 dakikalık hafif tempolu yürüyüşün kan şekerini dengelediğini ve sindirimi kolaylaştırdığını söyledi.
Oruç Kimler İçin Risk Oluşturabilir?
Diyetisyen Hale Aslantaş, kontrolsüz diyabet hastaları, sık hipoglisemi yaşayan bireyler, ileri kalp yetmezliği bulunan hastalar, kronik böbrek rahatsızlığı olanlar ve aktif kanser tedavisi gören kişiler için uzun süreli açlığın sakıncalı olabileceğini ifade etti.
Riskli gebelik yaşayan kadınların ve ilaç saatleri kritik olan nörolojik hastaların da mutlaka hekim kontrolünde karar vermesi gerektiğini belirtti.
Ramazan ayının beden disiplinini destekleyen bir dönem olduğunu belirten Aslantaş, ölçülü ve dengeli beslenmenin hem gün içindeki enerji seviyesini hem de genel sağlığı doğrudan etkilediğini ifade etti.