Ege Bölgesi Haberleri

Meğer Anlamı Başkaymış! Mürekkep Yalamanın Gerçek Hikayesi

"Çok hata yaptım" demekmiş! Hattat İlkay Kanar, günlük dildeki o meşhur deyimin hat sanatındaki kökenini anlattı.

Abone Ol

Hat Sanatının Derinlikleri Usta İsimden

Geleneksel yazı sanatının yaşayan ustalarından İlkay Kanar, 28 yıllık sanat hayatında edindiği bilgi ve tecrübeleri paylaştı. Edirne’de çalışmalarını sürdüren Kanar, hat sanatının yalnızca estetik bir uğraş olmadığını, aynı zamanda manevi yönü güçlü bir disiplin olduğunu ifade etti.

Hat sanatında icazetin sadece teknik yeterliliğe değil, aynı zamanda sanatçının ahlaki duruşuna da verildiğini belirten Kanar, bu sanatın köklü bir geleneğin parçası olduğunu vurguladı.

Kağıdın Hazırlık Süreci Bir Yılı Buluyor

Hat sanatında kullanılan malzemelerin büyük bir titizlikle hazırlandığını belirten Kanar, yazı yazılacak kağıdın uzun bir süreçten geçtiğini anlattı. Asitsiz kağıtların çay, kahve ve bitki özleriyle boyanarak eskitildiğini ifade eden Kanar, ardından nişasta, yumurta akı ve şap karışımıyla yapılan “ahar” işleminin uygulandığını söyledi.

Bu işlemlerin ardından kağıdın yazıya hazır hale gelmesi için en az bir yıl dinlenmesi gerektiğini belirten Kanar, bu sürecin hat sanatındaki sabır gereksinimini ortaya koyduğunu dile getirdi.

“Çok Mürekkep Yaladım” Deyiminin Hikayesi

Günlük hayatta sıkça kullanılan “çok mürekkep yaladım” deyiminin gerçek anlamına da değinen Kanar, bu ifadenin bir özeleştiri içerdiğini belirtti. Yazı sırasında yapılan hataların kimyasal müdahale olmadan dil ile temizlendiğini söyleyen Kanar, bu durumun deyime farklı bir anlam kazandırdığını ifade etti.

Bu sözün aslında “çok hata yaptım” anlamına geldiğini belirten Kanar, hat sanatının öğrenme sürecinde hataların önemli bir yer tuttuğunu dile getirdi.

Geleneksel Mürekkep Yapımı

Hat sanatında kullanılan mürekkebin de özel yöntemlerle hazırlandığını aktaran Kanar, eski ustaların duman isi, arap zamkı ve zemzem suyunu bir araya getirerek mürekkep elde ettiğini söyledi.

Bu karışımın havanlarda yaklaşık 20 bin tokmak darbesiyle dövüldüğünü ifade eden Kanar, her darbenin bir zikirle eşlik edildiğini belirtti. Bu sürecin sonunda elde edilen mürekkebin yüzyıllarca dayanabilecek kalitede olduğunu vurguladı.

Kalem Yongaları ve Geleneksel Vasiyet

Hat sanatının en dikkat çeken geleneklerinden birinin kalem yongaları olduğunu ifade eden Kanar, hattatların kalem açarken ortaya çıkan ahşap parçalarını sakladığını söyledi.

Bu yongaların, hattat vefat ettiğinde naaşının yıkanacağı suyun ısıtılmasında kullanıldığını belirten Kanar, bu geleneğin sanatın manevi yönünü yansıttığını dile getirdi. Masasında biriktirdiği yongaların kendisi için sürekli bir hatırlatıcı olduğunu ifade eden Kanar, bu geleneğin hayatın geçiciliğini ve dürüstlüğü hatırlattığını belirtti.

Hat Sanatı Sabır ve Disiplin Gerektiriyor

Hat sanatının uzun bir eğitim ve disiplin süreci gerektirdiğini vurgulayan Kanar, bu sanatın sadece yazı yazmaktan ibaret olmadığını ifade etti. Sabır, edep ve istikrarın bu sanatın temel unsurları olduğunu belirten Kanar, hat sanatının aynı zamanda bir yaşam biçimi olduğunu dile getirdi.

Sanatın, bireyin iç dünyasını şekillendiren bir yolculuk olduğunu ifade eden Kanar, bu yolculuğun her aşamasında öğrenmenin devam ettiğini sözlerine ekledi.