İzmirli Yönetmen Evrim İnci Belgesel Sinemada Öne Çıkıyor
Evrim İnci, son yıllarda Türkiye’de ödül alan belgesel yapımlarıyla dikkat çeken isimler arasında yer alıyor. İzmirli yönetmenin imzasını taşıyan yapımlar yaklaşık 150 festivalde gösterime girerken, filmler toplamda 50’ye yakın ödül kazandı.
Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü mezunu olan İnci, özellikle bağımsız kısa metraj belgesel çalışmalarıyla öne çıkıyor. Kariyeri boyunca farklı kurumlar ve televizyon kanalları için çeşitli projelerde görev alan yönetmen, 2020 yılından itibaren bağımsız belgesel sinemaya ağırlık verdi.
“Abella’nın Yolculuğu” Türkiye’de Öne Çıktı
2020 yılında yapımcılığını üstlendiği “Abella’nın Yolculuğu” adlı belgesel, Türkiye’de en fazla ödül alan ikinci belgesel yapımlardan biri oldu.
Bir yıl sonra yönetmenliğini yaptığı “Bulak” belgeseli ise Türkiye’de en çok ödül alan belgesel film olarak kayıtlara geçti. Başarılı yönetmen, 2023 yılında çektiği “Duvar” isimli yapımla yeniden Türkiye’de en çok ödül alan ikinci belgesel unvanını elde etti.
2025 yılında görüntü yönetmenliği ve yapım sorumluluğunu üstlendiği “Baletler Köyü” adlı yapım da ödül alan belgeseller arasında yer aldı.
Belgesel Sinemaya Üniversite Yıllarında Yöneldi
Evrim İnci, belgesel sinemaya yönelme kararının üniversite yıllarında şekillendiğini belirtti. Eğitim sürecinde özellikle uygulamalı derslerin kariyer seçiminde etkili olduğunu ifade eden İnci, gerçek yaşam hikâyelerine olan ilgisinin bu dönemde arttığını söyledi.
İnci, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Üniversitemizde son derece iyi eğitim aldık. O yıllardan itibaren kurmaca olaylardan çok gerçeğe yakın meseleler ilgimi daha çok çekiyor. Üniversitenin ilk yıllarında aldığım derslerde özellikle TRT’den gelen ve uygulamalı dersler veren hocalardan hem kurmaca hem de belgeseli görme ve deneyimleme şansım oldu. Burada ilerlemem gereken türe karar verdim ve yaklaşık on iki yıldır belgesel sinemacı olarak yoluma devam ediyorum.”
Zorlu Çekim Süreçleri Yaşadı
Belgesel çekimlerinin zaman zaman sıra dışı deneyimler içerdiğini belirten yönetmen, kariyeri boyunca unutamadığı birçok an yaşadığını ifade etti.
Çekim süreçlerinde karşılaştığı zorluklara ilişkin konuşan İnci, şu örnekleri verdi:
“-20 derecede Çıldır Gölü’nde çekim yapmak, kurtlarla görüntü almak ya da mayınlı arazilerde yürümek zorunda kalmak bu deneyimlerden bazıları. Özellikle bağımsız projelerimde karakterlerin hayatına yakından temas etmeyi ve onların hikâyelerini empati kurarak anlatmayı çok önemsiyorum.”
İlk Uzun Metrajlı Belgesel İçin Geri Sayım
Yönetmenin üzerinde çalıştığı ilk uzun metrajlı belgesel olan “Sokağın Son Yolcusuyum” adlı yapımın çekim süreci ise büyük ölçüde tamamlandı.
Evrim İnci, projeyle ilgili yaptığı açıklamada çocukluğunu geçirdiği aile evine bu film aracılığıyla veda etmek istediğini belirtti.
Belgeselin diğer çalışmalarına göre daha sakin ve farklı bir ritme sahip olduğunu ifade eden İnci, kurgu çalışmalarının devam ettiğini söyledi.
Başarılı yönetmen, projeye ilişkin şu bilgileri paylaştı:
“Bu belgeselle çocukluğumu geçirdiğim aile evimize güzel bir şekilde veda etmeyi istedim. Diğer belgesellerime göre daha yavaş ritmi olan bir iş. Bu yüzden farklı bir çalışma tarzı uyguluyorum. Çekimlerin neredeyse tamamı bitti. Kurgu çalışmaları devam ediyor. Filmi üç ay içinde tamamlayıp, galasının ardından uluslararası festival yolculuğuna başlamasını hedefliyoruz.”
Türk Belgesel Sinemasında Dikkat Çeken İsimlerden Biri Oldu
Gerçek hikâyeleri odağına alan çalışmalarıyla tanınan Evrim İnci, son yıllarda Türkiye’de bağımsız belgesel sinemasında öne çıkan yönetmenlerden biri olarak değerlendiriliyor.
Festival yolculuklarında elde ettiği başarılarla dikkat çeken yönetmenin yapımları, hem ulusal hem de uluslararası organizasyonlarda gösterilmeye devam ediyor.
Yeni uzun metrajlı belgeseli “Sokağın Son Yolcusuyum”un tamamlanmasının ardından filmin uluslararası festivallerde izleyiciyle buluşması hedefleniyor.