Asgari Ücret İllere Göre Değişebilir mi? Günaydın’dan İddia
YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, iktidarın illerin yaşam maliyetlerine göre farklılık gösteren bir bölgesel asgari ücret modeli hazırladığını öne sürdü. Günaydın, İstanbul gibi hayat pahalılığının yüksek olduğu şehirlerle daha düşük maliyetli illerde çalışanlara farklı ücretler verilebileceğini iddia etti.
Günaydın’ın açıklamaları siyasi bir iddia niteliği taşıyor. Türkiye’de halen ülke genelinde geçerli tek bir asgari ücret uygulanıyor. Bölgesel asgari ücret konusunda kesinleşen ve yürürlüğe giren bir karar bulunmuyor.
Bölgesel asgari ücret iddiasını gündeme taşıdı
Partisinin düzenlediği “Tüketilme ve Yoksullaştırma Politikalarına Karşı Emek Buluşması”nda konuşan Gökhan Günaydın, ekonomi politikaları, enflasyon, asgari ücret ve emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısı hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Yüksek enflasyon dönemlerinde asgari ücretin altı ayda bir yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunan Günaydın, iktidarın bunun yerine bölgesel asgari ücret modeli üzerinde çalıştığını ileri sürdü.
Günaydın, iddiasını şu sözlerle dile getirdi:
“Bölgesel asgari ücret açıklamaya hazırlanıyorlar. İstanbul’da yaşayan bir işçi 28 bin lira alsın, İstanbul pahalı; ancak daha ucuz illerde daha az asgari ücret verelim diyorlar.”
Asgari ücret illere göre değişiyor mu?
Türkiye’de halen bütün illerde ve bölgelerde geçerli tek bir ulusal asgari ücret bulunuyor. Bir çalışanın İstanbul, Manisa, İzmir veya başka bir şehirde görev yapması, yasal asgari ücret tutarını değiştirmiyor.
2026 yılı için net asgari ücret 28 bin 75 lira 50 kuruş, brüt asgari ücret ise 33 bin 30 lira olarak uygulanıyor. Belirlenen ücret, 1 Ocak 2026 ile 31 Aralık 2026 tarihleri arasında ülke genelinde geçerli olacak.
Bölgesel veya sektörel asgari ücret modellerinin gündemde olduğuna yönelik çeşitli açıklamalar yapılmasına rağmen, uygulamanın kapsamını ve takvimini belirleyen kesinleşmiş bir düzenleme bulunmuyor.
Günaydın satın alma gücüne dikkat çekti
Gökhan Günaydın, 2026 yılı başında belirlenen asgari ücretin enflasyon nedeniyle satın alma gücünü kaybettiğini savundu. Günaydın, milyonlarca çalışanın 28 bin lira civarındaki aylık ücretle geçinmeye çalıştığını söyledi.
Türkiye’de açlık sınırının 37 bin liraya, yoksulluk sınırının ise 122 bin liraya ulaştığını belirten Günaydın, asgari ücretin dört kişilik bir ailenin yalnızca gıda harcamalarını ifade eden açlık sınırının altında kaldığını ifade etti.
Günaydın ayrıca mevcut asgari ücretin satın alma gücünün yaklaşık 23 bin liraya gerilediğini ileri sürdü. Ücretin yıl sonuna kadar daha fazla değer kaybedebileceğini savunan Günaydın, çalışanların gelirlerinin enflasyon karşısında korunması gerektiğini söyledi.
Emeklilerin ekonomik durumunu da değerlendirdi
Konuşmasında emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunlara da değinen Günaydın, 17 milyon emeklinin açlık sınırının altında yaşadığını öne sürdü. En düşük emekli aylığının 23 bin 552 lira olduğunu hatırlatan Günaydın, yaklaşık 5,5 milyon emeklinin bu gelirle geçinmeye çalıştığını belirtti.
Emeklilerin gıda, barınma ve diğer temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını savunan Günaydın, mevcut ekonomi politikalarının çalışanlar ve emekliler üzerindeki yükü artırdığını ifade etti.
Manisa’daki çalışanları etkileyebilir mi?
İllere göre farklı ücret uygulanmasını öngören bölgesel asgari ücret modeli hayata geçirilirse Manisa’daki çalışanlar da düzenlemenin kapsamına göre etkilenebilir. Ancak hangi şehirlerin hangi ölçütlere göre sınıflandırılacağı henüz açıklanmış değil.
Modelin mevcut asgari ücreti bazı illerde düşürmek mi, yoksa yaşam maliyeti yüksek şehirlerde daha yüksek bir taban ücret belirlemek mi amacı taşıdığı da kesinlik kazanmadı.
Bu nedenle “Manisa’da asgari ücret düşecek” veya “İstanbul’da daha yüksek ücret uygulanacak” şeklindeki değerlendirmeler şu aşamada doğrulanmış bilgi olarak kabul edilemez. Bölgesel asgari ücret tartışmasının nasıl sonuçlanacağı, yetkili kurumlardan yapılacak açıklamalarla netleşecek.





