Yiğit Adam Muhsin Yazıcıoğlu: Şehitlere Saygı, Kamu Vicdanı ve Hukuk Devleti

Türk siyasetinde ilkeli duruşu, mücadeleci kişiliği ve milli konulardaki hassasiyetiyle hafızalarda yer edinen merhum Muhsin Yazıcıoğlu, özellikle şehit ailelerine, gazilere ve Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına verdiği önemle de geniş kesimlerin takdirini kazanmış isimlerden biri olarak anılmaktadır.

Kamuoyunda yıllardır aktarılan ve çeşitli hatıratlarda yer bulan anlatımlara göre, 1990'lı yıllarda Ankara Kocatepe Camii'nde düzenlenen bir şehit cenazesinde yaşanan bir uygulama dikkatini çekmiştir. Anlatımlara göre, şehit aileleri için ayrılan bölümün yanında bekleyen bazı askeri personelin cenaze namazına katılmadığını gören Yazıcıoğlu, bu duruma tepki göstermiştir.

Kamuoyuna yansıyan anlatımlarda Muhsin Yazıcıoğlu'nun şu ifadeleri kullandığı aktarılmaktadır:

"Bu cenaze kimin cenazesi? Türk askerinin cenazesi değil mi? Şehit cenazesi değil mi? Siz niçin burada bekliyorsunuz? Siz de bu milletin askerleri değil misiniz?"

Söz konusu anlatımlara göre Yazıcıoğlu, askeri personelin de şehit silah arkadaşlarını son yolculuklarında yalnız bırakmaması gerektiğini vurgulamıştır.

Yine kamuoyunda yer alan aktarımlara göre, bu olayın ardından yapılan değerlendirmeler sonucunda şehit cenazelerinde belirli sayıda askeri personelin cenaze namazına en ön saflarda katılımına yönelik uygulamalar benimsenmiştir. Ancak bu hususların tarihî anlatılar olduğu, resmî arşiv belgeleriyle doğrulanmasının tarihsel araştırmalar açısından önem taşıdığı da göz önünde bulundurulmalıdır.

Hukuki Değerlendirme

Anayasa ve Sosyal Hukuk Devleti İlkesi

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti'ni demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak tanımlamaktadır.

Sosyal hukuk devleti anlayışı; şehitlere, gazilere ve şehit ailelerine duyulan saygının yalnızca toplumsal bir değer değil, aynı zamanda kamu vicdanını güçlendiren önemli bir unsur olduğunu ortaya koymaktadır.

Bir Kimyagerin Sokaklara Uzanan Hikayesi
Bir Kimyagerin Sokaklara Uzanan Hikayesi
İçeriği Görüntüle

Din ve Vicdan Özgürlüğü

Anayasa'nın 24. maddesi, herkesin din ve vicdan özgürlüğünü güvence altına almaktadır.

Bir cenaze namazına katılmak veya katılmamak bireysel tercih kapsamında değerlendirilebilir. Bununla birlikte, resmî törenlerin devlet ciddiyeti, kamu hizmetinin gerekleri ve toplumsal hassasiyetler dikkate alınarak yürütülmesi de kamu yönetiminin temel sorumlulukları arasında yer almaktadır.

Şehitlik Statüsünün Hukuki Önemi

3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında şehitlik, devlet tarafından hukuken tanınan özel bir statüdür.

Bu statü;

  • Devletin şehitlere ve ailelerine karşı saygı yükümlülüğünü,
  • Şehit yakınlarının korunmasını,
  • Resmî törenlerin devlet geleneğine uygun şekilde yürütülmesini

beraberinde getirmektedir.

Kamu Yönetimi Açısından

Kamu kurumlarının uygulamaları zaman içinde toplumsal ihtiyaçlar ve kamu yararı doğrultusunda değişebilmektedir.

Toplumun ortak vicdanını güçlendiren uygulamalar;

  • kamu yararı,
  • hizmet gerekleri,
  • idarenin takdir yetkisi

çerçevesinde değerlendirilmektedir.

Türk Silahlı Kuvvetleri Açısından

Türk Silahlı Kuvvetleri, milletin ordusudur.

Şehit cenazeleri ise yalnızca askerî tören değil; aynı zamanda devletin, milletin ve kamu vicdanının ortak buluştuğu önemli anma programlarıdır.

Bu nedenle törenlerin hem askerî disiplin hem de toplumsal hassasiyet gözetilerek yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.

Tarihî ve Toplumsal Hafıza

Muhsin Yazıcıoğlu, farklı siyasi görüşlere sahip kişiler tarafından farklı yönleriyle değerlendirilse de; vatan, bayrak, devlet ve şehitlik konularındaki hassasiyeti nedeniyle Türk siyasi tarihinde önemli bir yer edinmiştir.

Şehitlik makamı hiçbir siyasi görüşün tekelinde değildir. Şehitler milletin ortak emaneti, gaziler ise yaşayan kahramanlarıdır.

Kamuoyunda anlatılan bu tür olaylar, toplumsal hafızanın önemli parçalarıdır. Ancak tarihî olayların değerlendirilmesinde mümkün olduğunca resmî belgeler, güvenilir kaynaklar ve akademik çalışmalar esas alınmalıdır.

Merhum Muhsin Yazıcıoğlu, birçok kişi tarafından cesareti, ilkeli duruşu ve şehit ailelerine gösterdiği hassasiyetle hatırlanmaktadır.

Şehitlere duyulan saygı; yalnızca anma törenlerinde gösterilen bir vefa örneği değil, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti'nin sosyal hukuk devleti anlayışının, milli birlik ruhunun ve ortak vicdanının önemli bir yansımasıdır.

Allah tüm aziz şehitlerimize rahmet eylesin, kahraman gazilerimize sağlık ve huzur versin. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.

İbrahim SAGUN
Şehit Gazi Aileleri Koruma ve Kalkındırma Derneği Genel Başkanı

Kaynak: haber merkezi