Sagun’dan TBMM’ye Mal Varlığı Denetimi Çağrısı
İbrahim Sagun, kamu görevlileriyle kamu kaynaklarından yararlananların mal varlığı denetiminin güçlendirilmesini istedi.
Şehit Gazi Aileleri Koruma ve Kalkındırma Derneği Genel Başkanı İbrahim Sagun, kamu görevinde şeffaflığın artırılması ve açıklanamayan mal varlığı artışlarının etkin biçimde denetlenmesi amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisine çağrıda bulundu.
Sagun, talebin herhangi bir siyasi partiye, kişiye veya toplumsal kesime yönelik olmadığını belirterek, kamu gücü ve kamu kaynaklarıyla ilişkili herkes için eşit, şeffaf ve denetlenebilir bir sistem oluşturulmasını istedi.
Kapsamlı kanun düzenlemesi önerildi
Açıklamada, Türkiye’de 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun yürürlükte olduğu hatırlatıldı. Mevcut sistemin daha etkin ve çağdaş hale getirilmesi gerektiğini savunan Sagun, TBMM’de grubu bulunan bütün siyasi partilerin katkısıyla kapsamlı bir düzenleme hazırlanmasını önerdi.
Sagun, düzenlemenin milletvekilleri, bakanlar, üst düzey kamu yöneticileri, belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, siyasi parti yöneticileri ve kamu ihalelerinde görev alan yetkilileri kapsayabileceğini belirtti. Kamu ihalelerini alan kişi ve şirketler ile kamu kaynaklarından önemli ölçüde yararlanan yüklenicilerin de hukuki sınırlar içerisinde denetlenmesi gerektiğini ifade etti.
Son 10 yıllık değişimin incelenmesini istedi
Sagun, kapsama giren kişilerin göreve başladıkları tarihteki mal bildirimleriyle görev süresindeki bildirimlerinin karşılaştırılmasını önerdi. Gerektiğinde gelir, vergi, tapu, şirket ortaklığı ve finansal varlık kayıtlarının yetkili makamlarca incelenebilmesini istedi.
Mal varlığındaki her artışın suç anlamına gelmediğini vurgulayan Sagun, açıklanamayan artışların ise denetimsiz bırakılmaması gerektiğini savundu. İncelemelerde Anayasa’nın güvence altına aldığı masumiyet karinesi ile mülkiyet hakkının korunmasının zorunlu olduğunu kaydetti.
Dijital takip sistemi önerisi
Açıklamada mal bildirimlerinin elektronik ortamda alınması, geçmiş bildirimlerle otomatik olarak karşılaştırılması ve gelir-mal varlığı uyumsuzlukları için risk analizi yapılması önerildi.
Kamu ihalelerindeki olası çıkar çatışmalarının araştırılması, şirketlerin gerçek faydalanıcılarının hukuki usullerle belirlenmesi ve ilgili kamu kayıtlarının yetkili kurumlar arasında karşılaştırılması da sıralanan öneriler arasında yer aldı.
Sagun, yakınlar veya bağlantılı şirketler üzerinden mal varlığı gizlendiğine ilişkin incelemelerin yalnızca somut hukuki dayanak ve makul şüphe bulunması halinde yapılması gerektiğinin altını çizdi.
“Hukuk karşısında herkes eşit olmalı”
Mücadelenin siyaset üstü bir devlet meselesi olarak ele alınmasını isteyen Sagun, hukuka uygun kazançların ve kişilerin itibarının korunması gerektiğini belirtti. Haksız kazanç elde ettiği kesinleşen kişilerin ise hukuk çerçevesinde hesap vermesi gerektiğini ifade etti.
Sagun, TBMM’deki siyasi partileri, kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, meslek kuruluşlarını, iş dünyasını ve sivil toplum örgütlerini ortak çalışma yürütmeye davet etti.






