28 Şubat 1997 tarihi, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin yalnızca siyasi bir kırılma noktası değil; halkın iradesine, inancına ve milli değerlerine yapılan müdahale olarak da hafızalara kazınmıştır. Bu dönem, yalnızca bir “irtica ile mücadele” manevrası değil; millet egemenliğine ve demokratik tercihlerin hükmüne karşı uygulanmış fiili bir zihniyet operasyonu olarak değerlendirilmektedir.

Milletin Seçimine Müdahale

28 Şubat süreci, dönemin iradesiyle seçilmiş hükümete karşı ordu ve sivil bürokrasinin iş birliğiyle uygulanan baskı, sansür ve ekonomik yaptırımlar zincirini kapsıyordu. Medya ve ekonomik vesayet mekanizmaları kullanılarak toplumun fikir özgürlüğü kısıtlandı; halkın tercih ve taleplerine ipotek konuldu. Sadece siyasi partiler değil, milyonlarca vatandaşın inancı, yaşam tarzı ve düşünce dünyası da hedef alındı.

Toplumun Değerleriyle Mücadele

Süreç, Türk toplumunun değerleriyle olan bağını zayıflatmayı amaçlayan sistematik müdahaleleri içeriyordu. İslâmî kimlik, kültürel aidiyet ve geleneksel yaşam biçimleri kamu alanından uzaklaştırılmaya çalışıldı. Hukuki olmayan müdahaleler, toplum vicdanında derin yaralar açtı.

Şehit ve Gazi Ailelerinin Sessiz Çığlığı

Bu dönemde mağdur olanların başında, vatanı için canını feda eden şehitlerimizin ve gazilerin aileleri yer almaktadır. 28 Şubat’ın yarattığı “korku ve baskı iklimi” birçok aileyi yalnızlaştırmış ve toplumsal olarak göz ardı edilmesine yol açmıştır.

Manisa Şehit Gazi Aileleri Koruma ve Kalkındırma Derneği olarak bizler, bu dönemde oluşan travmaların toplumsal olduğunu ve iyileştirilmesi gerektiğini vurguluyoruz. Bu kapsamda hedeflenen çalışmalar şunlardır:

Millet Egemenliği ve Demokrasi

Demokrasi, yalnızca bir siyaset pratiği değil; halkın iradesinin, inançlarının ve değerlerinin devlet mekanizmasında temsil bulmasıdır. 28 Şubat süreci, bu ilkeyi zedeleyerek millet iradesinin üstünlüğünü sekteye uğratmıştır. Günümüzde demokrasiyi savunmak, milletin tercihlerini korumak ve vesayet odaklı engellere karşı durmak anlamına gelmektedir.

İtiraf Edilmesi Gereken Gerçek

28 Şubat’ın yarattığı travmalar sadece siyasi mağduriyetlerle sınırlı kalmamış, aileler, gençler ve toplumun tüm kesimleri üzerinde derin izler bırakmıştır. Bu izlerin tamamen silinmesi için yapılması gerekenler:

  • Gerçeklerin açık ve yalın bir şekilde ortaya konması

  • Hukuki, sosyal ve psikolojik telafi programlarının uygulanması

  • Devlet ile toplum arasında güven köprüsünün inşa edilmesi

28 Şubat, bir “balans politikası” değil; toplum mühendisliği, vesayet siyaseti ve milli iradeye müdahale süreci olarak değerlendirilmelidir. Milletimiz devletine bağlı olduğu kadar, devlet de milletin iradesine bağlı olmalıdır.

İbrahim Sagun liderliğindeki Manisa Şehit Gazi Aileleri Koruma ve Kalkındırma Derneği, hak, adalet ve milli irade temelinde gerçek bir demokrasi için mücadeleye devam ediyor. Milletin iradesi, Türk milletinin kendisidir ve tarih bunu defalarca göstermiştir.

Kaynak: HABER MERKEZİ