Tarihsel Müdahaleler ve İran
Şehit Gazi Aileleri Koruma ve Kalkındırma Derneği, İran halkının tarih boyunca ağır bedeller ödediğini vurguladı. 1953 yılında dönemin İran Başbakanı Muhammed Musaddık’ın petrolü millileştirme girişimi sonrası gerçekleştirilen darbe, Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık istihbarat servislerinin müdahalesiyle gerçekleşmiş ve İran’ın siyasi kaderini değiştirmiştir.
1979 İran Devrimi sonrasında ise ülke, Batılı ülkelerin ambargoları ve ekonomik yaptırımlarıyla karşı karşıya kalmış, bedeli doğrudan halk ödemiştir. Dernek açıklamasında, “Halkların iradesine saygı gösterilmeli; ekonomik ambargolar ve tehditler çözüm değil” ifadelerine yer verildi.
İsrail-İran Gerilimi ve Bölgesel Etkiler
Dernek, İsrail ve İran arasında süregelen gerilimlerin sivillere ağır yük getirdiğini belirtti. Suriye’deki askeri operasyonlar, nükleer program tartışmaları ve suikast girişimleri, bölgedeki masum halkın hayatını zorlaştırmıştır. Açıklamada, “Kadınlar, çocuklar ve emekçiler bu çatışmaların bedelini ödemektedir” denildi.
Çifte Standart ve Küresel Adalet Sorunu
Dernek mesajında, uluslararası sistemin güçlüye ayrıcalık, zayıfa baskı uyguladığını belirterek, İran’a uygulanan ekonomik ve siyasi kuşatma politikalarının haksız olduğuna dikkat çekti. Açlık, işsizlik ve ilaçsızlık üzerinden bir halkı cezalandırmanın meşru olmadığı ifade edildi.
İran Halkına Destek ve İnsan Onuru
İbrahim Sagun, dernek başkanı olarak mesajında şunları ifade etti:
-
Halklara yönelik zulmün ve ambargoların karşısındayız.
-
Masum sivillere yönelik politikaları kınıyoruz.
-
Uluslararası hukukun ve insan onurunun savunucusuyuz.
-
İran halkı yalnız değildir.
Açıklamada, “Hiçbir çocuk, emperyal hesapların bedelini ödemek zorunda değildir. Bizler, mazlum coğrafyaların sesi olmaya devam edeceğiz” denildi.
Adalet ve İnsan Onuru Öncelikli
Dernek, gerçek medeniyetin tank, ambargo veya yaptırımla değil; adalet, merhamet ve karşılıklı saygı ile inşa edileceğini vurguladı. Mesaj, hem İran halkına destek hem de uluslararası toplum için bir adalet çağrısı niteliği taşıyor.





