Çiçekçi Sadık ile Çalbatur’un yolları kurtuluşta kesişti
Manisa’nın kurtuluşunda yaralı bulunan Sadık ile Seyfettin Çalbatur’un karşılaşması, yıllar sonra yeniden buluşmaya uzandı.
Manisa’nın kurtuluş günü olan 8 Eylül 1922, Seyfettin Çalbatur’un hatıralarında sokak çatışmaları, yangınlar ve yaralılara yardım çalışmalarıyla anlatılıyor. Çalbatur’a atfedilen hatıra aktarımına göre, o gün babasıyla birlikte ağır yaralanmış halde bulunan Sadık isimli çocuk da kurtarılanlar arasındaydı. Daha sonra Manisa’da “Çiçekçi Sadık” olarak tanınan bu çocukla Çalbatur’un yolları, 1940 yılındaki kurtuluş kutlamalarında yeniden kesişti.
Olayın tarihsel zemini, Türkiye Bilimler Akademisinin yayımladığı çalışmayla destekleniyor. Ancak Sadık’ın kimliği ve ikinci buluşmaya ilişkin ayrıntılar, erişilen resmî yayında yer almıyor. Bu nedenle anlatının bu bölümü, Çalbatur’un hatıralarından yapılan aktarım olarak değerlendiriliyor.

Manisa’nın kurtuluş günü neler yaşandı?
Manisa’nın kurtuluşu, Türkiye Bilimler Akademisinin Millî Mücadele’nin Yerel Tarihi 1918–1923 adlı eserindeki “Millî Mücadele Döneminde Manisa” bölümünde ele alınıyor. Tarihçi Nejdet Bilgi’nin hazırladığı çalışmaya göre, Manisa 8 Eylül 1922’de Türk birliklerinin denetimine girdi.
Çalışmada, 1. Süvari Tümeninin o sabah Sinirli’den Manisa’ya hareket ettiği, birliklerin şehrin bağları arasında ateşle karşılaştığı belirtiliyor. Çalbatur’un hatıralarına dayanılarak, çatışmalar sürerken şehirde ayakta kalan binaların da yakıldığı aktarılıyor. Böylece kurtuluş günü, devam eden askerî harekât ile sivillerin yardım ihtiyacının aynı anda yaşandığı bir gün olarak kayda geçiyor.

Seyfettin Çalbatur’un hatıralarında Hükümet Konağı
Seyfettin Çalbatur, Manisa’ya girişini anlattığı hatırasında, farklı yönlerden gelen Türk birlikleriyle şehir içinde birleştiklerini belirtiyor. Önünde bulunduğu büyük binanın Hükümet Konağı olduğunu söyleyen Çalbatur, ilk işlerinin sokaklardaki yaralıları burada toplamak ve yaralarını sardırmak olduğunu aktarıyor.
TÜBA yayını bu anlatının kaynağını da gösteriyor: Bedriye Aksakal’ın derlediği, 1986 yılında Manisa Turizm Derneği tarafından yayımlanan Anılarla Manisa kitabındaki “Manisa’nın Kurtuluşu” başlıklı metin. İlgili hatıraya kitabın 17–20. sayfaları üzerinden atıf yapılıyor. Bu bibliyografik kayıt, kurtuluş günündeki yardım faaliyetlerine ilişkin anlatının hangi esere dayandığını belirliyor.

Çiçekçi Sadık ile yolları nasıl kesişti?
Tarihistan’da yayımlanan ve Bedriye Aksakal’ın derlediği hatıralara dayandırılan aktarımda, Hükümet Konağı önündeki yardım çalışmaları sırasında Sadık isimli bir çocuğun kurtarıldığı anlatılıyor. Çalbatur’a atfedilen ifadeye göre Sadık, babasıyla birlikte ağır yaralanmıştı.
Aynı aktarım, kurtarılan çocuğun daha sonra Manisa’da Çiçekçi Sadık olarak tanındığını belirtiyor. İki isim arasındaki bağlantı, dolayısıyla kurtuluş gününde yaralılara yapılan yardım üzerinden kuruluyor. Bununla birlikte araştırmada Sadık’ın soyadını, yaşını veya tedavi sürecini doğrulayan bir hastane kaydına ya da resmî arşiv belgesine ulaşılamadı. Bu ayrıntılar hakkında kesin bilgi vermek mümkün değil.

1940 yılında yeniden karşılaştılar
Hatıra aktarımının devamında, Çalbatur’un 1940 yılında 8 Eylül kurtuluş kutlamaları için Manisa’ya geldiği belirtiliyor. Sadık’ın burada kendisine yaklaşarak sarıldığı ve hayatını kurtardığı için teşekkür etmek istediği anlatılıyor.
Bu tarihlendirmeye göre ikinci karşılaşma, kurtuluş gününden 18 yıl sonra gerçekleşti. Ancak buluşmanın tam yeri ve tören programındaki ayrıntılar aktarımda açıklanmıyor. İkinci karşılaşma da bağımsız bir resmî belgeyle doğrulanmış olay olarak değil, Çalbatur’a atfedilen hatıranın bir bölümü olarak kaydediliyor.

Manisa’ya ilk giren birlik ve bayrak anlatısı
Manisa Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 2015 yılı çevre durum raporunun tarihçe bölümünde, Manisa’nın 8 Eylül’de kurtarıldığı ve şehre ilk giren birliğin komutanının Teğmen M. Seyfettin Çalbatur Bey olduğu belirtiliyor. Böylece Çalbatur’un kurtuluş harekâtındaki görevi bir kamu kurumu yayınında da yer alıyor.
Hükümet Konağı’na Türk bayrağı çekmesi ise Tarihistan’daki hatıra aktarımında anlatılıyor. Resmî kurum yayınlarının doğruladığı askerî çerçeve ile hatıranın aktardığı kişisel karşılaşma birlikte okunduğunda, Çiçekçi Sadık ile Çalbatur’un bağlantısı kurtuluş günü yürütülen yardım çalışmalarına dayanıyor.
Çiçekçi Sadık ve Seyfettin Çalbatur kimdir?
Manisa’nın kurtuluşunda yolları kesişen Çiçekçi Sadık ve Seyfettin Çalbatur’un yaşamı ve görevleri araştırıldı.
Manisa’nın kurtuluşuyla ilgili anlatılarda adı geçen Çiçekçi Sadık, Seyfettin Çalbatur’a atfedilen hatıraya göre 8 Eylül 1922’de babasıyla birlikte ağır yaralı halde bulundu ve yardım edilenler arasında yer aldı. Seyfettin Çalbatur ise Manisa’ya giren Türk süvari birliklerinde görev yapan, daha sonra tümgeneral rütbesine yükselen bir askerdi.
Çiçekçi Sadık kimdir?
Çiçekçi Sadık, Manisa’nın kurtuluşunu anlatan ve Seyfettin Çalbatur’un hatıralarına dayandırılan bir yazıda yer alıyor. Tarihistan’da yayımlanan aktarımda, Çalbatur’un 8 Eylül 1922’de yaralı Manisalıları Hükümet Konağı önünde toplatarak yardım ettirdiği anlatılıyor.
Bu anlatıya göre, babasıyla birlikte ağır yaralanan Sadık isimli bir çocuk da yardım edilenler arasındaydı. Aktarımda, bu çocuğun daha sonraki yıllarda Manisa’da “Çiçekçi Sadık” olarak tanındığı belirtiliyor.
Çiçekçi Sadık ne zaman öldü, görevi neydi?
Araştırmada Çiçekçi Sadık’ın ölüm tarihini doğrulayan bir nüfus kaydına, mezar bilgisine veya güvenilir biyografiye ulaşılamadı. Bu nedenle hangi yıl ve kaç yaşında hayatını kaybettiği kesin olarak söylenemiyor.
Çalbatur’un hatırasının aktarıldığı kaynakta Sadık, “Çiçekçi Sadık” adıyla anılıyor. Ancak çiçekçiliğe ne zaman başladığı, iş yerinin nerede bulunduğu ve üstlendiği başka görevler hakkında doğrulanmış bilgi yer almıyor. Adı kurtuluş günü anlatısında geçse de kaynaklar, onun askerî veya resmî bir görev üstlendiğini ortaya koymuyor.
Seyfettin Çalbatur’un görevleri nelerdi?
Çalbatur, askerlik hayatı boyunca ordunun çeşitli birimlerinde görev yaptı. Kurtuluş günüyle ilgili resmî ve akademik kaynaklar, özellikle Manisa’ya giren süvari birlikleri içindeki görevi üzerinde duruyor.
Türkiye Bilimler Akademisinin yayımladığı çalışmada, Çalbatur’un şehre girişin ardından yaralıların Hükümet Konağı önünde toplanıp yaralarının sarılmasını anlattığı belirtiliyor. Çalışma bu bilgiyi, Bedriye Aksakal’ın derlediği Anılarla Manisa kitabındaki Çalbatur hatırasına dayandırıyor.
Seyfettin Çalbatur ne zaman öldü?
Tarihistan’da yayımlanan biyografik yazıda Seyfettin Çalbatur’un 21 Mayıs 1974’te hayatını kaybettiği belirtiliyor. 7 Haziran 1974 tarihli Milliyet gazetesi arşivinde de emekli Süvari Tümgeneral Seyfettin Çalbatur’un vefatı üzerine ailesinin yayımladığı bir teşekkür ilanı bulunuyor. Gazete ilanı vefatın 1974’te gerçekleştiğini desteklerken, gün ve ay bilgisi erişilen kaynaklar arasında Tarihistan’daki kayda dayanıyor




