Manisalı uzmandan meme kanseri uyarısı: Aile öyküsü olmaması güvence değil

Prof. Dr. Ömür Karakoyun Çelik, meme kanserinin ailesinde hastalık öyküsü bulunmayan kadınlarda da gelişebildiğini belirtti. Çelik, yaşa ve kişisel riske uygun taramaların aksatılmaması gerektiğini vurguladı.

Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Ömür Karakoyun Çelik, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında yaptığı açıklamada, ailede meme kanseri görülmemesinin hastalığa karşı güvence oluşturmadığını söyledi.

Meme kanseri tanısı alan kadınların büyük çoğunluğunda belirgin bir aile öyküsü bulunmadığını belirten Çelik, erken tanı için düzenli taramaların ve memede fark edilen değişikliklerin değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.

Meme kanseri yıllar içinde gelişebiliyor

Çelik, hücrelerin DNA’sında oluşan hataların önemli bölümünün vücudun onarım ve denetim mekanizmalarıyla kontrol altında tutulduğunu anlattı. Bazı hücrelerde zamanla biriken genetik değişikliklerin ise kontrolsüz çoğalmaya yol açabildiğini ifade etti.

Manisa’da 326 Anne Bebeğini Kucağına Aldı
Manisa’da 326 Anne Bebeğini Kucağına Aldı
İçeriği Görüntüle

Kanserin çoğu zaman tek bir nedene bağlı gelişmediğini belirten Çelik; yaş, hormonal faktörler, çevresel etkiler, yaşam biçimi ve genetik yatkınlığın hastalık riskinde rol oynayabildiğini kaydetti.

Aile öyküsünde baba tarafı da önemli

Ailede meme kanseri bulunmasının risk değerlendirmesinde önem taşıdığını söyleyen Çelik, yalnızca anne tarafındaki değil, baba tarafındaki kanser öyküsünün de dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

BRCA1 ve BRCA2 gibi genlerde kalıtsal olarak taşınan hastalık yapıcı değişikliklerin riski artırabildiğini belirten Çelik, ailesinde birden fazla meme veya yumurtalık kanseri vakası bulunanların ve yakınları genç yaşta tanı alanların genetik danışmanlık açısından değerlendirilmesinin önem taşıdığını ifade etti.

Memedeki yeni değişikliklerde hekime başvurulmalı

Kadınların memelerinin normal görünümünü ve yapısını tanımalarının önemli olduğunu belirten Çelik, şu değişikliklerde gecikmeden hekime başvurulması gerektiğini söyledi:

  • Yeni gelişen kitle.
  • Meme başından kanlı akıntı.
  • Meme başında sonradan ortaya çıkan içeri dönme.
  • Memede açıklanamayan görünüm veya yapı değişiklikleri.

Çelik, erken evrede tanının tedavi başarısını artırabildiğini, memenin korunmasına ve daha sınırlı tedavilerin uygulanmasına imkân sağlayabildiğini belirtti.

Türkiye’de mamografi taraması 40–69 yaş grubuna uygulanıyor

Çelik, Türkiye’deki ulusal tarama programında 40–69 yaş arasındaki kadınlara iki yılda bir mamografi önerildiğini hatırlattı. Yüksek riskli kadınlarda ise taramanın başlangıç yaşı ve kullanılacak görüntüleme yöntemlerinin kişisel risk durumuna göre belirlenebildiğini söyledi.

Mamografinin henüz elle hissedilemeyen küçük tümörlerin saptanmasına yardımcı olabildiğini belirten Çelik, belirti fark eden kadınların rutin tarama zamanını beklemeden hekime başvurması gerektiğine dikkat çekti.

Sağlıklı yaşam riski tamamen ortadan kaldırmıyor

Düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme, yeterli uyku ve sigaradan uzak durmanın önemini anlatan Çelik, alkol tüketiminin meme kanseri riskini artırdığını ifade etti.

Uyku eksikliği ve stres gibi durumların tek başına meme kanserine neden olduğunu söylemenin bilimsel açıdan doğru olmadığını vurgulayan Çelik, sağlıklı yaşayan kişilerde de hastalığın gelişebileceğini belirtti.

Çelik, “Kanser olmak, kişinin kendisine yeterince iyi bakmadığı veya bağışıklığının zayıf olduğu anlamına gelmez” dedi.

Muhabir: Ramazan KURUN