Rahim Ağzı Kanseri ve HPV Virüsü İlişkisi

Kadın sağlığını tehdit eden en önemli risk faktörlerinden biri olan rahim ağzı kanseri, modern tıp sayesinde artık "korkulan" değil, "önlenebilen" bir hastalık kategorisinde yer alıyor. Medicana International İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, hastalığın temel nedeninin Human Papilloma Virüsü (HPV) olduğunu ifade etti. Belediye hizmetleri kapsamında sunulan ücretsiz tarama imkanları ve hastanelerin uzman kadroları, bu virüsün erken safhada tespit edilmesinde hayati rol oynuyor.

HPV, toplumda oldukça yaygın görülen bir virüs olmasına rağmen, güçlü bir bağışıklık sistemi sayesinde vücuttan atılabiliyor. Ancak virüsün kalıcı hale gelmesi, rahim ağzının hücresel yapısını bozarak kanser oluşumuna zemin hazırlıyor. Uzmanlar, sinsi ilerleyen bu sürece karşı toplumsal farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çekiyor.

Sinsi İlerleyen Belirtilere Karşı Dikkatli Olun

Rahim ağzı kanseri, başlangıç evrelerinde genellikle hiçbir belirti göstermemesiyle biliniyor. Op. Dr. Topaloğlu, belirtiler ortaya çıktığında hastalığın genellikle ileri evrelere ulaşmış olduğunu vurguladı. Haberler ve sağlık bültenlerinde sıkça paylaşılan uyarılar, kadınların vücutlarını tanımaları gerektiğini hatırlatıyor.

Hastalığın ileri aşamalarında görülen temel belirtiler şunlardır:

  • Cinsel ilişki sonrası lekelenme veya kanama,

  • Kötü kokulu ve sürekli vajinal akıntı,

  • Adet dönemleri dışında görülen ara kanamalar,

  • Kronik pelvik ağrı.

Bu semptomların varlığı durumunda vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulması, hayati risklerin minimize edilmesi açısından kritik önem taşıyor.

30-65 Yaş Aralığı İçin Tarama Testi Uyarısı

Erken teşhis, rahim ağzı kanseriyle mücadelede en güçlü silah olarak kabul ediliyor. Dr. Topaloğlu, özellikle 30-65 yaş arasındaki kadınların her 5 yılda bir HPV tarama testi yaptırması gerektiğini belirtti. Bu testler, kanser henüz oluşmadan, hücrelerdeki değişimlerin tespit edilmesini sağlıyor. Siyaset ve sağlık politikaları çerçevesinde yürütülen ulusal tarama programları sayesinde, Türkiye genelinde bu testlere erişim oldukça kolaylaşmış durumda.

Sigara kullanımı, düşük bağışıklık sistemi ve düzensiz tarama alışkanlıkları, kanser riskini artıran unsurların başında geliyor. Tarama testleri ile "yüksek riskli grupta virüs var mı?" sorusuna yanıt bulan hekimler, gerekli durumlarda biyopsi veya erken tedavi planlamasıyla süreci kontrol altına alabiliyor.

Bluetooth Kulaklık Kullanımı Tiroid Nodülü Riskini Artırıyor
Bluetooth Kulaklık Kullanımı Tiroid Nodülü Riskini Artırıyor
İçeriği Görüntüle

HPV Aşısı: Kansere Karşı Koruyucu Kalkan

Güncel tıbbi gelişmeler, rahim ağzı kanserine karşı etkili bir koruma yöntemi olarak aşıyı öne çıkarıyor. Eskiden sadece belirli bir yaş grubuna önerilen HPV aşısı, artık geniş bir yaş aralığında uygulanabiliyor. Dr. Topaloğlu, "Eskiden 26 yaşına kadar sınırlanan aşılama süreci, günümüzde 45 yaşına kadar genişletildi. 9 yaşından itibaren hem kız hem erkek çocuklarının aşılanması, toplum sağlığı için devrim niteliğindedir" dedi.

Güncel tıp literatüründe aşının koruyuculuk oranının oldukça yüksek olduğu kanıtlanmış durumda. Aşılanan bireylerde, kansere neden olan yüksek riskli HPV tiplerine karşı güçlü bir savunma mekanizması gelişiyor. Bu durum, uzun vadede kanser vakalarının sayısını ciddi oranda düşürmeyi hedefliyor.

Sağlığınız İçin "Aşı ve Tarama" İkilisini İhmal Etmeyin

Hastalığın her yıl %4 oranında yeni vaka artışı gösterdiğini hatırlatan uzmanlar, farkındalık aylarının önemine değiniyor. Son dakika sağlık uyarılarını takip eden bilinçli bireylerin, düzenli kontrollerle hayatlarını garanti altına aldığı gözlemleniyor. Rahim ağzı kanseri, düzenli takip ve önleyici tıp uygulamalarıyla "yok edilebilecek" bir hastalık olma yolunda ilerliyor.

Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu’nun "Aşını yaptır, taramanı ol, sağlığını koru" çağrısı, modern kadının sağlık ajandasında ilk sırada yer alması gereken bir başlık olarak öne çıkıyor. Unutmayın, kanserden değil, geç kalmaktan korkmak gerekiyor.