Sardes’te sıradan Lidyalıların yaşam izlerine ulaşıldı

Manisa’nın Salihli ilçesinde yer alan Sardes Antik Kenti’nde yürütülen arkeolojik kazılarda, Lidya Krallığı dönemindeki günlük yaşama ışık tutan önemli bulgular gün yüzüne çıkarıldı. Yaklaşık 2 bin 500 yıllık ekmek kalıntıları, seramik kaplar, içecek kapları ve çeşitli ev eşyaları, sıradan Lidyalıların beslenme alışkanlıkları ile ev yaşamına ilişkin yeni bilgiler sunuyor.

Antik dünyanın önemli merkezleri arasında bulunan Sardes, daha çok görkemli tapınakları, anıtsal yapıları ve paranın ilk kez basıldığı yer olarak biliniyor. Yeni kazı bulguları ise Lidya uygarlığının krallar, kutsal alanlar ve büyük yapılar dışında kalan toplumsal yönünün de incelenmesine imkân sağlıyor.

Kültür Bakanlığı koordinasyonunda, Sardes Kazı Başkanı Prof. Nicholas Cahill öncülüğünde gerçekleştirilen çalışmalarda ulaşılan yerleşim alanının, sonraki dönemlerdeki yapılaşmadan büyük ölçüde etkilenmeden korunduğu belirlendi.

Üst üste kurulan medeniyetler Lidya tabakalarını gizledi

Sardes Antik Kenti, tarih boyunca Lidya Krallığı başta olmak üzere Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptı. Kentteki yapıların farklı dönemlerde üst üste inşa edilmesi, Lidyalıların günlük yaşamına ait alanlara ulaşılmasını güçleştirdi.

Bugüne kadar yapılan kazılarda Lidya dönemine ait anıtsal yapılar ve dinî merkezler tespit edilmesine rağmen sıradan halkın yaşadığı mahallelerden kalan bulgulara daha az rastlandı. Son çalışmalar sırasında ise üzerine daha sonraki dönemlere ait yapıların inşa edilmediği, bozulmamış bir Lidya yerleşim tabakasına ulaşıldı.

Kazı alanının Helenistik dönemde nekropol olarak kullanılması da daha eski yerleşim kalıntılarının korunmasına yardımcı oldu. Böylece Lidya döneminde mahalle olarak kullanılan alandaki evler ve gündelik eşyalar, arkeologların inceleyebileceği durumda günümüze kadar ulaştı.

Evlerde ekmek, tabak ve seramik kaplar bulundu

Kazılarda ortaya çıkarılan evlerin içinde dönemin mutfak ve beslenme kültürünü yansıtan çok sayıda buluntu tespit edildi. Seramik kaplar, tabaklar, içecek kapları ve yemek kalıntılarının yanında yaklaşık 2 bin 500 yıllık ekmek parçaları da bulundu.

Bu kalıntıların Lidyalıların ne yediği, hangi kapları kullandığı ve evlerini nasıl düzenlediği gibi soruların yanıtlanmasına katkı sağlaması bekleniyor. Buluntular aynı zamanda Lidya toplumunun sosyal ve ekonomik yapısının yalnızca yönetici sınıf üzerinden değil, sıradan halkın yaşamı üzerinden de değerlendirilmesine olanak tanıyor.

Sardes Kazı Başkanı Prof. Nicholas Cahill, kazı alanının kentin merkezinden yaklaşık 1,5 kilometre uzakta olduğunu belirterek Lidya dönemindeki yerleşimin şehir surlarının dışına yayıldığını söyledi.

Cahill, “Lidya Krallığı o kadar büyük ki şehir duvarının dışında birçok mahalle ve kutsal alan var. Demek ki Lidya zamanında Sardes Roma’dan da büyükmüş” ifadelerini kullandı.

Evler savaşın ardından eşyalarıyla terk edildi

Buluntuların korunmasında Lidya Krallığı ile Pers İmparatorluğu arasında yaşanan savaşın belirleyici olduğu değerlendiriliyor. Pers Kralı II. Kiros ile Lidya Kralı Kroisos arasındaki savaşın ardından bölgede yaşayan insanların evlerini terk ettiği düşünülüyor.

Evlerin daha sonra yeniden kullanılmaması ve üzerlerine başka yapıların yapılmaması, dönemin yaşam alanlarının bir zaman kapsülü gibi korunmasını sağladı. Lidyalıların evlerinden ayrılırken ekmeklerini, tabaklarını ve diğer günlük eşyalarını geride bırakmaları, arkeologlara dönemin yaşamını birlikte değerlendirebilecekleri bütünlüklü bir buluntu grubu sundu.

Cahill, bölgenin önemini şu sözlerle anlattı:

“Burası Lidya döneminde terk edilmiş ve üzerine başka binalar inşa edilmemiş. Burada büyük ve geniş bir alan ortaya çıkarabiliriz.”

Kazı alanında sıradan insanların yaşamı hakkında önemli bilgiler edinilebileceğine işaret eden Cahill, evlerin içindeki buluntular sayesinde Lidyalıların yeme ve içme alışkanlıklarının araştırılabileceğini ifade etti.

Lidya halkının günlük yaşamı araştırılacak

Sardes Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan yerleşim alanı, Lidya uygarlığının günlük hayatına ilişkin bugüne kadar sınırlı kalan bilgilerin genişletilmesi açısından önem taşıyor. Evlerin içindeki ekmek kalıntıları, mutfak eşyaları ve seramik parçalarının incelenmesiyle halkın beslenme biçimi ve sosyo-ekonomik koşulları hakkında yeni verilere ulaşılması hedefleniyor.

Kazı çalışmalarının ilerleyen aşamalarında yerleşim alanının daha geniş bir bölümünün ortaya çıkarılması bekleniyor. Yeni bulguların, Sardes’in antik dönemdeki sınırları ve Lidya toplumunun yaşam biçimi hakkında daha kapsamlı bir tablo oluşturabileceği değerlendiriliyor.

Kaynak: iha