GEÇMİŞ OLSUN – DİYARBAKIR İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ
(Hukukî Boyutlarıyla Kamuoyu Açıklaması)
Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü’ne yönelik gerçekleştirilen hain saldırıyı en güçlü şekilde lanetliyor ve şiddetle kınıyoruz. Devletimizin huzur ve güvenliğini sağlamakla görevli güvenlik güçlerimize yönelen bu alçakça eylem; yalnızca bir kuruma değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin anayasal düzenine, milletimizin birlik ve bütünlüğüne, kamu güvenliğine ve toplumsal barışına yapılmış açık bir saldırıdır.
Öncelikle, saldırıdan etkilenen tüm güvenlik güçlerimize, görev başındaki kahraman emniyet mensuplarımıza ve Diyarbakır halkına geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor; milletçe dayanışma içinde olduğumuzu güçlü bir şekilde ifade ediyoruz.
HUKUKÎ BOYUT VE SUÇUN NİTELİĞİ
Söz konusu saldırı; Türk Ceza Kanunu, Anayasa ve ilgili özel kanunlar çerçevesinde birden fazla ağır suçu bünyesinde barındırmaktadır:
TCK Madde 302 – Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma:
Güvenlik kurumlarını hedef alan bu tür saldırılar, devletin egemenlik haklarını ve ülke bütünlüğünü tehdit eden niteliktedir.
TCK Madde 309–312 – Anayasal Düzene ve Devlet Organlarına Karşı Suçlar:
Emniyet teşkilatına yönelik eylemler, anayasal düzenin işleyişini sekteye uğratmayı amaçlayan organize saldırılar kapsamında değerlendirilir.
TCK Madde 314 – Silahlı Terör Örgütü Üyeliği / Yardımı:
Bu tür saldırılar, çoğunlukla silahlı terör örgütleri tarafından veya onların talimat ve yönlendirmeleriyle gerçekleştirildiğinden, failler ve azmettiriciler bakımından ağırlaştırılmış sorumluluk doğurur.
3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu:
Kamu düzenini bozmayı, korku ve panik yaratmayı hedefleyen bu saldırı, açıkça terör suçu niteliğindedir ve ceza artırımı uygulanmasını gerektirir.
Bu çerçevede, yalnızca fiili gerçekleştirenler değil; azmettiriciler, yardım edenler, propaganda yapanlar ve suçu meşrulaştırmaya çalışanlar da hukuk önünde hesap vermek zorundadır.
DEVLETİN VE YARGININ SORUMLULUĞU
Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir hukuk devletidir. Hukuk devleti olmanın gereği olarak:
-
Faillerin en kısa sürede yakalanması,
-
Hiçbir indirim ve cezasızlık algısına mahal verilmeden en ağır şekilde cezalandırılması,
-
Terörle mücadelede kararlılığın tavizsiz şekilde sürdürülmesi elzemdir.
Şehit ve gazi aileleri olarak beklentimiz; bu saldırıların yalnızca kınanmakla kalmayıp, kalıcı ve caydırıcı hukukî sonuçlar doğurmasıdır.
TOPLUMSAL MESAJ
Bu saldırılar, milletimizi ayrıştırmayı değil; aksine daha da kenetlemektedir. Diyarbakır halkı bu ülkenin onurlu ve asli bir parçasıdır. Terörle, şiddetle ve ihanetle hiçbir halk, hiçbir inanç ve hiçbir kimlik özdeşleştirilemez.
Bizler; Türküyle, Kürdüyle, Alevisiyle, Sünnisiyle tek millet, tek bayrak, tek vatan anlayışından asla vazgeçmeyeceğiz.
SONUÇ VE KARARLILIK
Şehitlerimizin aziz hatırası, gazilerimizin fedakârlığı ve güvenlik güçlerimizin onurlu mücadelesi; bu ülkenin asla teslim alınamayacağının en açık göstergesidir.
Devletimizin ve güvenlik güçlerimizin yanındayız.
Teröre, şiddete ve ihanete karşı hukuk içinde ama kararlılıkla mücadele edilmesini sonuna kadar destekliyoruz.
Bir kez daha;
Güvenlik güçlerimize,
Diyarbakır halkına,
Aziz milletimize
geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
T.C. Şehit Gazi Aileleri Koruma ve Kalkındırma Derneği
Genel Başkanı
İbrahim SAGUN







