İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yolsuzluk iddiasıyla açılan davanın 101’inci duruşmasında mahkeme, 7 sanık hakkında tahliye kararı verdi. Ekrem İmamoğlu ve diğer tutuklu sanıkların tutukluluk hâllerinin devamına hükmedildi. Dava 2 Kasım’a ertelenirken dosyadaki tutuklu sanık sayısı 46’ya düştü.
Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu, 53’ü tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 101’inci duruşması tamamlandı. Silivri’de devam eden davada mahkeme heyeti, tutukluluk incelemesine ilişkin ara kararını açıkladı.
7 sanık hakkında tahliye kararı
Mahkeme heyeti; Ağaç AŞ Satın Alma Müdürü Ümit Polat, İBB Kentsel Ekolojik Sistemler Şube Müdürü Nilgün Cendek, mühendis Tolga Kılıç, İSTTELKOM Genel Müdürü Melih Gecek, Ağaç AŞ Genel Müdür Yardımcısı Aytekin Karaarslan, Ağaç AŞ çalışanı Fatih Temur ve Güney Cebeci Şirketi Genel Müdürü Adem Başer’in tahliyesine karar verdi.
Tahliye kararı verilen isimlerden Melih Gecek, başka bir suçtan tutuklu bulunduğu için cezaevinden çıkamayacak.
İmamoğlu’nun tutukluluğu devam edecek
Ekrem İmamoğlu ve davanın tutuklu sanıkları arasında yer alan diğer isimler hakkında tahliye kararı çıkmadı. Böylelikle davada 46 tutuklu sanık kaldı.
Kararların ardından mahkeme heyeti, davanın bir sonraki duruşmasının 2 Kasım’da görüleceğini duyurdu.
İmamoğlu çapraz sorguya alındı
Duruşmada Ekrem İmamoğlu’nun çapraz sorgusu yapıldı. Duruşma savcısı, sorgusuna Cebeci Maden Sahası bölümüyle başlayacağını söyledi.
Savcı, “Savunmanızda Murat Gülibrahimoğlu’yla birkaç toplantıda denk geldiğinizi fakat kendisiyle ilişkiniz olmadığını beyan ettiniz. Fakat Murat Gülibrahimoğlu 2018-2020 arasında konkordato ilan eden bir iş adamı olarak iddianamede tanımlanıyor. Yine aynı şekilde iddianamede örgüt yöneticisi olduğu iddia ediliyor. Sanık Gülibrahimoğlu’yla telefonlarınız 2020-2025 arasında yüzlerce kez 0 metre baz veya 0-50 metre arasında ortak baz vermesi konusunu nasıl açıklıyorsunuz? Yine aynı zamanda 2024’te Bodrum’da bir baz birliğiniz var. Bu konu hakkında bir diyeceğiniz var mı?” sorusunu yöneltti.
İmamoğlu, “Onu Telekom’a sorun ya da o işten sorumlu bakanlığa sorun. Ben o işten anlamam. Ben görüştüğüm hiç kimseyle olan görüşmemi gizleyecek kadar görünmeyen, bilinmeyen bir adam değilim.” diye cevap verdi.
Cebeci Maden Sahası’nda 12 milyar liralık kamulaştırma iddiası
Gülibrahimoğlu’nu tanıdığı ilk toplantıya ilişkin konuşan İmamoğlu, maden sahasının yürümesi ve kamu zararının giderilmesi için kendisine Saraçhane’de bir sunum yapılacağının söylendiğini, bu sunumda bir iş insanının da bulunacağının belirtildiğini aktardı.
İmamoğlu, savcının toplantının hangi yıl yapıldığını sorması üzerine bunu tam hatırlayamadığını, 2020 veya 2021 yılı olabileceğini, Cebeci konusunda dönemin İstanbul Valisi’yle de toplantı yapıldığını anlattı.
O günkü toplantıda Atiye isimli bir kişinin Cebeci’deki kamulaştırma bedelinin 12 milyar lira civarında olduğunu ve bunu İBB’nin ödemesi gerektiğinden söz ettiğini iddia eden İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Yani böyle bir yük yüklenmiş İBB’ye... İSFALT’ın oradaki yapacağı o sütreyle ilgili. Ben de dedim ki ‘Ya ne diyorsunuz? Bu İBB’nin bütçesinin yarısı. Böyle bir kamulaştırma mümkün mü?’ Yani buraya da İSFALT’ın bir sözü var. Aldığı ortaklığı karşılığı, o da ne? Sütre yapacak, yolları yapacak ve orayı ihya edecek. Burada yaptığım incelemelerle mecburen Cebeci uzmanı oldum. O zaman Mevlüt Uysal 750 milyon lira gibi bir kamulaştırmadan bahsediyor toplantıda. Halbuki 12 milyar.”
Duruşma savcısının “Atiye’nin kendisi mi? Murat Gülibrahimoğlu mu anlattı?” sorusunu yönelttiği İmamoğlu, şöyle konuştu:
“Atiye Hoca. Murat Gülibrahimoğlu orada. Onu destekler bir şekilde biz bununla ilgili kamuyla yani MAPEG’le, Enerji Bakanlığıyla, Valilikle görüşmeler yaptıklarını, bunu hızla ilerleteceklerini ifade ettiler. Toplantıda kulağımdaki, hafızamdaki kısmını anlattım.”
İmamoğlu, Cebeci Maden Sahası’yla ilgili Enerji Bakanlığı ve MAPEG’in, bazı alanlarda da Sultangazi Belediyesinin yetkili olduğunu belirtti. İBB’nin yetkili olmadığını ifade eden İmamoğlu, üzerine atılı suçlamaları reddetti.
“Böyle soru olur mu?”
Duruşma savcısı, “Savcılık ifadenizde Fatih Keleş, Adem Soytekin, Tuncay Yılmaz, onların mal varlıklarının artışlarıyla ilgili, ‘Onların kendi ticari hayatı, bilgim yok.’ şeklinde beyan verdiniz. Önceki başkanlığınızdan beri yönetiminizde olan Fatih Keleş ve ticaret yaptığınız Adem Soytekin ve şahıs şirketinizin genel müdürü Tuncay Yılmaz Beylikdüzü’ndeki birçok eylemde veya birçok fonda bu inşaat firmaları karşısında hep birlikte çıktıkları iddia edilmektedir. Şahsi şirketinizin müdürü hariç bu üçünün belediyedeki işleri, ilişkili konularda müteahhitten karşısına çıkması ve belediyenin malları ve paraları uhdesine geçirmesini nasıl açıklıyorsunuz?” sorusunu sordu.
İmamoğlu’nun “Geçirmesini diyorsunuz savcı bey, böyle soru olur mu?” yanıtı üzerine duruşma savcısı, Beylikdüzü’nde Adem Soytekin’e geçen tapular olduğunu aktardı.
Soytekin’in aldığı tapuların kendisini ilgilendirmediğini ifade eden İmamoğlu, Tuncay Yılmaz’ın kendisini ilgilendirdiğini belirterek şunları söyledi:
“Tuncay Yılmaz benim genel müdürümdür. Benim şirketimin dışındaki her şirkette inşaat sektörüyle sektörel görüşmesi olabilir. Adem Soytekin’in ticarette ne kazandığı, ne kaybettiği beni ilgilendirmez. Benimle ticaret yapmıştır ama ortaklık yapmamıştır. Fatih Keleş’in yaptığı ticaret beni ilgilendirmez. Ben kendisini tanıdığında zaten iş adamıydı.”
Başkanlık konutundaki kameralar soruldu
Duruşma savcısının “Yine bu gözaltına alınma sürecinde sonra Rumeli Hisarı’nda olması lazım. Evinizin bu başkanlık konutundaki güvenlik kamerasını sökmüşler. Bu konu hakkında bilginiz ya da talimatınız oldu mu daha sonra?” sorusu üzerine İmamoğlu şunları kaydetti:
“Ben hapisteyim Sayın Savcım. Olayları ben burada takip ettim ve bütün detayıyla, en ince hassasiyetiyle hem koruma görevlisi olan Mustafa Bey hem diğer arkadaşlar tane tane anlattılar. Bence orada sizin hâlâ niye aylar sonra Erol Naim Özgüner’in hiçbir görevi olmadığı hâlde, bu konuyla ilgili burada sanık diye görev yapan 2 kişi kendileri burada itiraf etti. Ekim ayında toplantı yaptığını ifadesinden sonra niçin Erol Naim hakkında soruşturma başlatmadığınızı merak ediyorum. Bence orada başka bir oyun var yani. Burada kimsenin zoru yok, herkes anlattı olan biteni.”
Savcının sorularına “Yalan” yanıtını verdi
Duruşma savcısı, “Kameroğlu İnşaat Genel Müdürü ve daha sonra Beylikdüzü Belediye Başkan Yardımcısı olan Veysel Erçevik ve Adem Kameroğlu, ruhsat karşılığında dubleks villayı şirketiniz olan SSB Gayrimenkul’e devrini, şirketinizden banka yoluyla gönderilen 1,5 milyon liranın her ay nakit çekilerek şirketiniz Tuncay Yılmaz’ın elden teslim edildiğini bu mahkeme huzurunda anlattılar. Yine bu şekilde bir bina aldığınızı iddia ediyorlar. Bu villanın 600 bin liralık lüks mobilya ve havuz tefrişat faturasından. Bu konu hakkında ne diyorsunuz?” sorusunu yöneltti.
Ekrem İmamoğlu, söz konusu iddianın yalan olduğunu, alışverişe ilişkin evrakının bulunduğunu, senet verildiğini ve ödendiğini, iddia edildiği gibi iskânla veya ruhsatla ilgili olmadığının ortaya konduğunu savundu.
Duruşma savcısının “Müteahhit Cemal Bey. Kendisini tanır mısınız?” sorusunu yönelttiği İmamoğlu, “Tanımaz mıyım? Allah ıslah etsin.” dedi.
İmamoğlu, savcının bu kişinin kendisine 500 bin lira verdiği iddiasını söylemesi üzerine, “Yalan konuştu. Çok yan yana namaz kıldık ettik ama Allah ıslah etsin. Başka bir şey demiyorum yani. Yalan konuştu.” ifadelerini kullandı.
Duruşma savcısının “Yine Muhammet Demir’in bu süreci var. Ruhsat meselesinde Adem Soytekin kendisine gidip, ‘Ekrem Başkan gönderdi.’ diyerek, buna karşılık 8 milyon lira istendiğine.” şeklindeki ifadesi üzerine İmamoğlu, bu kişinin de yalan konuştuğunu öne sürdü.
Para sayma görüntüleri gündeme geldi
Cumhuriyet savcısı, “CHP İl Binası Başkanlığının alınma süreci var. Bu süreçle ilgili kamuoyuna yansıyan görüntüler de oldu, iddianameye de bunlar yansıdı. Süreçle ilgili resmî para yatırımının haricinde gayriresmî paraların taşındığı esnada genel müdürünüz Tuncay Yılmaz ve Fatih Keleş aynı karelerde görülüyor. Bu konu hakkında bilginiz var mıydı?” sorusunu İmamoğlu’na yöneltti.
İmamoğlu, bu soruyu şöyle cevapladı:
“İfade vermişler zaten. Benim bilgim yok. Tabii ki sonradan öğrendim. Nasıl sonradan öğrendim? Bu zaten basına düşmüştü biz daha hapse girmeden, 2024 seçimlerinden önceydi, o zaman konuşmuştum diye hatırlıyorum. Yani parti adına oraya gitmişler. Tekrar ifade ediyorum, Kemal Kılıçdaroğlu’nun buraya tanık olarak çağrılmasını talep ediyorum.”
Savcının “Buradaki iddia aklama iddiası yalnız.” demesi üzerine İmamoğlu, “Ama ben diyorum ki bu bağış, bağış. Aklamayla ilgisi yok yani. Ben de diyorum iddiaya karşı deliliniz ne, bu değil mi? Ona cevap veriyorum.” ifadelerini kullandı.
1 milyon euronun kaynağı soruldu
Cumhuriyet savcısı, “S. Gayrimenkul üzerinden Bodrum Ortakent’te bir villanın içinde bulunduğu şirketi alma meselesi var iddianamede. Şirket müdürünüz ve dosya sanığı Tuncay Yılmaz’ın gayriresmî olarak masada saydığı 1 milyon euro gibi nakit para var. Bu parayı babanız Hasan İmamoğlu’ndan aldığını beyan etmiştir. Babanız Hasan İmamoğlu’nun savcılık ifadesinde 1 milyon euronun kaynağını açıklayamadığı mahkeme huzurunda da ortaya çıktı. Bahsettiğimiz paranın kaynağı hakkında sizin bilginiz var mıdır? Çünkü şirketiniz de bir şirket satın alıyor, içinde bir gayrimenkul var, 1 milyon euro para elden veriliyor.” sorusunu yöneltti.
İmamoğlu, “Hasan Bey ifade etti, kaynağı bulunamadı demedi, ‘Evet, benim paramdır.’ dedi.” ifadesiyle yanıt verdi.
Şişli’deki 8 milyon dolarlık rüşvet iddiası
Savcı, “İddianamede Şişli’yle ilgili bir anlatım var. İddia edilen bağışlar kapsamında verilen izinler var. Mesela M. Hastanesi’nin 8 milyon dolarlık rüşvet iddiası, hatta bunun 4 milyon doları şartlı bağış, 4 milyon doları ise Adem Altıntaş’a elden teslim şeklinde. Bu hastanenin sahipleri o süreçte size gelmiş doğru mu?” sorusunu sordu.
İmamoğlu, “Bu tür gelenleri her zaman olduğu gibi muhatabına ya yönlendiririm ya randevusuna destek olurum. Yönlendirdim, ondan sonrası tümüyle Emrah Şahan’ın anlattığı şekliyle, öyle olduğuna inanıyorum. Çünkü Emrah Şahan’a olan inancım tamdır. Hiçbir şekilde bana bir şikâyet ulaşmadı.” dedi.
İSTAÇ ihalelerinde talimat verildi mi?
İçişleri Bakanlığı avukatı, “İSTAÇ AŞ Genel Müdürü Ziya Gökmen Togay’ın 24 Haziran 2025 tarihli ifadesinde, Ertan Yıldız ve Fatih Keleş’in satın alımlarda çıkacak ihalelerin kendilerine bildirilme yönünde talimat verdiklerini ve ihalelerle ilgili bilgilerin önce WhatsApp üzerinden, daha sonra kapalı zarf içerisinde Ertan Yıldız ve Fatih Keleş’e bildirdiğini beyan etmiştir. Ertan Yıldız ve Fatih Keleş’in görev tanımlarında bu şekilde bir şey var mı?” sorusunu yöneltti.
İmamoğlu, “Ertan Yıldız’ın görev tanımında var, İBB belediye başkan danışmanı olarak bir görevi var ama Fatih Bey’in böyle bir görevi yok. Usule uygun olmayan bir bilgiyi alıp almadığı konusunu bilmem mümkün değildir. Bunlar beyandan ibarettir.” ifadelerini kullandı.
828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapsi isteniyor
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı.
İddianamede “örgüt lideri” olduğu ileri sürülen İmamoğlu’nun; “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “rüşvet”, “suç gelirlerinin aklanması”, “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık”, “kişisel verilerin kaydedilmesi”, “kişisel verileri ele geçirme ve yayma”, “suç delillerini gizleme”, “haberleşmenin engellenmesi”, “kamu malına zarar verme”, “rüşvet alma”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma”, “irtikap”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama”, “ihaleye fesat karıştırma”, “çevrenin kasten kirletilmesi”, “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet”, “Orman Kanunu’na muhalefet” ve “Maden Kanunu’na muhalefet” suçlarını işlediği iddia edildi.
İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.






