Yunusemre’de Alzheimer Hastaları İçin Nefes Eğitimleri
Yunusemre’de Alzheimer Hastaları İçin Nefes Eğitimleri
İçeriği Görüntüle

Kış Aylarında Üst Solunum Yolu Enfeksiyonları Artıyor

Manisa Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Deniz Özer, kış aylarıyla birlikte üst solunum yolu enfeksiyonlarında belirgin bir artış gözlendiğini belirtti. Dr. Özer, özellikle risk grubundaki bireylerin gribi ve benzeri enfeksiyonları hafife almaması gerektiğini vurguladı.

Dr. Özer, "Risk grubundaysanız, ‘bana bir şey olmaz’ demeden daha erken değerlendirilmek faydalıdır" ifadelerini kullandı. Üst solunum yolu enfeksiyonları genellikle boğaz ağrısı, burun akıntısı, öksürük, kırgınlık ve ateşle seyrediyor.

Kış aylarında bu enfeksiyonların daha sık görülmesinin başlıca nedenleri arasında soğuk havalar, kapalı ve kalabalık ortamlarda daha fazla zaman geçirilmesi, yetersiz havalandırma ve bazı virüslerin soğuk-kuru havada daha uzun süre canlı kalabilmesi yer alıyor.

Virüsler Soğuk ve Kuru Havada Daha Dayanıklı

Bazı virüslerin soğuk ve kuru havada havada asılı kalma ve yüzeylerde tutunma sürelerinin uzadığını belirten Dr. Özer, grip virüsünün havada 30–60 dakika sonra bile bulaştırıcı düzeylerde kalabildiğini belirtti. Kış şartlarının bu süreyi daha da uzattığını kaydeden Özer, bulaş riskinin artabileceğine dikkat çekti.

Enfeksiyon Herkeste Aynı Şekilde Seyretmez

Dr. Özer, her enfeksiyonun herkeste aynı şekilde seyretmediğini vurguladı. Bazı bireyler bir haftada evde istirahatle iyileşebildiği gibi, bazı kişilerde tablo ağırlaşabiliyor. Risk grupları arasında 65 yaş ve üzeri bireyler, gebeler, kalp-damar ve akciğer hastaları, diyabet hastaları, kronik böbrek yetmezliği olanlar, bağışıklığı baskılanmış kişiler ve 5 yaş altı çocuklar yer alıyor.

Bu dönemde özellikle influenza (grip) ve COVID-19 öne çıkıyor. Her iki hastalık da benzer şikayetlerle başlasa da seyir ve komplikasyon açısından dikkatli olunması gerekiyor.

Grip Ciddi Komplikasyonlara Yol Açabilir

Türkiye’de solunum yolu virüsleri, haftalık sürveyans raporlarıyla izleniyor. 2025 yılının 51. haftasında influenza benzeri şikayetlerle başvuran kişilerden alınan örneklerin bir kısmında Influenza A (H3N2) ve Influenza A (H1N1) tespit edildi.

Dr. Özer, "Grip yalnızca ateşle sınırlı bir hastalık değildir. Zatürre başta olmak üzere ciddi akciğer enfeksiyonlarına, kalp kası iltihabı gibi ağır komplikasyonlara yol açabilir. Kalp hastalarında grip enfeksiyonunun ilk yedi gününde kalp krizi riski 6 kat artıyor" dedi.

Antibiyotik Kullanımı ve Aşı Hatırlatması

Dr. Özer, çoğu kişinin bir haftada tedavisiz iyileşebileceğini, ancak risk grubundakilerin erken başvurmasının önemli olduğunu vurguladı. Grip ve soğuk algınlığında antibiyotiklerin etkili olmadığını hatırlattı, çünkü bu hastalıkların etkeni virüslerdir.

Grip aşısının her yıl yaptırılması gerektiğini belirten Özer, aşının koruyuculuğunun yaklaşık 2 hafta sonra başladığını ve 6-8 ay sürdüğünü söyledi. Ayrıca el hijyeni, havalandırma ve kalabalık ortamlarda maske kullanımının en az aşı kadar etkili olduğunu ifade etti.

COVID-19 Bitmedi, Risk Grupları Dikkatli Olmalı

Dr. Özer, COVID-19’un tamamen ortadan kalkmadığını, ancak takip şeklinin değiştiğini ifade etti. Son sürveyans raporlarının virüsün hâlâ dolaşımda olduğunu gösterdiğini aktardı.

Risk grubundaki bireylerin COVID-19 açısından da dikkatli olması gerektiğini belirten Dr. Özer, kış aylarında üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunmak için alarm belirtilerinde gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi.

Korunma Yöntemleri ve Önlemler

Dr. Özer, kış aylarında enfeksiyon riskini azaltmak için önerilerini şöyle sıraladı:

  • Grip aşısının her yıl yaptırılması

  • El hijyeni ve sık ellerin yıkanması

  • Kapalı alanların düzenli havalandırılması

  • Kalabalık ortamlarda maske kullanımı

  • Risk grubu bireylerin erken sağlık kuruluşuna başvurması

Bu önlemler hem influenza hem de COVID-19 gibi solunum yolu enfeksiyonlarının yayılımını azaltmada kritik rol oynuyor.