Uzmanı Uyardı: Bu Belirtilerle Gelen Şişkinliği Hafife Almayın

Karında gaz ve şişkinlik; ağır yemek, hızlı yeme, fazla karbonhidrat tüketimi ve gazlı içecekler gibi günlük beslenme alışkanlıklarından kaynaklanabilir. Ancak uzun süren şikâyetler, sindirim sistemini ilgilendiren farklı hastalıkların belirtisi de olabilir.

Medicana International İzmir Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Bülent Şengül, özellikle haftanın yarısından fazlasında yaşanan ve bir aydan uzun süren karın şişkinliğinin uzman hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Şengül; istem dışı kilo kaybı, tekrarlayan kusma, kanlı veya siyah dışkılama, kansızlık ve gece uykudan uyandıran karın ağrısı gibi belirtilerin şişkinliğe eşlik etmesi durumunda vakit kaybedilmemesi gerektiğini vurguladı.

Geçici şişkinlik beslenmeyle ilişkili olabilir

Karında oluşan her gaz ve şişkinliğin bir hastalık anlamına gelmediğini belirten Şengül, geçici yakınmaların çoğunlukla beslenme biçimiyle ilişkili olduğunu ifade etti.

Ağır yemekler, fazla karbonhidrat tüketimi, hızlı yemek yenilmesi, gıdaların yeterince çiğnenmeden yutulması, gazlı içecekler ve yemek sırasında hava yutulması geçici şişkinliğe neden olabiliyor.

Bu tür yakınmalar, sindirim işleminin tamamlanmasının ardından kendiliğinden ortadan kalkabiliyor. Ancak benzer beslenme alışkanlıklarının sürekli devam etmesi, gaz ve şişkinliğin kalıcı hale gelmesine yol açabiliyor.

Eğlenmeye Gittiler Kabusu Yaşadılar! İzmir’de Lunapark Krizi
Eğlenmeye Gittiler Kabusu Yaşadılar! İzmir’de Lunapark Krizi
İçeriği Görüntüle

Organik hastalıklarda şikâyetler daha inatçı olabilir

Bir hastalıktan kaynaklanan şişkinliğin daha uzun süreli ve inatçı olabileceğini belirten Şengül, yalnızca diyet değişiklikleriyle tam rahatlama sağlanamayabileceğini söyledi.

Kronikleşen şişkinlik kişinin yaşam kalitesini düşürebiliyor. Yakınmalar gün içinde artarak özellikle akşam saatlerinde belirginleşebiliyor ve bazı kişiler giysilerine sığmakta zorlanabiliyor.

Şengül, geçici ve hastalığa bağlı şişkinlik arasındaki ayrımın kişinin genel sağlık durumu, beslenme alışkanlıkları, kullandığı ilaçlar, eşlik eden diğer şikâyetler ve muayene bulgularıyla birlikte yapılması gerektiğini kaydetti.

Şişkinliğin sıklığı ve süresi önemli

Ayda birkaç kez ve bilinen bir yemeğin ardından ortaya çıkan şişkinliğin fizyolojik kabul edilebileceğini belirten Şengül, şikâyetlerin sıklığına dikkat çekti.

Şengül, “Kişi haftanın yarısından fazlasında aşırı şişkinlik ve gaz problemi yaşıyorsa ve bu durum bir aydan uzun süredir devam ediyorsa gerekli değerlendirmelerin yapılması gerekir” dedi.

Uzun süren gaz ve şişkinliğin tek bir hastalığa özgü olmadığını vurgulayan Şengül, farklı sindirim sistemi sorunlarının benzer yakınmalara neden olabileceğini söyledi.

İrritabl bağırsak sendromu sık görülüyor

Şişkinlik şikâyetiyle başvuran hastalarda en sık karşılaşılan sorunlardan birinin irritabl bağırsak sendromu olduğunu belirten Şengül, bu hastalığın bağırsakların fonksiyonel çalışmasındaki bozukluk ve artan hassasiyetle ilişkili olduğunu ifade etti.

Huzursuz bağırsak sendromu olarak da bilinen rahatsızlık; karın ağrısı, şişkinlik, gaz, ishal veya kabızlık gibi yakınmalarla kendini gösterebiliyor.

Şengül, ince bağırsakta aşırı bakteri çoğalması olarak tanımlanan SİBO’nun da şişkinlik nedenleri arasında bulunduğunu belirtti. Bağırsak florasındaki değişimlere bağlı olarak ince bağırsaktaki bakteri yoğunluğunun artması, gıdaların fermantasyonunu etkileyerek aşırı gaz oluşmasına yol açabiliyor.

Çölyak ve ülser de şişkinliğe yol açabilir

Çölyak hastalığı ve gluten hassasiyetinde ince bağırsakların yapısı ile emilim yüzeyinin etkilenebileceğini kaydeden Şengül, bu durumun gaz ve karın şişkinliğine neden olabileceğini söyledi.

Mide ve onikiparmak bağırsağındaki ülserlerin de özellikle yemeklerden sonra üst karın bölgesinde şişkinlik ve hazımsızlık hissi oluşturabileceğini belirtti.

Bu hastalıkların yalnızca şişkinlik belirtisine bakılarak teşhis edilemeyeceğini vurgulayan Şengül, kesin tanı için hekim değerlendirmesinin gerekli olduğunu ifade etti.

Sorun yalnızca mide ve bağırsaktan kaynaklanmayabilir

Sindirim işleminin yalnızca mide ve bağırsakların görevi olmadığını hatırlatan Şengül; karaciğer, safra kesesi, safra yolları ve pankreasın da sindirimde önemli rol oynadığını söyledi.

Safra kesesindeki taş veya çamurun özellikle ağır ve yağlı yemekler, yumurta ve çikolatalı yiyeceklerin ardından şişkinlik, hazımsızlık ve ağrıya neden olabileceğini belirtti.

Pankreas hastalıklarında sindirim için gerekli enzimlerin yeterince üretilememesi, besinlerin parçalanmasını etkileyerek yoğun gaz oluşmasına yol açabiliyor.

Karaciğer hastalıklarında ise safra asitlerinin yeterince üretilememesi veya bağırsağa gerekli miktarda ulaşamaması benzer sindirim şikâyetleri oluşturabiliyor.

Her gıda intoleransı testi güvenilir olmayabilir

Şişkinlik şikâyetiyle başvuran hastaların değerlendirilmesinde ilk aşamanın ayrıntılı hastalık öyküsü ve fizik muayene olduğunu belirten Şengül, gerektiğinde farklı testlerden yararlanılabileceğini söyledi.

SİBO ve laktoz intoleransında nefes testlerinin tanıyı desteklemek amacıyla kullanılabildiğini ifade eden Şengül, kandan bakılan IgG temelli gıda intoleransı testlerinin güvenilirliği konusunda soru işaretleri bulunduğunu belirtti.

Bu testlerin sonuçlarına dayanılarak kontrolsüz biçimde kısıtlayıcı diyetlere başlanmasının doğru olmadığını kaydeden Şengül, gerekli görülen eliminasyon diyetlerinin hekim veya diyetisyen kontrolünde uygulanması gerektiğini söyledi.

Gelişigüzel ürünler tanıyı geciktirebilir

Şişkinliği gidermek amacıyla hekime danışılmadan kullanılan ilaçlar, müshiller, sindirim enzimi olarak satılan ürünler ve detoks uygulamaları sorunun gerçek nedenini ortadan kaldırmayabilir.

Şengül, bilinçsiz müshil kullanımının zaman içerisinde bağırsak hareketlerini olumsuz etkileyebileceğini; bazı ürün ve uygulamaların ise bağırsak florasında değişikliklere yol açabileceğini belirtti.

Şikâyetlerin geçici olarak baskılanmasının, altta yatan önemli bir hastalığın tanısını geciktirebileceğine dikkat çeken Şengül, uzun süren yakınmalarda popüler diyet ve kürler yerine sorunun nedeninin araştırılması gerektiğini vurguladı.

Bu belirtilerde vakit kaybedilmemeli

Dr. Bülent Şengül, karın şişkinliğine aşağıdaki belirtilerin eşlik etmesi halinde hekime başvurulması gerektiğini belirtti:

  • İstem dışı kilo kaybı

  • Tekrarlayan kusma

  • Kanlı veya siyah dışkılama

  • Kansızlık

  • Gece uykudan uyandıran karın ağrısı

  • Uzun süren ve giderek artan şişkinlik

Gerekli değerlendirmelerin ardından herhangi bir hastalık tespit edilmemesi durumunda beslenme biçimi, diyet içeriği ve tüketilen miktarların yeniden düzenlenebileceğini belirten Şengül, ciddi hastalıklarda erken tanının tedavi süreci açısından önem taşıdığını sözlerine ekledi.

Kaynak: iha