30 Mart 1972’nin üzerinden geçen yıllara rağmen; bağımsızlık, adalet ve insanca yaşam idealleri yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor
30 Mart 1972 Unutmadık, Unutturmayacağız
Bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı…
Güneşten ışık yontar, karanlığa meydan okurlardı.
Henüz hayatlarının baharındayken, idealleri uğruna yürüdüler.
Ve gittiler… akşam olmadan ortalık karardı.
Attilâ İlhan’ın dizelerinde hayat bulan o gençlik; yalnızca bir dönemin değil, bir direniş ruhunun da simgesiydi.
Türkiye’nin yakın tarihinde derin izler bırakan Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan, bağımsızlık ve özgürlük idealiyle yürüdükleri yolda yargılandılar. 16 Temmuz 1971’de başlayan THKO-1 davası, kısa sürede ağır kararlarla sonuçlandı ve 18 kişi hakkında idam hükmü verildi.
Deniz Gezmiş’in mahkemedeki sözleri, bir kuşağın düşüncesini ve kararlılığını özetler nitelikteydi:
“Türkiye’nin bağımsızlığından başka bir şey istemedim…”
Bu sözler, yalnızca bir savunma değil; aynı zamanda bir duruşun, bir inancın ifadesiydi.
Kızıldere’de Yarım Kalan Hayatlar
30 Mart 1972 ise, Türkiye tarihine bir başka acı gün olarak kazındı. Kızıldere Olayı sırasında, Mahir Çayan ve arkadaşları hayatını kaybetti. Bu olay, sadece bir çatışma değil; aynı zamanda bir dönemin en keskin kırılmalarından biri olarak hafızalara kazındı.
Kızıldere’de yaşananlar, bağımsızlık, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin simgesine dönüştü. O gün, sadece insanlar değil; umutlar, hayaller ve yarım kalan hikâyeler de toprağa verildi.
Mücadele Mirası ve Bugüne Yansıması
Aradan geçen yıllara rağmen, o günlerin bıraktığı izler silinmedi. Emek, adalet ve özgürlük talepleri, farklı biçimlerde de olsa varlığını sürdürmeye devam etti.
Bu topraklarda verilen mücadelelerin ortak noktası; insan onuruna yakışır bir yaşam arayışı oldu. Dün olduğu gibi bugün de, eşitlik ve demokrasi talepleri toplumun geniş kesimlerinde karşılık bulmaya devam ediyor.
Kemal Bulut
BES-SEN Bağımsız Emekliler Sendikası olarak;
insanca yaşam, adil bölüşüm ve demokratik bir Türkiye özlemiyle yürütülen tüm hak arayışlarının yanında olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz.
30 Mart 1972’de yaşamını yitirenleri saygı, minnet ve özlemle anıyor; onların bıraktığı mücadele mirasının bugün de yolumuzu aydınlattığını ifade ediyoruz.
Unutmadık, unutturmayacağız.