ABD ve İsrail’in ortak güvenlik perspektifinde doğrudan hedef alınan aktörler şunlardır:

1. ABD ve İsrail’in Hedefinde Kim Var?

ABD ve İsrail’in ortak güvenlik perspektifinde doğrudan hedef alınan aktörler şunlardır:

İran:

  • Nükleer kapasite,

  • Bölgesel nüfuz (Irak, Suriye, Lübnan, Yemen),

  • Vekil güçler (Hizbullah, Haşdi Şabi, Husiler).

İran Ekseni (Direniş Hattı):

  • Suriye rejimi (lojistik ve coğrafi köprü),

  • Lübnan Hizbullah’ı,

  • Gazze merkezli Hamas ve İslami Cihad.

Asıl hedef, tek tek ülkeler değil;
ABD–İsrail güvenlik mimarisini zorlayan çok kutuplu bölgesel dengeyi kırmaktır.

2. İran – Suriye Üçgeni: Ne Tür Bir Tuzağın Eşiğinde?

a) Askerî Tuzak

İsrail’in Suriye’de İran hedeflerine düzenli hava saldırıları,
ABD’nin Fırat’ın doğusunda fiilî kontrol alanı oluşturması,
İran’ın misilleme kapasitesinin sınırlı ama sürekli olması.

Bu durum kontrollü çatışma → bölgesel savaşa sürüklenme riskini barındırıyor.

b) Siyasi Tuzak

Suriye’nin fiilen:

  • ABD destekli YPG/PYD alanları,

  • Rejim–İran–Rusya alanları,

  • İsrail güvenlik kuşağı olarak parçalanması.

Bu, Suriye’nin toprak bütünlüğünün kalıcı biçimde bozulması anlamına gelir.

3. Türkiye’nin Buradaki Rolü Nedir?

Türkiye bu denklemde kilit ülke konumundadır çünkü:

  • NATO üyesidir ama bağımsız savunma politikası izlemektedir.

  • Suriye’de fiilî askerî varlığı olan tek bölgesel güçtür.

  • Mülteci yükünü taşıyan ana ülkedir.

  • Terörle mücadelede doğrudan sahadadır.

Türkiye’nin Temel Rolü:

  • Suriye’nin kuzeyinde terör koridorunu engellemek,

  • ABD’nin YPG üzerinden kurmak istediği fiilî devleti bozmak,

  • Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunan tek pratik aktör olmak,

  • Rusya–İran–Batı arasında denge diplomasisi yürütmek.

4. Çin ve Rusya Nasıl Bir Hamle Yapacak?

Rusya:

  • Ukrayna nedeniyle Batı’yla cepheleşmiş durumda,

  • Suriye’deki varlığını:

    • Akdeniz’e çıkış,

    • Küresel güç statüsü için koruyor.

  • Türkiye’yi:

    • dengeleyici ortak,

    • Batı’yı sınırlayan anahtar ülke olarak görüyor.

Çin:

  • Doğrudan askerî değil,

  • Ekonomik ve diplomatik nüfuz kuruyor.

  • İran–Suudi Arabistan normalleşmesinde olduğu gibi, ABD’siz arabuluculuk modeli geliştiriyor.

Çin ve Rusya’nın ortak hedefi: ABD merkezli tek kutuplu düzeni zayıflatmak.

5. Ukrayna Savaşı Nasıl Sonuçlanır?

Kısa vadede:
Net askerî galip yok.

Orta vadede:
Fiilî bölünme (Doğu Ukrayna – Batı Ukrayna),
Donmuş çatışma modeli (Kore benzeri).

Uzun vadede:
Ukrayna, Batı için yük,
Rusya için kontrollü kazanım haline gelir.

Türkiye’nin bu süreçteki en önemli rolü:

  • Tahıl Koridoru,

  • Arabuluculuk,

  • Taraflarla konuşabilen tek NATO ülkesi olmak.

6. “Terörsüz Türkiye” Hedefi Kimin Oyununu Bozuyor?

Bu hedef doğrudan şunların planlarını bozmaktadır:

  • ABD’nin YPG/PYD üzerinden bölgesel dizaynını,

  • İsrail’in çevre ülkeleri zayıf ve parçalı tutma stratejisini,

  • Silah ve güvenlik endüstrisinin çatışma ekonomisini,

  • Bölgesel vekâlet savaşlarını besleyen yapıları.

Terörsüz Türkiye:

  • Bağımsız karar alan,

  • Bölgesel liderlik kuran,

  • Enerji ve ticaret koridorlarını kontrol eden Türkiye demektir.

7. Türkiye Ne Yapmalı? Hedef Noktası Kim Olmalı?

Türkiye’nin Stratejik Öncelikleri:

  • Terörle mücadeleden asla taviz vermemek,

  • Suriye’nin toprak bütünlüğünü açıkça savunmak,

  • ABD ile ilişkileri:

    • Çatışmadan uzak,

    • Ama net kırmızı çizgilerle yürütmek,

  • Rusya ve Çin ile:

    • Ekonomik–enerji–savunma iş birliklerini artırmak,

  • İslam dünyasında:

    • Filistin, Suriye ve mazlum halklar üzerinden ahlakî liderlik üstlenmek.

Hedef Nokta: Türkiye’nin hedefi ülke değil,
terör, parçalanma ve vekâlet savaşlarıdır.

8. Suriye’nin Toprak Bütünlüğü İçin Türkiye Ne Yapmalı?

  • YPG/PYD’nin devletleşmesine kesin engel,

  • Şam ile kontrollü ve şartlı diyalog,

  • Mültecilerin:

    • Güvenli,

    • Gönüllü,

    • Uluslararası hukuk çerçevesinde dönüşü,

  • Astana sürecinin canlandırılması.

Türkiye burada işgalci değil,
dengeleyici ve bütünlüğü savunan aktördür.

9. ABD – Venezuela Başkanı Meselesi: Hukukî Boyut

ABD’nin Venezuela’da:

  • Seçilmiş devlet başkanını tanımaması,

  • Muhalif figürleri “meşru lider” ilan etmesi,

  • Ekonomik yaptırımlarla rejim değişikliği hedeflemesi,

Uluslararası Hukuka Göre:

  • BM Şartı’na aykırıdır,

  • Egemenliğe müdahale niteliği taşır,

  • Devletlerin iç işlerine karışma yasağını ihlal eder.

Dünya Kamuoyu:

  • Batı’nın bir kısmı ABD çizgisinde,

  • Küresel Güney (Latin Amerika, Afrika, Asya) ise çifte standart eleştirisi yapmaktadır.

Bu durum, ABD’nin:

  • Demokrasi söylemi ile

  • Pratikteki müdahaleci politikaları arasındaki hukukî çelişkiyi gözler önüne sermektedir.

Dünya:
Yeni bir güç dengesi arayışındadır.
Eski düzen çözülmekte,
Yeni düzen henüz kurulmamıştır.

Türkiye:
Bu geçiş döneminde
Hedef değil, oyun bozan aktör konumundadır.

Güçlü, terörsüz, bağımsız ve hukuk temelli bir Türkiye,
bölgesel planların en büyük engelidir.