Emekliler artan yaşam ve sağlık giderleri karşısında açlık sınırı altında maaşlarla yaşamaya zorlanıyor. Her gün daha da!
EMEKLİYE REVA GÖRÜLEN BU ÜCRET KABUL EDİLEMEZ!
Bugün Türkiye’de milyonlarca emekli, yıllarca alın teri dökerek kazandığı emeklilik hakkıyla yoksulluk sınırının çok altında yaşamaya zorlanmaktadır. Emekliye reva görülen maaş, ne temel gıdayı karşılamaya ne de insanca yaşamaya yetmektedir.
BİR EMEKLİNİN GÜNLÜK GERÇEĞİ
Bir emekli düşünelim:
Kirası yoksa bile yalnızca mutfak harcaması ayda en az 8-10 bin TL. Elektrik, su, doğalgaz derken birkaç bin lira daha… İlaç katkı payı, muayene ücreti, gözlük, işitme cihazı gibi sağlık giderleri ise neredeyse tamamen emeklinin sırtına yüklenmiş durumda. SGK’nın karşıladığı bedeller, gerçek fiyatların onda birine bile ulaşmıyor.
EMEKLİ MAAŞI GERÇEĞİ
Peki emeklinin aldığı maaş ne kadar?
Açlık sınırının bile altında!
BU TABLO TESADÜF DEĞİL
Bu tablo bir “ekonomi gerçeği” değil, bilinçli bir tercihin sonucudur. Emekliyi yok sayan, emeği değersizleştiren bu anlayışa karşı tek tek susarak hiçbir kazanım elde edemeyiz.
ÖRGÜTSÜZ EMEKLİ YALNIZDIR
Bugün örgütlü olmayan emekli, yalnızdır.
Yalnız olan emekli, görmezden gelinir.
Ama örgütlü emekli, hesap sorar.
ÇÖZÜM: BİRLİKTE MÜCADELE
Haklarımızı ancak birlikte mücadele ederek alabiliriz. Daha insanca bir emeklilik, yaşanabilir maaş, parasız ve nitelikli sağlık hizmeti için örgütlenmek zorundayız. Bu bir tercih değil, bir zorunluluktur.
BİZ EMEKLİLER DİYORUZ Kİ
Emeklilik sadaka değil, haktır.
Ve haklar örgütlü mücadeleyle alınır.
ARTIK SUSMA ZAMANI DEĞİL
Artık susma zamanı değil,
Birlik olma zamanı!
Kemal Bulut
