Şehit ve gazi ailelerine tanınan ÖTV’siz araç hakkının tek seferle sınırlandırılması mevcut mevzuat ve anayasa hükümleri çerçevesinde ele alınıyor.

ŞEHİT VE GAZİ AİLELERİNE TANINAN ÖTV’SİZ ARAÇ HAKKININ

“BİR SEFERLİK” OLMASI MESELESİ

Hukukî Değerlendirme, Sosyal Adalet ve Çözüm Önerileri

1. Mevcut Hukukî Durum

Şehit ve gazi yakınlarına tanınan ÖTV’siz araç alma hakkı,
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’nun 7/1-a maddesi kapsamında düzenlenmiştir.

Bu düzenlemeye göre:
Şehidin eşi veya çocuklarından yalnızca biri,
Bir defaya mahsus olmak üzere,
ÖTV’den muaf araç satın alabilmektedir.

Bu hak devredilemez, yenilenemez ve 5 yıl gibi bir süreye bağlanmamıştır.
Araç satılsa dahi, ikinci kez bu haktan yararlanmak kanunen mümkün değildir.

Buna karşılık:
Engelli vatandaşlarımız, aynı Kanun’un 7/2. maddesi uyarınca,
Her 5 yılda bir, ÖTV’siz araç alma hakkından tekrar tekrar yararlanabilmektedir.

2. “Bir Seferlik” Sınırlandırmanın Gerekçesi

Mevcut sistemde şehit yakınları için bu hakkın bir defayla sınırlandırılmasının gerekçesi,
kanun koyucu tarafından:
“Telafi edici bir sosyal destek”
“Maddi bir kolaylaştırma”
olarak değerlendirilmiş olmasıdır.

Ancak bu yaklaşım;
Şehitliğin süreklilik arz eden bir fedakârlık gerçeğini,
Ailenin ömür boyu devam eden sosyal, ekonomik ve psikolojik yükünü,
Çocukların yıllar içinde değişen ihtiyaçlarını
karşılamaktan uzaktır.

Çünkü:
Şehitlik bir defalık bir olay,
fakat şehit ailesi olmak ömür boyu süren bir sorumluluk ve bedeldir.

3. Hukukî ve Anayasal Eşitsizlik Sorunu

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın;
10. maddesi (Eşitlik İlkesi)
61. maddesi (Şehit Yakınları ve Gazilerin Korunması)
devlete açık bir yükümlülük yüklemektedir:

“Devlet, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malûl gazileri korur ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri alır.”

Bu çerçevede bakıldığında:
Engelli bireylere 5 yılda bir tanınan hak,
Şehit ve gazi ailelerine ömür boyu fakat tek seferlik bırakılmıştır.

Bu durum:
Sosyal devlet ilkesiyle,
Fedakârlıkla orantılılık prensibiyle,
Hakkaniyet anlayışıyla
bağdaşmamaktadır.

Zira:
Engellilik hâli kişisel bir durumdur,
Şehitlik ise devlet adına verilmiş bir can bedelidir.

4. Şehit ve Gazi Aileleri Açısından Ortaya Çıkan Mağduriyetler

Mevcut uygulama nedeniyle:
Araç ekonomik ömrünü tamamladığında,
Aile yeniden vergi yükü altına girmekte,
Özellikle şehir dışı tedavi, ziyaret, eğitim ve iş süreçlerinde ciddi zorluklar yaşanmaktadır.

Daha da önemlisi:
Şehidin birden fazla çocuğu olsa dahi,
Bu haktan sadece bir kişi yararlanabilmektedir.

Bu durum:
Kardeşler arasında fiilî bir eşitsizlik,
Aile içinde vicdanî bir yük,
Sosyal adalet algısında kırılma
oluşturmaktadır.

5. Çözüm Önerileri (Yapılabilir mi? Evet, Yapılabilir.)

Bu konuda hukuken ve fiilen çalışma yapılmasının önünde hiçbir engel yoktur.
Somut ve uygulanabilir öneriler:

ÖTV Kanunu 7/1-a maddesi değiştirilerek
Şehit ve gazi ailelerine de 5 yılda bir ÖTV’siz araç alma hakkı tanınmalıdır.

Bu hak:
Şehidin eşi ve çocukları arasında paylaştırılabilir hâle getirilmelidir.

Şehit çocuklarının:
Eğitim, çalışma ve aile kurma süreçleri dikkate alınarak
Bireysel yararlanma hakkı tanınmalıdır.

Gaziler için:
Vazife ve harp malullüğü ayrımı yapılmaksızın
Engelli düzenlemesiyle eşit veya daha ileri bir hak sağlanmalıdır.

Bu düzenleme:
Devlete yük değil,
Milletin vicdanında güç ve birlik duygusu oluşturacaktır.

6. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a Çağrı

Sayın Cumhurbaşkanımız, Şehit ve gazi ailelerinin her zaman en büyük dayanağı,
en güçlü sesi olmuştur.

Bugün de beklentimiz;
Şehit ve gazi ailelerine yönelik,
Toplumun tüm kesimlerini kucaklayan,
Adaleti ve vefayı pekiştiren
müjdeleyici bir açıklamadır.

Engellilerimize tanınan 5 yılda bir ÖTV’siz araç hakkının,
şehit ve gazi ailelerine de tanınması;

Devletin şehidine sahip çıktığının,
Bedel ödeyen ailelerin yalnız bırakılmadığının,
“Bu ülkede vefa vardır” sözünün
en somut göstergesi olacaktır.

Şehit ailelerine verilen haklar lütuf değil,
millet adına ödenmiş can bedelinin karşılığıdır.

Bu nedenle;
Şehit ailesine tanınan her hak,
devletin şerefini ve milletin onurunu büyütür.